Vakıfların Tarihçesi – Toplum Hayatına Etkileri ve Katkıları - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Haziran 28, 2018

Vakıfların Tarihçesi – Toplum Hayatına Etkileri ve Katkıları

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Vakıfların Tarihçesi – Toplum Hayatına Etkileri ve Katkıları

Vakıfların tarihçesi, tarihi gelişimi. Vakıflar ne iş yapar, topluma ne gibi etki ve katkıda bulunurlar? Vakıflar hakkında bilgi.


Vakıfların Tarihçesi – Toplum Hayatına Etkileri ve Katkıları
Topluma ait, sosyal hizmetlerin yapılması için belli şartlarla ve resmi bir yolla bir kimse tarafından kurulan kurumlara vakıf denir. Vakıf kurumu, yüzyıllarca İslam devletlerinde büyük önem kazanmış, sosyal ve iktisadi hayat üzerinde derin tesirler bırakmış dini ve hukuki bir kurumdur.

Vakıfların Tarihçesi – Toplum Hayatına Etkileri ve Katkıları
Vakıfların Tarihçesi – Toplum Hayatına Etkileri ve Katkıları

Osmanlı Devleti’nde gelişiminin zirvesine ulaşmış ve İslam hukukunun en zengin ve etkili müesseselerinden biri haline gelmiştir. Dini ve sosyal hizmetlerin görülmesinin yanında fethedilen ülkelerde Türk kültürünün yerleşmesi, ordunun teçhiz edilmesi, donanmaya yardım, öğrenci yutlarının tesisi gibi konularda önemli bir yer kazanmıştır. Osmanlı Devleti’nin daha kuruluşundan itibaren başlayan ve devletin siyasi ve mali gücünün artmasıyla orantılı olarak gelişen vakıflara ait bina ve kuruluşların devamlı işleyebilmesi için düzenli gelirlere ihtiyaç vardır. Bu nedenle vakıfların genel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve özellikle çalışanların ücretlerinin ödenebilmesi için vakfa kurucu tarafından taşınır ve taşınmaz mallar vakfedilmiştir.

Vakıfların belirli amaçları vardır. Bu amaçlar dışında faaliyet gösteremezler. Vakfı kuran kişi ya da kuruluşlar; mal, mülk ve para kaynağı aktararak bunların nerelerde kullanılacağı ayrıntılı olarak yazılı halde getirirler. Bu durumu günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğü denetler.

Selçuklu ve Osmanlı devletlerinde din ve ırk farkı gözetmeksizin herkese hizmet sunan vakıflar kurulmuştur. İnsanın bedeni ve ruhi hastalıklarını tedavi etmek amacıyla kurulmuş vakıf hastaneler, darüşşifalar ve tımarhaneler de önemli vakıf müesseseleridir. Bu sağlık kuruluşlarıyla ilgili bazı vakfiyelerde birtakım ilaçların formülleri bildirilmiş, bu formüllere göre yapılan ilaçların hastaların tedavisinde kullanılması istenmiştir.

Nilüfer Hatun İmareti

Sosyal hizmetlere yönünden önemli kurumlar olan imarethanelerde, seyahatin meşakkati altında yorgun düşen yolcuların istirahatını temin ederek, din ve kültür birliğinin kurulmasını sağlamış, açlık tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kimselere bir sığınak vazifesi görmüş, dini ve insani vecibeleri en iyi şekilde yerine getirmiştir. İmarethaneler bünyesinde yer alan darüşşifalar, halkın poliklinik ve hastane hizmetlerini görmüştür. Bu hizmetler devrin en iyi tıp otoriteleri eliyle parasız olarak yapılmıştır. İmarethaneler yüzlerce yetime maaş bağlamak, binlerce fakirin karnını doyurmak, dul kadınları himaye altına almak, yetim ve fakir çocukları okutmak üzere mektepler açmak gibi hizmetlerle gerçekten Türk hayırseverliğinin takdirle hatırlanacak birer şefkat abidesi kurumlardı.

Vakıfların ülke ticareti ve sosyal hayatın gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Anadolu’nun bir Türk yurdu olmasında vakıfların etkisi büyüktür.

Su kemerleri, sebiller ve hatta kervansaraylar önemli vakıflardır.

Kervansayarlar, her yolcunun konakladığı ihtiyaçlarının karşılandığı ve güvenliğinin sağlandığı mekanlardır. Bu mekanları vakıflar işletmişlerdir. Anadolu’da yollar ve stratejik yerlere yapılan kervansaraylarla şehirleşme yaygınlaşmıştır. Büyük şehirler bu kervansaraylar etrafında gelişip büyümüştür.

Vakıflar kuruluş ve faaliyet alanları bakımından ikiye ayrılırlar;

1. Müessesat-ı Hayriye: Cami, medrese, mektep, kütüphane, misafirhane, çeşme, hastaneler, köprüler ve mezarlıklar gibi kurumsal faaliyetler gösterirler.

2. Asl-ı Vakıf: Vakıf olarak yukarıda belirttiğimiz alanlarda faaliyet gösteren kurumların düzenli işlemesi için bina, tarla ve nakit para gibi kaynak gösteren vakıflardır.

Kurulan bir vakfın kurucusu, öldükten sonra bile faaliyet gösterebilmesi için gelir kaynaklarına sahip olması gerekir.

Günümüzde faaliyetleri yüzyıllardır süren birçok sayıda vakıf bulunmaktadır. Anadolu’da kurulan önemli vakıflar; Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi (Nevşehir), Nilüfer Hatun İmareti (Bursa), Muradiye İmareti (Edirne).

Osmanlı Devleti’nde şehirleşme vakıf bir külliyenin, mahalleler vakıf camilerin etrafında kurulur ve gelişirdi. Sosyal hayatın döndüğü yerler genelde buralardı.

Balkan fetihleri sonucu buralarda İslamiyet’in yerleşmesi için birçok vakıf eserler yapılmıştır.

Belediye anlayışının ortaya çıktığı 15. yüzyıla kadar, şehirlerde su, ulaşım, aydınlatma ve asayiş gibi hizmetler vakıflar tarafınan yürütülmüştür.

Atatürk’ün

“Efendiler; vakıfların varoluş esprisi göz önüne alınınca; bunun dini kurumlar ile beraber hizmet ve sosyal dayanışmayı hedeflediği ortaya çıkar. Vakıfların imarethaneler, hastaneler, hamamlar, çeşmeler, mektep ve medreseler gibi diğer irfan kurumlarını kapsamış olması, vakıflara ait konuların çözümünde uyulması zorunlu olan esasları göstermektedir.”

sözü vakıflarla ilgili önemli bir sözüdür.

Günümüz Türkiye’sinde her yıl mayıs ayının ikinci haftası vakıf haftası olarak kutlanmaktadır. Ayrıca 2006 yılı Vakıf Medeniyet Yılı ilan edilmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder