Bask Ülkesi Nerededir? Hakkında Bilgi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Nisan 28, 2018

Bask Ülkesi Nerededir? Hakkında Bilgi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Bask Ülkesi Nerededir? Hakkında Bilgi  

Bask ülkesi nerededir? Bask ülkesinin konumu, özellikleri, ekonomisi, tarihçesi, kültürü hakkında bilgi.


Bask Ülkesi
Bask Ülkesi; İspanya’da özerk bölgedir, 25 Ekim 1979’da bölgesel bir referandumla onaylanan yönetim birimidir. Biskay Körfezi kıyısındaki Álava, Guipúzcoa ve Vizcaya illerini içine alır. Beş yıl süreyle görev yapan bir başkan ile her ilden eşit sayıda temsilcinin bulunduğu bir meclis tarafından yönetilir. Öteden beri çalkantılı olan bölgede 1930’larda baş gösteren Bask ayrılıkçı hareketi, 5 Ekim 1936 tarihli Özerklik Yasası ile doruğa ulaştı. Ama General Francisco Franco ertesi yıl Bask ayrılıkçılığını sindirdi. Sonraki yıllarda ise hareket içindeki aşırı uçlar İspanyol merkezî yönetimine karşı bir terör kampanyası yürüttüler.

Bask Ülkesi Nerededir? Hakkında Bilgi
Bask Ülkesi Nerededir? Hakkında Bilgi  

İspanyol Bask bölgesi, Baskların yoğun olarak yaşadığı kuzeydoğudaki Fransız bölgesinden Pirene Dağları ile, batıdaki Santander ilinden de Cantabria Dağları ile ayrılır. Güneyde Pireneler, Ebro Havzası ile Kastilya’nın Burgos ve Logroño illerine geçit verir. Doğuda ise Navarra ili yer alır. Bölgedeki Vizcaya ve Guipúzcoa dağları yalçın doruklarla kaplıdır; kıyı dağlan iç kesimlere en çok 40-60 km kadar sokulur. Kısa ve akıntılı ırmaklar dağların arasında keskin boğazlar açar. 1.200 mm’yi bulan yıllık ortalama yağış, San Sebastian’da 1.500 mm’yi aşarken, Ebro Havzasında yarıya iner. Çok daha yoğun ve düzenli yağış alan kuzeydoğu kesimlerinde Atlas Okyanusuna özgü bir iklim görülür. Güney dağları arasında yer alan Álava Havzasında ise, bölgeyi Navarra ve Aragon’un iklim ve kültür yapısına bağlayan bir yarı Akdeniz iklimi egemendir.

Ebro Havzasının nüfusu, açık tarlalar ve bağlarla çevrilmiş küçük yerleşme çekirdeklerinde yoğunlaşmıştır. Buna karşılık Pireneler’de nüfus çok daha dağınıktır ve dağlardaki küçük toprak parçalarında yoğun ekime olanak veren bağımsız çiftlik evlerinde (caserío) toplanmıştır. Belirli bir yöredeki caserío’lar etchalde ya da baserri adı verilen gayri resmî bir birim oluşturur. Bölgenin 19. yüzyıldan sonra hızla sanayileşmesi, Pireneler’in geleneksel yerleşmelerini çökertmiştir. Böylece iç kesimlerdeki yerleşmelerin tenhalaşması sonucunda San Sebastian ve Bilbao gibi kıyı kentleri büyümeye başlamıştır. Nüfusun en yoğun olduğu yerler kıyı kesimleridir. Bask nüfusunun yaklaşık beşte dördü Bilbao’da toplanmıştır. Álava, Bask illeri içinde en az gelişmiş olanıdır; tek büyük kenti Vitoria’dır.

Álava’mn, kuzeydeki dağları örten meşe ve kayın ormanları dışında tahıl ve üzüm yetiştirmeye elverişli açık bir doğal yapısı vardır. Alavese Rioja’da ünlü şaraplar üretilir. İlin orta kesimlerine yakın modern büyük çiftliklerde ise şeker pancan ve çeşitli yemler elde edilir. Sulama yaygındır.

Pirene Baskları öteden beri sürü çobanlığıyla uğraşırdı. Ama Amerika kıtasından getirilen mısır ve patates gibi ürünlerin ekimine geçilmesiyle tarımda bir büyüme ve çeşitlilik sağlandı. 1630’da yaygın olarak ekilmeye başlayan mısır, dönüşümlü ekimde geleneksel ürün olan darının yerini aldı. Mısır, buğday ve şalgama dayanan dönüşümlü ekim, 17. ve 18. yüzyıllarda her iki yılda iki üç ürün kaldırılmasını sağlayarak kırsal yaşama yeni bir canlılık kazandırdı. 19. yüzyıldan sonra tarımın önemi hızla azaldı. Böylece, Alava dışında işgücünün yüzde 10’dan bile küçük bir bölümünü barındıran tarımsal kesim, bölgenin yerel üretiminin de ancak yüzde 5’ini sağlar hale geldi. Álava, tarımsal yapının en az değiştiği Bask ili olmakla birlikte, Vitoria kenti 1950’lerden sonra önemli bir sanayileşme sürecine girdi.

Ortaçağ sonlarından beri geniş demir ve kereste kaynaklarının işletildiği Vizcaya ile Guipûzcoa’nın yoğun bir sanayi yapısı vardır. Habsburgların giriştiği savaşlar ve donanmanın gereksinimleri, bölgede elde edilen demir ve keresteye yönelik talebi artırdı. Ama İngiliz ve Felemenk deniz gücünün yükselişiyle birlikte bu sanayiler geriledi. Bask metal işleme sanayileri, 19. yüzyıl ortalarına doğru yeniden canlandı. Santa Ana de Bolueta dökümhanesi 1841’de açıldı. Fransız, Belçika ve İngiliz sermayesi 1870’lerde Bilbao dökümhanelerinin gelişmesini hızlandırdı. Bask metalürji sanayileri daha çok Bilbao ve Nerviön kıyılarında yoğunlaşmıştır. Bilbao dışında metalürji, gıda işleme ve kimya kuruluşları genellikle dağınıktır. Buna karşılık kâğıt sanayisi Tolosa’da ve Oria kıyılarında toplanmıştır. Sanayi, bölgenin yerel üretiminin yansını sağlar ve işgücünün de buna yakın bir bölümünü istihdam eder.

Bask Ülkesi’nde hizmet sektörü çok gelişmiştir. 1857’de Banco de Vizcaya’nın, 1902’de de Banco de Bilbao’nun kurulması, Bilbao’yu İspanya’nın önde gelen finans merkezlerinden biri haline getirmiştir. Ama 1950’den sonra bölgedeki yatınmlann büyük bölümü yabancı sermayeden kaynaklanmış, birçok metalürji kuruluşu çokuluslu şirketlerin yönetimine girmiştir.

Geneleksel Bask kültürü caserío üzerine kurulmuştur. Tek çatı altındaki bir ahır ve aile konutundan oluşan caserío’nun dışa kapalılığı, güçlü bir aile duygusu yaratmıştır. Aile reisinin (etcheco jaun) aile üzerinde tam bir denetimi vardır ve başlıca görevi, atalardan kalma geleneklerin bozulmadan sürmesini sağlamaktır. Basklar odun kesme, ağırlık kaldırma ve boks gibi yarışmalı sporlara düşkündür. Hıristiyanlığı 10. yüzyılda benimsemişlerdir. Koyu birer Katolik olmalarına karşın, halk kültüründe animizm varlığım sürdürmektedir. Mezar taşlan oval biçimli ve genellikle gamalı haç figürleriyle bezelidir. Geleneksel Bask kültürü, bölgedeki kentleşme ve sanayileşme sonucunda gerilemeye yüz tutmuştur. Fransa ve Amerika kıtasına yönelik göçler, caserío’larda, oturan nüfusta hızlı bir düşüşe yol açmıştır. Radikal eğimli ayrılıkçı Bask partisi Bask Yurdu ve Özgürlüğü (ETA), Bask bölgeciliğini İspanyol siyasal yaşamında başta gelen istikrarsızlık öğelerinden biri durumuna getirmiştir. Bask Ülkesi’nin yönetsel açıdan özerk bölge haline getirilmesi ETA terörünün sona ermesini sağlayamamıştır. Sınırlı bir kapsamı olan modern Bask edebiyatı, ağırlıklı olarak radikal Bask milliyetçiliğinin bir anlatım aracıdır. Telesforo Monzón’un şiirleri, İspanya ve Fransa Basklarını içine alan bir Bask ulusu düşünü işler ve ETA üyelerini, 1936’da Franco’ya başkaldıran Bask askerlerinin mirasçısı olarak tanımlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder