Nükleer Enerji Nedir? - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mart 03, 2018

Nükleer Enerji Nedir?

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Nükleer Enerji Nedir?

Nükleer enerji
en tartışmalı konulardan biridir. Bazıları taraf bazıları ise karşıttır. Her iki grubun da kendilerine göre geçerli sebepleri vardır ve henüz genel anlamda bir uzlaşma yoktur. Burada bir taraf olma ve o tarafı savunma amaçlı sebeplerden ya da nükleer fizikten bahsetmeyeceğim.Öncelikle; çok önemli bir farkı ortaya koymak isterim: “Nükleer enerjiye” taraf olmak ya da karşı çıkmak ile “nükleer enerji santraline” taraf olup karşı çıkmak arasında büyük fark vardır. İnsanlar bu farkı bildiğini iddia etse de pratik konuşmalarda, yayınlarda “nükleer karşıtlığı” ya da “nükleer taraftarlığı” tabirlerini kullanırız. Bu ifadeler söylenip, “memler” (bulaşıcı düşünceler) ile yayıldıkça farkındalık kaybolmaktadır. İsterseniz önce nükleer enerjiyi bilimsel derinliklerine girmeden tanıyalım; ondan sonra nükleer santral fikrini inceleyelim.


Nükleer enerji, kabul edilebilir bir yaratılış teorisi olan “büyük patlamadan” beri kâinatın temel fenomenidir. Hayata kaynak olan güneş, nükleer enerjinin en saf halidir. Güneş gibi diğer tüm yıldızlar da termonükleer birer enerji topudur. İnsan yeryüzüne teşrif etmeden hatta daha gezegenler yaratılmadan önce nükleer enerji kâinatı doldurmakta idi ve bu, insanların onu gözlediği zamanlarda da böyle oldu hep. 

Nükleer Enerji Nedir?
Nükleer Enerji Nedir?

Enerji, her şeyin devamlılığı için bir sebep kılındı. Mavi gezegenimiz Dünya güneşin karşısına, olması gereken uzaklıkta ve olması gereken tüm koşullarda kondu. Uzun süre Dünya’nın saf nükleer enerji olan güneşten kopup soğuduğu öğretildi bizlere. Oysaki bu durumda dünyada sadece demir ve ondan daha hafif olan elementlerin (atom numarası daha küçük olanlar) var olması gerekirdi. Kâinattaki tüm elementler yeryüzünde vardır hâlbuki. Bu bize güneşten çok daha büyük bir nükleer enerji kaynağını işaret etmektedir. Çünkü bütün elementler nükleer tepkimeler sonucunda meydana gelmektedir. Günümüzde artık kabul etmek zorunda kaldığımız gerçek şu ki; demirden daha büyük atom numarasına sahip tüm maddeler “süper nova” ismi verilen nükleer bir patlamanın sonucu olmalıydı. Adeta kâinatın farklı nükleer enerji birimleri Dünya’da sahnelenen hayat için bir şeyler üretmişti.

Yeryüzünde bitkiler yeşerdi, hayvanlar dolaşmaya başladı ve insan gelip yayıldı. Denebilir ki Allah’ın Hayy isminin yeryüzünde tüm sınırsızlığı ile yansıması için “Kadir” isminin ve başka sıfatların da kâinatın yüzünde yansımaları gerekti. Güneş tüm nükleer enerjisi ile canlıları ısıttı, enerjisini gönderip onlara dayanak oldu. Adeta Allah’ın “Celal” isminin tecellisi ile mavi gezegende “Cemal” ismi yansımaya başladı. Buğday başakları öyle küçük ve inanılmaz makinelerdi ki, bu enerjiyi alıp hayvanlara ve insanlara taşıdı. Güneşin enerjisi “Celal” ismi ile dünyaya gelip “Rahman” ve “Rahim” ismi ile insana rızık oldu. Günümüzde “su hayattır” sloganını kullanırız sıkça. Evet, su bizim için ne ise nükleer enerji de odur. Nükleer enerji kâinatta görmezden geleceğimiz, inkâr edebileceğimiz ya da muhalif olabileceğimiz bir gerçeklik değil; varlığımıza sebep kılınan kanunların en önemlisidir.

Gezegenimizin zemini tenimiz gibi sıcaktır. Uzun zaman bize dünyanın sıcak oluşunun sebebi olarak içindeki eriyik madenler gösterildi. Öyle olsa idi zamanla soğumalıydı. Evrendeki termodinamik yasalarının dışına çıkamazdı dünya sebepler âleminde. Sonra anladık ki gezegenimizin dokusunda, derinlerinde radyoaktif maddeler nükleer enerji yaydıkça yeri ısıtıyordu. Dünyanın yaşanabilir sıcaklıkta olması için, minnacık aciz tohumların, içlerindeki kader programlarının bir bilgisayar kodu gibi çalışıp koca ağaçlar çıkarması için işte bu nükleer enerji gerekiyordu. Dünya ve içindeki her şey, güneş, yıldızlar ve bilinen tüm fiziki kâinat aklımızı aşkın bir nükleer dengenin parçalarıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder