Tohum Kitap Özeti ( Muzaffer Oruçoğlu) - Ders Kitabı Cevapları ve Çalışma Kitabı Cevapları

Yeni Yayınlar

Ocak 26, 2019

Tohum Kitap Özeti ( Muzaffer Oruçoğlu)

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Tohum Kitap Özeti ( Muzaffer Oruçoğlu)

Tohum Romanının Özeti
Yazar : Muzaffer Oruçoğlu


TOHUM ÖZET
Roman TİKKO’yu, TİKKO’nun kuruluşunu, İboların gerilla yaşamını, gerilla yaşamının ve köylü örgütlenmelerinde yaşanan zorlukları konu alıyor. Yazarın doğa ve karakter betimlemeleri, diyaloglarda kurdurduğu sade dil, köylüleri konuşturduğunda köylü kültürünü yansıtma, gerillaları konuşturduğunda gerillanın siyasi özne olma halini yansıtma da profesyonelliği kitabı gerçekçi bir hale getiriyor. Kitap bir roman olmanın ötesinde kısa kısa diyaloglardan oluşan siyasi girdilerle okuyucuya teorik ip uçları, devrimcilerin yaşamda doldurdukları alana, amaçlarına, yeni bir yaşam yaratma mücadelelerine dair de bilgiler sunuyor. Hareketin genç gerillalardan oluşuyor olmasından dolayı köylüler gerillaları daha çok ‘talebeler’ olarak isimlendiriyor ve okumuşlukları da ayrı bir saygı duyma hali yaratıyor. Kitapta; her şeyiyle kendini devrime adamış, bedel ödemeyi-ödetmeyi göze almış, hayatının merkezine devrimci mücadeleyi yerleştirip aileden, sevdiğinden ayrı düşmek zorunda kalmış yürekli insanları görebilmek mümkündür.

Bir köy muhtarının ihbarcılığı köylü tarafından öğrenilip gerillalara söylendiğinde ve gerillanın hesap sormak için muhtarı sorguya çektiğinde adaleti, doğruyu seçmesi için ikna etmeye çalışması, suçunu itiraf edip bu pislik yoldan geri dönebilme teklifine karşı muhtarın ısrarla yalan söyleyip suçunu inkar etmesi, sonuç olarak gerillanın ölümle cezalandırılması; gerillanın, halkın adaletini en iyi şekilde resmetmiş.
Köylüler ve devrimciler arasında kurulan birçok diyalog da devrimci mücadeleye, yaratılmak istenen dünyaya dair ip uçları; köylünün bazen küçük hesapçı, bazen saf ve bazende mücadeleye destek olmak için samimi olmaları köylü tipolojisinin ileri-geri yönlerini temsil eder.

Gerillaların kendi yaptıkları el bombaları, kimi köylülerden ödünç aldıkları hafif silahlar ve sayılı mermiler olmasına rağmen; gerillaların ikişerli,üçerli birliklerden oluşan bir yapıda olmasına karşın bir ordu sayısı kadar insanın dağda olduğunun, cephanelerinin, envanterlerinin çok fazla olduğunun kulaktan kulağa veyahut köylünün akıl yürütmesi sonucu tahmin ederek yayılması, köy efsanesi haline gelmesi ve bu bilgilerin jandarma karakolu komutanlarına ulaşması operasyon yapan komutanların, operasyonlara katılan erlerin tedirginliğine yol açar. Kitapta belki de en fazla güldürü öğesi köylünün yarattığı gerilla profilinde vücut bulmaktadır. Bunun dışında Deli Bekir isimli bir komutanın ev baskınında Fakir Baykurt’un ‘Kaplumbağalar’ isimli kitabını hayvanlar alemiyle ilgili bir kitap sanıp sakıncalı bulmaması, kendini beğenmiş-çok bilmiş bir ağa oğlunun gerillalar arasına katılmak için gerillalarla sohbet ederken hakkında hiçbir şey bilmediği halde Lenin’in, Mao’nun kitapları üzerine atıp tutması bir başka güldürü öğesidir.

Kimi köylülerin jandarma karakollarında işkenceye varan sorgulamalara rağmen gerillaları ihbar etmemesi, işkence sonrası gerillalara yardım etmeyi bir kez daha işkence veyahut öldürülmeye rağmen göze alması, köy ile dağın iletişimini sağlaması; kimi köylülerin ise devletin para ödülü koyması sonucu fakirlikten kurtulma arzusuyla gerillalara yardım eden köylüleri ve gerillaların sakladığı mağaraları ihbar etmesi, bununla da sınırlı kalmayıp elde tüfekle askeriyenin operasyonlarına katılması; köylü örgütlenmesinin zorluklarına, artılarına-eksiklerine ışık tutuyor. Ali Haydar’ın öldürülmesi, gerillara operasyonlar yapılması karşısında; ihbarcı köylülerin karıları da dahil karşı çıkması ölümleri ağlamalarla karşılamaları köylü kadının saflığın, temizliğini gözler önüne seren bir kesit.

İboların, gerilla yaşamının, mücadelenin bütün zorluklarına rağmen çizgilerinden ve mücadelelerinden taviz vermemesi, mücadele de kararlılıkları, devrimci inatçılıkları; İbo yakalandığında onu yakalayan komutana karşı tavrı, tok tutumu, onu sorgulayabilme, komutanlarından nefret eden ve İbo’ya saygı duyan erler önünde teşhir edebilme gücü, devrimci iradenin hiçbir şey karşısında eğilip bükülemeyeceğinin, teslim alınamayacağının en iyi örneğidir.

Kitapta umuda, devrimci iradeye, devrimci teoriye ve devrimci pratiğe, köylüye ve gerilla savaşına dair birçok şeyi bulabilmek mümkün.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder