Marshall Planı Nedir? - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mart 02, 2018

Marshall Planı Nedir?

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Marshall Planı Nedir?

Marshall Planı II. Dünya savaşının bitmesinden sonra geride bıraktığı tahribatı gidermek için tasarlanmış bir ekonomik yardım planıdır. 1947 yılında ABD tarafından önerilen bu yardım paketi 1948 ve 1951 yılları arasında yürürlüğe konulmuştur. Bu paketten toplamda 16 ülke istifade etmiştir.SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Birliği) ; ABD’nin sömürgeciliği arttırmak için yaptığını iddia ettiği bu planlamaya kominform’u oluşturarak karşılık vermiştir ve soğuk savaşın başladığı ilan edilmiştir.


Kominform; Stalin’in ABD tarfından yayınlanan Marshall Planına karşılık olarak 5 Ekim 1947 yılında komünist hareketleri kontrol altında tutmak için kurduğu örgüttür. Stalin; SSCB, Romanya, Maceristan, Yugoslavya, Fransa, İtalya, Polonya gibi ülkelerin komünist parti liderlerini toplayarak bu örgütü oluşturmuştur. 1947 yılında kurulan bu örgütün ilk merkezi Belgrad olmuştur. Daha sonra 1948 yılında merkez Bükreş olarak değiştirilmiştir.

Marshall Planı Nedir?
Marshall Planı Nedir?

Marshall Planı Tarihi

II. Dünya savaşından sonra ABD, Truman Doktrininde Yunanistan ve Türkiye’nin doğrudan doğruya Sovyetler Birliği’nin baskısı altında kaldığını vurgulamıştır. Bunun üzerine sadece bu iki ülkeye askeri yardımda bulunulmuştur. Fakat sadece bu iki ülkenin değil bütün Avrupa’nın da durumu son derece kötüdür. Yaşanmış olan altı yıl savaşları bütün Avrupa ülkelerinin ekonomik kaynaklarını bitirmiş, ülkelerde çok ağır tahribatlar meydana getirmiştir. Sovyetler birliği ülkelerin bu zor durumlarından istifade ederek onlara alternatif bir sistemi, kominizmi teklif etmektedir. Bunun üzerine ABD 1945 yılının ortalarından 1946 yılının sonlarına kadar geçen sürede Batı Avrupa’ya ve beraberindeki 16 ülkeye 15 milyar dolar maddi yardımda bulunmuştur. Fakat bu yardımlar istenen sonuçları verememiştir. Daha sonra ABD farklı arayışların içerisine girişmiştir. O dönemde ABD Dış işleri bakanı olan George Marshall 5 Ekim 1947 yılında Harvard Üniversitesinde Marshall Planı’nı duyurmuştur.Bu plana göre Avrupa ülkeleri öncelikle kendi aralarında bir ekonomik birlikteliğe gidecek, birbirlerinin eksikliklerini tek bir ülke gibi kendi aralarında giderecek ve bunun sonucunda ortaya çıkabilecek olan açıklıklar ABD tarafından giderilecektir.

Marshall Yardımları İçin Görüşmeler

Marshall Planı’nın görüşülmesi için 27 Haziran 1947 yılında Paris’te toplantı yapıldı. Marshall bu planlamanın içerisine Sovyetler birliğinin baskısı altında olan ülkeleri de dâhil etmiştir. Bu yüzden SSCB herhangi bir katkısı olmasa da sadece toplantıyı sabote etmek için bu toplantıya katılmıştır. Daha sonra bu toplantının devamı olan diğer toplantılara katılım sağlamamıştır.

11-13 Temmuz 1947 Paris Konferansı
SSCB, Çekoslovakya, Polonya ve Finlandiya dışında kalan Avrupa ülkelerinin bakanları bir araya gelerek Paris konferansını icra ettiler. Bu konferansta ABD’ye sunulacak olan Avrupa Telafi Planı üzerinde mutabakat sağlandı. ABD Dışişleri Bakanı’nın daveti üzerine hazırlanan Avrupa Telafi Planı Marshall Planı olarak isimlendirildi. Marshall Planı ABD Kongresi tarafından 11 Eylül 1947 de onaylanmıştır.

Hibeler: Türkiye 1948 ve 1951 yılları arasında Marshall yardımları çerçevesinde hibe olarak Amerika Birleşik Devletlerinden toplamda 63 milyon dolar almıştır.
Krediler: Aynı yıllar arasında Türkiye ABD’den borç olarak 72 milyon dolar almıştır. Yapılan anlaşmaya göre alınan bu borçların ödemesi 1952 yılından itibaren yapılacaktır.1952 ile 1956 yılları arasında sadece borcun faizi ödenecek, o tarihten sonra 35 sene boyunca %2.5 faizle borcun ödemesi eşit taksitlerle yapılacaktır.

Yapılan yardımların niteliği

Marshall Planıyla Türkiye’ye verilen malzemelerin bakım ve idamesinin Türkiye bütçesinden yapılacak olması, Türkiye ekonomisinde dengesizlikler meydana getirmiştir. Gelen yardımların bakım ve yedek parça giderleri için Türkiye’nin bütçesinden yılda 145 milyon dolar çıkmaktaydı. Bu durum II. Dünya savaşından sonra ekonomisini henüz düzeltememiş ve döviz stoklarında sıkıntılar yaşayan Türkiye’nin daha fazla sıkıntılara boğulması anlamına gelmektedir. Doğal olarak malzemeler için yapılan ithalat arttıkça dolar sıkıntıları baş gösterdi ve Türkiye’nin dış ticaret dengelerinde sıkıntılar yaşandı. Bunun üzerine Amerika tarafından Türkiye’ye yapılan yardımların niteliği tartışılır hale geldi.Farklı bir görüşe göre Amerika’nın Türkiye’ye yaptığı yardımların büyük bölümü daha önce Amerika tarafından II. Dünya Savaşında kullanılmış, kullanım ömürleri azalmış ve ABD tarafından artık kullanılmayacağı öngörülen silahlarlar ve malzemelerden oluşmaktaydı. Bu yardımların sadece çok küçük bir kısmı modern ve kullanılmamış malzemelerden oluşmaktaydı.

Bütün bu sorunlardan daha da önemli olan sorun ise bu malzeme ve silahların mülkiyetinin 1947 yılında yapılan anlaşmaya göre ABD’ye ait olmasıydı. ABD onay vermediği takdirde Türkiye tarafından kullanılmasına olanak yoktu. Bu madde ilk başta önemsiz gözüküyor olmasına rağmen 1964 yılında gerçekleşecek olan Kıbrıs harekâtında önem kazanacaktı. Türkiye yardımlarla gelen silahları Kıbrıs’ta kullanmak istediğinde ABD buna müsaade etmedi. Ayrıca gerektiği zaman yardımlarla gönderdiği malzemeleri geri alma özgürlüğüne sahipti. Bu açıdan bakıldığında Amerikan yardımları tartışma konusu olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder