Aydınlanma Felsefesi Hakkında Bilgi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Haziran 30, 2018

Aydınlanma Felsefesi Hakkında Bilgi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Aydınlanma Felsefesi Hakkında Bilgi 

17 ve 18. yüzyıl Aydınlanma felsefesi nedir? Aydınlanma felsefesinin özellikleri, ünlü filozofları ve düşünürleri hakkında bilgi.


17 VE 18. YÜZYIL AYDINLANMA FELSEFESİ
Bu dönemde felsefede ağırlıkta olan sorun “bilgi problemi”dir. Bu alanda, biri aklı temele alan akılcılık (rasyonalizm), diğeri deneyi temele alan deneycilik (ampirizm) ön planda görülür.

Aydınlanma Felsefesi Hakkında Bilgi
Aydınlanma Felsefesi Hakkında Bilgi 

Rönesans felsefesiyle, 17. y.y. felsefesine geçiş dönemi filozoflarından en önemlisi İngiliz filozofu “Francis Bacon“dur.

Francis Bacon (1561 – 1626): Ona göre, doğaya egemen olmanın koşulu doğanın yasalarını bilmektir. Bunun yolu da bilimsel gözlem ve bunlardan elde edilecek verilerle tümevarım yoluyla genele ulaşmaktır. Aristo mantığı ve kıyas ikibin yıldan beri bir fayda sağlamamış, felsefeye saygı gittikçe azalmıştır. Felsefeyi yenileştirmek için, önce bütün otoriteleri ve “izin”leri yok sayarak işe başlamalıdır. Diğer bir deyişle “zekanın putları” dediği “idola”ları zihinden temizlemek ilk iş olmalıdır. Çünkü, idolalar, insanda ön yargılar oluşturup, onları gerçeğe ulaşmaktan alıkoyar.

a) Rasyonalizm:

R. DESCARTES (1596 – 1950): Felsefesini “Metot Üzerine Konuşma”, “Derin Düşünceler”, Felsefenin İlkeleri” adlı yapıtlarında ortaya koymuştur. Ona göre, felsefenin ve bilimin amacı gerçeğe ulaşmaktır. Ancak gerçeğe ulaşmak için önce herşeyden şüphe edilmelidir. “Metodik Şüphe” denilen bu yol, yanılgı ve önyargıları önlemek ve eleme yoluyla şüphe edilemez bir gerçeğe ulaşmak için herşeyden şüphe etmeye dayanır. Bu yolla kendinden şüphe edilemeyen açık seçik bilgilere ulaşılır. Bu bilgilere dayanarak, hiç atlama yapmadan yine doğrulukları açık seçik olan öteki bilgilere adım adım geçilir.

Descartes’çi (Dekart) kuşkunun özellikleri onu septik şüphe (sürekli şüphe)den ayırır. Dekart’ın şüphesi yöntemcidir, geçicidir, sürdürücüdür ve sınırlıdır (dinsel konulara uzanmaz).

Ona göre, sağlam bilgiler akıldan gelir, analiz ve sentez yöntemiyle oluşturulup, düzenlenir. Bu açıdan sağlam bilim örneği matematiktir. Matematik tüm bilimlere uygulanmalıdır. Kendisi, matematiği, geometriye uygulayıp “analitik geometri”yi bulmuştur.

b) Empirizm: Bilginin yalnızca duyumlardan geldiğini ve görgüsel deneyin dışında hiçbir yoldan bilgi edinilemeyeceğini savunan felsefi görüştür. Bu anlamda rasyonalizme karşıdır. Bu dönemde, J. Locke ve D. Hume önemli filozoflardır. J. Locke, “zihinde bulunan hiçbir şey yoktur ki duyularda bulunmasın” diyerek insan zihnini doğduğu sırada boş bir levha “Tabula Rasa” sayar.

D. Hume‘a göre, olayların ardarda gelişleri bize neden-sonuç ilişkisi gibi gelir. Oysa olaylar rastgele oluşur. Ancak, bir olaydan sonra çokça diğer bir olayın geldiğini gördüğümüzden bu görüntüye alışırız ve ilk olaya birincinin nedenidir deriz. İşte buradaki nedensellik ilişkisi bir temel bilgi olduğu halde “alışkanlık”tan başka bir şey değildir. Bütün fikirler yaşantı ürünü olduğu gibi, soyut ve karmaşık kavramlar da algıların ve basit fikirlerin birleşmesinden meydana gelir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder