Açık Tohumlu ve Kapalı Tohumlu Bitkilerin Farkı, Çift Çenekli ve Tek Çenekli Bitkilerin Farkı - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Eylül 07, 2018

Açık Tohumlu ve Kapalı Tohumlu Bitkilerin Farkı, Çift Çenekli ve Tek Çenekli Bitkilerin Farkı

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Açık Tohumlu ve Kapalı Tohumlu Bitkilerin Farkı, Çift Çenekli ve Tek Çenekli Bitkilerin Farkı 

Angiospermlerin (kapalı tohumlular) yaşam döngüsünde, gimnospermlerinkinden (açık tohumlular) farklılık gösteren başlıca özellikler aşağıdaki şekilde özetlenebilir:


1. Üreme organları kozalakların yerine çiçeklerden oluşur. Çiçeklerin sporofılleri (stamenler ve pistiller), kozalaklarınkinden daha az yapraksıdır.
2. Tohum taslakları, kozalak pullarını n üst yüzeylerine yerleşmeyip dişi sporofilin dokuları içine gömülmüştür.

Açık Tohumlu ve Kapalı Tohumlu Bitkilerin Farkı, Çift Çenekli ve Tek Çenekli Bitkilerin Farkı
Açık Tohumlu ve Kapalı Tohumlu Bitkilerin Farkı, Çift Çenekli ve Tek Çenekli Bitkilerin Farkı 

3. Gametofitler, gimnospermlerinkinden daha fazla indirgenmiştir. Erkek gametofitte (polen danesi ve tüpü) yalnızca üç çekirdek bulunur. Dişi gametofıt ise genellikle sekiz çekirdeklidir.
4. Tozlaşma sırasında polen daneleri, gimnospermlerdeki gibi tohum taslağı açıklığının yakınında değil, stigma üzerinde birikir. Bu nedenle, angiospermlerde polen tüpü daha fazla büyümek zorundadır.
5. Angiospermlerde “çift döllenme” görülür. Spermlerden biri yumurta hücresini döllerken, diğeri triployit çekirdeği oluşturmak üzere kutup çekirdekleri ile birleşir. Gimnospermlerde yalnızca tek döllenme görülür. Spermlerden biri yumurta hücresini döller, diğeri ise kısa sürede yok olur. Gimnospermlerin tohumunda biriken besin, dişi gametofitin haployit dokusunu oluşturur. Dolayısıyla, gelişimsel olarak, angiospermlerin triployit endosperminden kesin farklılık gösterir.
6. Angiospermlerin tohumları, ovaryumlardan ve ilişkili yapılardan gelişen meyveler tarafından kuşatılmıştır; gimnospermlerde ise meyve yoktur. Angiospermler, gimnospermlerden yalnızca üreme organlarında değil, diğer yapılar açısından da farklılık gösterirler. Örneğin, angiosperm ksilemlerinde çoğunlukla trakeler bulunduğu halde, bunlara gimnospermlerde nadiren rastlanır.

Stilisun aşırı ölçüde uzun olması, polen danesinin, kendi büyümesini desteklemek için stiluğun içindeki birikmiş besinleri kullanmasını gerektirir. Bu olay, polendeki genleri ciddi bir sınava sokar; bazı hesaplamalara göre, danede bulunan 40.000 genden yaklaşık yarısı bu büyüme sırasında, aktifleşmektedir. Polen haployit bir gamet olduğundan, metabolizma ve sentezden sorumlu bu genlerin temel birimleri arasından herhangi bir kusurlu üye doğrudan ifade olacaktır. Sonuçta, bir çok mutantallel oluşabilir. Böcekle tozlaşan bitkilerde etkiler daha aşırı olabilir. Gündüzleri, rüzgarla bir kaç polen danesi ulaşırken, bir arı ya da başka bir tozlaştırıcı beraberinde binlerce polen taşır. Bunun sonucunda, hem genomun canlılığı sınanır, hem de uzun stilüse ulaşmak için polen daneleri arasında bir yarış başlar. Hızlı ve etkin bir şekilde büyümek için yalnızca ilk ulaşanlar, stilüsün sağladığı kaynakları kullanabilme yönünde üstünlük sağlayarak az sayıdaki yumurtayı döllemeyi başarırlar. Bu nedenle, böyle bitkilerde seçilim, potansiyel olarak çok daha şiddetlidir.

Angiospermler genel olarak iki alt sınıfa ayrılırlar; çift ya da iki çenekliler (dikotiller) ve tek çenekliler (monokotiller). Çiftçenekliler, meşeleri, elmaları, karaağaçları, söğütleri, gülleri, fasülyeleri, yoncaları, dometesleri, yıldız çiçeklerini ve karahindibaları kapsar. Tek çenekliler ise, çimleri, mısırı, buğdayı, çavdarı, soğanları , nergisleri, zambakları, süsenleri ve palmiyeleri kapsar. Tahılların çoğu ve ilkbaharda çiçek açan soğanlı bitkiler de bir çeneklidirler. Bu iki grup arasında temel farklılıklar vardır:

1. Çift ya da iki çeneklilerde embriyo, iki embriyonik yaprağa kotiledon sahiptir, halbuki, tek çeneklilerde bir çenek bulunur.
2. Çiftçenekliler genellikle farklı iklimlere sahip bölgelerde halkaların oluşmasını sağlayan demet kambiyumuna sahiptirler ve ikincil büyüme gösterirler tek çeneklilerde bu görülmez.
3. Çiftçenekli genç bitkilerin gövdelerinde iletim dokusu, ya bir halka şeklinde düzenlenmiş ya da tüpsü bir iletim silindiri oluşturmak üzere birleşmiştir; tek çeneklilerde ise, dağınık iletim demetler daha fazladır.
4. Çiftçeneklilerin yaprakları genellikle ağsı damarlı, tek çeneklilerin yaprakları ise paralel damarlıdır.
5. Çiftçenekli bitkilerin yaprakları genellikle saplı, tek çeneklilerin yaprakları ise sapsızdır. Tek çeneklilerde yaprak (mısırdaki gibi) gövdeyi sararak çıkar.
6. Çiftçeneklilerin çiçek kısımları, genellikle dört ya da beş ya da bunların katları (örneğin, dört sepal, dört petal, dört stamen); tek çeneklilerinki ise üç ya da üçün katları şeklindedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder