8. Sınıf Türkçe Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları 2019-2020 - Ders Kitabı Cevapları ve Çalışma Kitabı Cevapları

Yeni Yayınlar

Ağustos 30, 2019

8. Sınıf Türkçe Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları 2019-2020

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 
8. Sınıf Türkçe Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları 2019-2020

8. Sınıf Türkçe Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları 2019-2020 nı lütfen buradan kontrol ediniz, buradan bakıp aynısını yazmak öğrenmeniz açısından faydalı getirmeyecektir. Bu nedenle öğrencilerimizden ricamız lütfen ödevlerinizi öncelikler kendiniz yapmaya gayret gösteriniz. Yapamadığını ve anlamadığınız soru ve cevaplara sitemizden size örnek teşkil etmesi amacıyla faydalanabilirsiniz. Ödevlerin öğrencilerin okulda öğrendiklerini pekiştirmesi, atladığı bir yer kalmadan öğrenebilmesi ve kendi başına düşünen tasarlayan bir birey olarak yetişebilmesini sağlamak amacıyla verildiğini unutmayalım. Ders kitabı cevapları aşağıda sistemli olarak listelenmiştir. Cevap anahtarını arayanlar aşağıdaki sayfa numaralarıyla istediği sayfadaki cevapları inceleyebilirler.

8. Sınıf Türkçe Meb Yayınları Ders Kitabı Cevaplarında, yapılandırmacı yaklaşımın öğrenme öğretme sürecine uygun olarak seçilmiş okuma metinleri bulunmaktadır. Okuma metinleri, temanın özelliğine göre şiir veya nesir yazılarından Türkçe dersi öğrenci çalışma kitapları okuma metinlerinin çözümlemesini sağlayacak etkinlikleri içermektedir. Bu etkinliklerin temel amacı öğrencilerde kazanımların pekiştirilmesini sağlamaktır. 





8. Sınıf Türkçe Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları etkinliklerin başında öğrencilerin etkinleri nasıl yapacaklarıyla ilgili yönergeler bulunmaktadır. Çalışma kitaplarındaki etkinlikler, öğrencilerin farklı zeka alanlarını harekete geçirecek, eleştirel düşünmelerini, olaylara farklı bakmalarını, bireysel veya grupla çalışmalarını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.

8. Sınıf Türkçe Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları zihinsel hazırlık kısmında ise konu ile ilgili öğrencilerin ön öğrenmelerini harekete geçirme, okuma metni ile ilgili anahtar kelimelerle çalışma, metni tanıma ve tahmin etme, işlenen metnin amacını belirleme, metnin tür, yöntem ve tekniğini belirleme çalışmaları yapılmaktadır. Anlama bölümü görsel okuma, dinleme ve okuma, metin inceleme, söz varlığını geliştirme kısımlarından oluşmaktadır. Zihinsel yapılandırma günlük hayatla ilişkilendirme ve araştırma olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır.  Kendini ifade etme bölümde öğrencilerin öğrenme öğretme sürecinde kendilerini rahat ifade edebilmeleri için öğretmen tarafından uygun bir ortam hazırlama, öğrencilerin ön bilgilerinin harekete geçirme, amaç belirleme, konuşma, yazma, görsel sunu çalışmalarının nasıl yapılacağı anlatılmaktadır. Ölçme ve değerlendirme: İlköğretim Programlarında ölçme ve değerlendirme yapılandırmacı öğrenme yaklaşımına uygun olarak hem sürece hem de sonuca dayalı olarak yapılmaktadır. 

Artık Türkçe anadil dersleri Almanya’da doğup büyüyen çocuklara, Türk Milli Eğitiminin ilke ve amaçlarını aşılayan dersler olmaktan kurtulmalıdır. Almanya’da yetişen filizlere Türkiye’den gelen aşı tutmamaktadır. Bu nedenle Türkiye’den gelen öğretmenlerle, Türk Milli Eğitiminin ilke ve amaçları doğrultusunda, konsoloslukların denetiminde verilen Türkçe derslerine katılım daha hızlı azalmaktadır.
Almanya’da Türkçe anadil derslerine öğrencilerin, velilerin ilgileri giderek azalıyor. Almanya genelinde Türkçe Anadil Derslerine öğrencilerin ancak % 45 kadarı katılıyor.Anadil dersleri emekli olan öğretmenlerin kadroları kapatılarak, yeni öğretmen alımları durdurularak yavaş yavaş kaldırılıyor. Bu yolla 15 yıl önce 1100 dolayında olan Türkçe öğretmenlerinin sayısı günümüzde 447’e düşürülmüştür. Rastatt örneğinde olduğu gibi, bazı şehir yöneticileri anadil dersleri için okullarda sınıf bile vermeme kararı almıştır. Anadil dersleri Hollanda’da tamamen, Danimarka’da ise hemen hemen tümüyle uygulamadan kaldırılmış durumdadır. Hollanda, Danimarka, Almanya’daki hükümetler anadil derslerini ekonomik ve siyasi nedenlerle kaldırdıklarını söylüyorlar. Bu yazıda hükümetlerin kararları, uygulamaları üzerinde değil, velilerin ve öğrencilerin Türkçe anadil derslerine ilgilerinin azalması üzerinde durmak istiyorum. Türkçe anadil dersleri birçok okulda sadece öğleden sonraları yapılıyor. Bu derslerin notu yok. Öğrenci ister pekiyi alsın, ister zayıf alsın sınıf geçme ve kalmaya hiç etki etmiyor. Notu olmayan, sınıf geçme ve kalmaya etki etmeyen dersin öğrenci nezdinde değeri azalıyor; öğleden sonraları öğrenciye ek bir yük getiriyor. Birçok öğrenci, arkadaşları spora giderken, gülüp oynarken babasının anasının zoruyla, yalvarmasıyla Türkçe derslerine katılmak istemiyor. Katılsa bile ilgisi azaldığından dersin verimi düşüyor. Öğretmen ciddi ders yapsa, ödev verse öğrenci gelmeyi veriyor. Dersten kaçıyor. Anadil derslerine katılım isteğe bağlı olduğundan, öğrenciler öğretmenleriyle pazarlığa girişiyorlar. Daha dersin başında, “Öğretmenim yazdırma! Öğretmenim ödev verme!” diye bağırıp çağırmaya başlıyorlar. Bu durum öğretmenin saygınlığını da zedeliyor. Öğleden sonraları birkaç okulun öğrencilerinden oluşan Türkçe ders gruplarının kaynaşmaları, derse yoğunlaşmaları azalıyor. Öğrenciler Alman öğretmenin derslerinde yapamadıklarını Türkçe derslerinde çekinmeden yapıyor. Bu nedenle 45 dakikalık dersin yarısı “Susun!” demekle, sınıfta sessizliği sağlama uğraşıyla geçtiği oluyor. Velilerin beklentileri de çok farklı. Bu anlamda hem veliler, hem öğrenciler bazen öğretmenle pazarlığa girişiyor. Öğretmen elindeki müfredat programına göre ders yapsa, bazı veliler “Oğlum gitmeyiver şu öğretmenin dersine! Burası Türkiye mi?” diyerek çocuğunu dersten geri alıyor. Hatta bazı veliler, “Ya o öğretmen camiye adımını atmıyor! Dinle imanla ilgisi yok! Ben çocuğumu onun dersine göndermem!” diyerek Türkçe derslerine karşı ilgisizliği körüklüyor. Ders seçmeli ve isteğe bağlı olunca; veliler ve öğrenciler arasında demokrasi kültürünün yerini tek yönlü bağnaz düşünceler alınca bu tür tutumların olması kaçınılmazdır. Fakat Türkçe Anadil Derslerine karşı ilgisizliğin esas sebebi bunlar değildir. Esas nedenler anadil derslerinin normal okul saatleri içinde yapılmaması, alınan notların diğer ders notlarıyla eşdeğerde olmaması; derslerin içeriğinin yetersizliği; öğretim metotlarının günün koşullarına uygun olmaması; öğretmenlerin iki dilli eğitime göre hazırlanmamış olmaları gibi nedenlerdir. Bu etkenleri Alman eğitimcilerin Anadil derslerine karşı olumsuz tutumları; eğitim sisteminin göçmen öğrencilerin aleyhine işleyen uygulamaları daha olumsuz hale getirmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder