Efsane Nedir? Efsaneler Çocuklara Öğretilmeli Midir? - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mart 03, 2018

Efsane Nedir? Efsaneler Çocuklara Öğretilmeli Midir?

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Efsane Nedir? Efsaneler Çocuklara Öğretilmeli Midir?

Yunanca “mitos, mit”, Arapça “usture”, Farsça “fesane, efsane” adlarıyla karşılık bulan efsane insanların geçmişte reel olarak izah edemedikleri, fakat inandıkları ve izaha ihtiyaç duydukları konular hakkında uydurdukları veya gerçek bir olayın içine katılan olağanüstü özelliklerle oluşturulan anlatılara denir. Halkın özlemini, çaresizliğini, bazı ulu kişilere vermek, yüklemek istedikleri sıfatları özgün ve sıra dışı (ilginç) bir biçimde anlatır. Efsaneler bu yönüyle “inanış konusudur.”.Halkın inanmak istediği, ama gerçekte olmadığını bildiği durumlar üzerine ürettiği masalımsı anlatılardır.


Kültür bir milletin maddi, manevi her sahada oluşturduğu ürünlerdir. Gelenek, görenek, giyim, kuşam, yeme- içme adetleri, oturma- kalkma, konuşma vb. bütün edimler kültür kavramı içinde değerlendirilir. Kültür bu anlamda çok şümullu bir kavramdır. Efsaneler ve destanlar bir milletin ruhu, atardamarıdır. Bir insan nasıl ki ruhsuz var olamazsa milletler de efsane ve destansız olamaz. Dil, din, inançla ilgili bütün bilgileri efsanelerde bulmak mümkündü.Efsaneler içerisinde milletin kültür kodlarını barındırır. Elbette ki efsanesi olan, soylu milletler için geçerli bir durumdur bu söylediklerimiz.

Efsane Nedir? Efsaneler Çocuklara Öğretilmeli Midir?
Efsane Nedir? Efsaneler Çocuklara Öğretilmeli Midir?

Her milletin kendine ait efsaneleri vardır. Milletler bu efsaneleri kendi coğrafya, tarih, inanç, adet ve anane özellikleri doğrultusunda oluştururlarBöylece ortaya o millete ait mitler çıkar. Bu mitler(efsaneler) genellikle tabiat hadiselerinin sebepleri, insanın yaratılışı(insanın nereden gelip nereye gittiği), coğrafi hadiseler(yıldızların hareketi, denizin yükselmesi, yağmurun yağması), hayvan, dağ, bitki, toprak, ateş, maden vb. gibi hadise ve maddelerin teşekkül ve icadı onarlı hayret, korku, heyecan veya memnunluk içinde birtakım hayaller kurmaya yöneltti. Bu hayaller insanın kendi ruhunu, hayatını eşyaya, tabiata aksettirmesinden ibaret olan düşünce tarzını geliştirdi. Bu düşünce tarzı ise az önce bahsettiğimiz olayların aslı hakkında çeşitli anlatılar uydurulmasını sağladı. İşte efsaneler bu anlatılardır.

Efsanelerin az önce bahsettiğimiz konuları onun akıldışı, saçma olduğunu akla getirebilir. Ama efsane, bilindiği gibi, inanç konusu olan edebi mahsullerdir. Dolayısıyla inancın bu anlamda bilimsel bir açıklaması olamaz. Sadece bir ihtiyaçtan doğmuştur. Efsaneler, inanca dayandığı için halkın umarsızlığını, umutlarını, özlemlerini, dünyaya bakış ve dünyayı algılayış açılarını kesin bir biçimde belirtirler. Günümüzde efsaneleri bir ” inanç” kaynağı olarak değil, masallar gibi birer imge birer anlatı aracı olarak algılamak gerekir. Bu özellikleriyle resim, şiir, tiyatro , sinema , roman, öykü gibi çağdaş sanatlara kaynaklık ederler. Efsanelerde milletlerin hayat felsefeleri ve inanışları yaşar, içinde de mutlaka alınacak bir ders vardır.

Efsane ile masal arasında benzer yanlar olmasının yanında birbiriyle uyuşmayan yanlar da vardır. Bir kere masalın gerçek olmadığını anlatanlar(okuyanlar) bilir. Fakat efsane gerçek veya gerçeğe yakın bir olayın olağanüstü niteliklerle süslenmiş halidir. Yani efsaneyi bilenler bu olağanüstü yanlarına rağmen efsaneyi benimsemeseler bile kabul etme eğilimi içine girerler. Masal ile efsaneyi ayıran bir başka özellik de efsanenin sonunun genellikle acıklı bitmesine karşın masalın acıklı bir sonla bitmemesidir. Masalda son tatlıya bağlanabilir Bir de kullanım nitelikleri bakımından farklılıkları vardır. Masal vakit geçirme ihtiyacından doğmuşken efsane bir şeyleri açıklama gayreti bağlamında üretilmiştir.

Efsaneler kuru bir anlatım sergiler. Efsanelerdeki amaç sadece konudur. Bilim ve üslup kaygısı yoktur. Sadece anlatılardaki fikrin benimsetilmesi(aktarılması) amaçlanır. Basit bir anlatımı vardır. Sanat kaygısı yoktur. Başka edebi türlerin(masal,hikaye,destan,şiir) içinde yer bulabilir. Yani bazen tek başına bir edebi tür özelliği göstermez. Bu yönüyle türler-arasılık gibi bir özelliğe sahiptir.

Efsaneler konuları bakımından dörde ayrılır:

1-Teogoni: Tanrıların nereden geldiklerini anlatan efsaneler.
2-Kozmogoni:Kainatın nasıl meydana geldiğini anlatan efsaneler.
3-Antropogoni: İnsanın yaratılmasını konu alan efsaneler.
4-Eskatoloji: İnsanla dünyanın geleceğini konu alan efsaneler
Efsaneler milletlerin olaylar hakkında yürüttüğü masalımsı fikirleri içerir. Dolayısıyla bir felsefi yapıt niteliği de arz eder. Çünkü bir durumun, olayın oluşumuna(ontoloji) değin düşünceler, akıl yürütmeler efsanenin ana niteliğidir. Milletler kendi çevre şartlarına, dini inanışlarına ve sosyolojik durumlarına göre yukarıda dört ana başlıkta topladığımız konuları açıklama, bu konular üzerinde fikir yürütme gayreti içine girdikleri vakit ortaya efsaneler çıkar.



Efsanelerin çocuk edebiyatı açısından yaralarına gelirsek;

1-Akıl yürütme açısından bir katkısı olabilir. Zira efsaneler az önce de belirttiğimiz gibi milletlerin bazı konular üzerine akıl yürütmelerini içerir.

2- Kendi topraklarında yaşamış milletler hakkında bilgi sahibi olur.

3-Eski devirlerde yaşamış insanların hayat karşısında ne tür tavırlar aldığını görebilir.

Efsanelerin tarihleri çok eski zamanlara dayanır. Bu yüzden duyduğumuz ya da okuduğumuz efsaneler sadece kendi tarih ve kültürümüze ait değildir. Öncelikle şu an bize ait topraklar üzerinde geçen olayları daha sonrada dünyadaki tarih ve kültür olaylarından haberdar oluruz. Bunları öğrenirken de eski zamanlarda olaylara nasıl tepkiler verildiğini, nasıl dersler alındığını görmüş oluruz.

4- Çocuklar okudukları veya dinledikleri efsaneler sayesinde bilgi ve kültür birikimine sahip olurlar.

5-Efsanelerdeki olağanüstülükler ise hayal dünyalarının gelişimini sağlar. Kendilerine model edinebilirler.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder