Olimpia Hakkında Bilgi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 21, 2018

Olimpia Hakkında Bilgi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Olimpia Hakkında Bilgi 

Olimpia antik kenti nerededir? Olimpia tarihi, tarihçesi, kazılar, antik kentin kalıntıları, Olimpia Hakkında Bilgi.


Olimpia
Olimpia; Eski Yunanistan’da Olimpiyat Oyunlan’nın düzenlendiği kutsal alandır. Peloponnesos (Mora) Yarımadasının batısında, Iİon Denizinden 16 km kadar içeridedir. Alfios (Alphios) ve Kladeos ırmaklarının birleştiği noktanın yakınındadır. Verimli ve sulak bir bölgedir; ormanlarla kaplı alçak tepelerin arasında ekime elverişli alanlar da yer alır.

Olimpia Hakkında Bilgi
Olimpia Hakkında Bilgi 

Tarih ve kazılar. İlk kalıntılar İÖ 2000 ile İÖ 1600 araşma, kutak ise İÖ y. 1000 yıllarına aittir. Önceleri Piza kentinin denetiminde olan Olympia İÖ 570’ten sonra Elis ve Sparta egemenliğine girdi. Olimpiyat Oyunları’nın da bir parçasını oluşturduğu dinsel bayram, İÖ 8. yüzyıldan İS 4. yüzyılın sonuna değin her dört yılda bir burada düzenlendi.

İlk kazılar 1829’da Fransız A. Blouet tarafından Zeus Tapınağı’nda yapıldı. Tapınak, genel planı belli olacak biçimde temizlendi. Üstleri kabartmalı üç metopun parçalan bulunarak Paris’teki Louvre Müzesi‘ne götürüldü. 1875-81 arasında Almanların yaptığı kazılarda kutsal bölgenin tümü ve bölge dışında kalan bazı yapılar ortaya çıkarıldı; stadion’un yeri de sondaj kuyularıyla saptandı. Böylelikle ilk kez büyük bir Yunan tapınma alanının planı ortaya çıkarılmış oluyordu. 1936’da Almanlar stadion’u kazmak ve restore etmek amacıyla geniş çaplı bir çalışmaya başladılar. II. Dünya Savaşı nedeniyle 1942’de ara verilen çalışmalara 1952’de yeniden başlandı ve 1960’ta stadion’un kazısı, 1961’de de restorasyonu tamamlandı. Bölgedeki öbür yapılar da bu dönemde ortaya çıkarıldı. Bunların en önemlisi ünlü heykelci Phidias’ın atölyesiydi.

Kalıntılar. Altis ya da Zeus’a Adanmış Kutsal Koruluk diye de anılan kutsal bölge, kuzeyinde Kronion’un (Kronos Tepesi) yer aldığı, öbür üç yanı duvarlarla çevrili, uzunluğu 183 m’den fazla, düzgün olmayan dörtgen biçiminde bir alandır. İçinde Zeus ile Hera’nın tapınakları, başlıca sunaklar ve adak yerleri, hazine daireleri ve yönetim yapıları bulunur. Dışındaysa atletizm tesisleri, hamamlar ve ziyaretçiler için konaklama birimleri yer alır. Elisli mimar Libon tarafından İÖ y. 460’ta yapılan Zeus Tapınağı hem Olympia’daki en büyük ve önemli yapı, hem de Yunanistan’daki en büyük Dor tapınaklarından biriydi. Kısa kenarlarında 6’şar, uzun kenarlarında 13’er sütunu, bir pronaos’u ve bir opisthodomos’u vardı. Naos’u iki sütun sırasıyla üç nefe bölünmüştü ve iki katlıydı. Çatısı mermer plaklarla kaplıydı.

Tapınağı süsleyen heykellerin çoğu günümüze değin ulaşmıştır ve bugün Olympia Müzesi’nde sergilenmektedir. Ön alınlıktaki kabartmada Pelops ile Oinomaos’un araba yarışına hazırlanması, arka alınlıktaysa Perithoos’un düğününde Lapithlerle Kentaurların savaşı canlandırılmıştır. Erken klasik dönemin başyapıtları olan bu kabartmaları yapan sanatçı bilinmemektedir. Pausanias bu heykelleri Paionios’la Alkamenes’in yaptığım ileri sürerse de, her iki heykelcinin de İÖ 5. yüzyılın sonlarında yapıt verdikleri bilindiği için, bu sav kabul edilmemektedir. Ön, arka ve cepheleri dolanan frizin kabartmalı metoplarında Herakles’in 12 “iş”i anlatılmıştır. Alınlığın tepesinde duran altın yaldızlı Nike heykeli kaybolmuştur.

Tapınağın içinde altın ve fildişinden (krizelefantin) büyük “Zeus Heykeli” yer alıyordu. Atinalı heykelci Phidias’ın bu yapıtı Antik Çağ heykellerinin en ünlüsüydü ve Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri sayılırdı. Her görenin etkilendiği bu heykelle Phidias’ın, Homeros’taki Zeus imgesini yaratmayı başardığı kabul edilirdi. Zeus, incelikle işlenmiş bir tahtta otururken canlandırılmıştı. Sağ elinde bir zafer tanrıçası figürü, sol elinde de bir asa tutmaktaydı. Bu heykel (İS 5. yüzyılda tahrip edildi) Phidias ve yardımcıları tarafından tapınağın batısındaki bir yapıda parçalar halinde üretilmişti. Sonradan kiliseye dönüştürülen bu yapı Pausanias’ın döneminde hâlâ Phidias’ın Atölyesi diye anılıyordu.

Olympia Zeusu’nun büyük sunağı tapınağın önünde değil yanında yer alıyordu ve Hera Tapınağı’na daha yakındı. Elips biçimindeydi ve basamaklarla çıkılan yüksek bir kaidesi vardı. Toplam yüksekliği 6,7 m’yi buluyordu.

Olympia’dakilerin en eskisi olan Hera Tapınağı, ayrı bir tapınak yapılana değin Zeus kültünü de barındırmıştı. Zaman zaman bu tapınağın İÖ 11. ya da 10. yüzyılda yapıldığı ileri sürülmüşse de, bu görüş artık kabul görmemektedir. Bugünkü tapınak büyük olasılıkla İÖ 600 dolaylarında yapıldı (daha önce aynı yerde İÖ 8. yüzyıldan kalma peristilsiz bir tapınak vardı). Kısa kenarlarında 6’şar, uzun kenarlarında da 16’şar sütun yer alıyordu. Dor düzenindeki bu sütunlar, başlangıçta tahtadan yapılıp sonradan taşa çevrildiği için, büyük bir üslup çeşitliliği gösterir. IS 2. yüzyılda opisthodomos’ta hâlâ ahşap bir sütunun bulunduğu bilinir. Saçaklıklar ahşaptan, duvarların üst bölümleri de tuğladan yapılmıştı. Naos’ta iki sıra sütun yer alıyordu. Pausanias burada tahta oturmuş bir Hera heykeliyle yanındaki bir Zeus heykelinden söz eder. Gerçekten de Hera’nın olduğu sanılan, kireçtaşından yapılmış arkaik bir baş bulunmuştur. Gene Pausanias’ın sözünü ettiği, kucağında çocuk Dionysos’u taşıyan Hermes heykeli 1877’de naos’ta ele geçmiştir. Praksiteles’in yapıtı olan bu taş heykel bugün Olympia Müzesi’nin en değerli par-çalanndan biridir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder