Hz. Eyüp Sabır Hikayesi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Haziran 28, 2018

Hz. Eyüp Sabır Hikayesi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Hz. Eyüp Sabır Hikayesi 

Hz. Eyüp (Eyyüp) peygamberin sabır hikayesi, hastalığı, kıssası. Hz. Eyüp peygamber nasıl hastalandı, nasıl iyileşti, hikayesi.


Hz. Eyüp Sabır Hikayesi
Kur’an-ı Kerim’de sabır kahramanı olarak anlatılan, sabır denince hemen hatırlanan ve ilahi dinlerin ortak atası olarak kabul edilen Hz. İbrahim’in (a.s) soyundan gelen peygamber Hz. Eyüp’tür (a.s).

Hz. Eyüp Sabır Hikayesi
Hz. Eyüp Sabır Hikayesi 

Hz. Eyüp (a.s), Yüce Allah’ın kendisine çokça mal verdiği bir kimseydi. Malından dolayı asla kibre kapılmadı ve serveti onu şımartmadı. Yüce Allah’a olan kulluğundan ödün vermedi, peygamberlik görevini hakkıyla yapmaya çalıştı.

Yüce Allah, Hz. Eyüp’ü (a.s) sabır göstermede ve kendisine teslimiyette bütün insanlığa örnek göstermek istiyordu. Hz. Eyüp’ün (a.s) imtihanı oldukça büyüktü. Yüce Allah, kendisine nasip ettiği çocukları ve sahip olduğu toprakları kısaca ona verdiği bütün nimetleri ve zenginliği geri aldı. Hz. Eyüp (a.s) elinden alınan bütün bu nimetlerden dolayı ne telaşlandı, ne de üzüntüye kapıldı. Asla içinde bulunduğu durumdan dolayı şikâyetçi olmadı. Bunca yaşananlar karşısında sabırlı olmaya devam etti. İnsanlar onun bu sabrına şaşırdılar.

Hz. Eyüp (a.s), sadece zenginliğini kaybetmedi. Ağır bir hastalığa da yakalandı ve sonrasında yataktan kalkamaz ve iş yapamaz bir duruma geldi. Eşi böyle bir durumda onu yalnız bırakmadı. Kocasına, hastalığından dolayı hiç bıkmadan ve şefkatle hizmet etti.

Hastalığından ve içinde bulunduğu zor durumdan dolayı Hz. Eyüp (a.s) ve hanımı insanlardan uzak bir kulübeye yerleştiler. Sabırla ve şükürle hayatlarını orada devam ettirdiler. Hz. Eyüp’ün (a.s) hastalığı kendisine büyük acılar vermekteydi. Bulaşıcı bir hastalığı olduğundan akrabalarından, komşularından ve dostlarından hiç kimse yanına uğramadı. Eşi, yaptığı el işlerini satarak geçimlerini sağlıyordu.

Hz. Eyüp’ün (a.s) hastalığı her geçen gün arttı ve şiddetlendi. Dili ve kalbi dışında hastalığı bütün vücudunu kapladı. O, böyle bir durumda olduğu halde bile hâlinden şikâyetçi olmadı. Hayrın ve şerrin Yüce Allah’tan olduğunu düşünüyor, sabırlı olmaya çalışıyordu. Onun için Yüce Allah’ın rızasını kazanmak her şeyden önemliydi.

Uzun seneler böyle yaşayan Hz. Eyüp (a.s) sabırlı olmaya devam etti. Hastalığı arttıkça sabrı daha da güçlendi. Şeytan, Hz. Eyüp’ün (a.s) yanına sık sık gelip, onu Yüce Allah’a karşı isyana yönlendirmeye çalışıyordu. Hz. Eyüp (a.s), şeytanın bu tür aldatmalarına karşı Yüce Allah’a sığındı. Kendisinin sabrını artırmasını Yüce Allah’tan istedi. Yüce Allah, onun bu dileğini yerine getirdi. Ona yeniden sabır ve tahammül gücü verdi.

Hz. Eyüp (a.s), hastalığı nedeniyle Yüce Allah’a kulluk görevini yapamamanın korkusu ve telaşıyla ellerini açıp şöyle dua etti: “…(Ey Rabb’im) başıma bir dert geldi, (sana sığındım), sen merhamet edenlerin en merhametlisisin…” (Enbiyâ suresi, 83. ayet)

Yüce Allah onun bu duasını kabul etti, eski sağlığını ve zenginliğini tekrar kendisine nasip etti. Bu güzel son Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir: “Bizden bir rahmet ve akıl sahipleri için de bir ders olsun diye, ona hem ailesini hem de onlarla beraber bir benzerini (kaybettiklerini fazlasıyla) verdik.” (Sâd suresi, 43. ayet)

Hz. Eyüp (a.s), yaşadığı hastalık ve sıkıntılardan dolayı sabırlı olması ve Yüce Allah’a olan kulluğundan ödün vermemesi Kur’an’da şu ayetle övülmüştür:”… Gerçekten biz Eyüp’ü sabırlı bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah’a yönelirdi.” (Sâd suresi, 44. ayet)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder