Mihver Devletleri’nin Yenilgiye Uğraması - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 23, 2018

Mihver Devletleri’nin Yenilgiye Uğraması

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Mihver Devletleri’nin Yenilgiye Uğraması 

İkinci Dünya Savaşı’nda Mihver devletlerinin yenilgiye uğraması, savaştan çekilmesi, savaşın sonuçları ve bitişi hakkında bilgi.


MİHVER DEVLETLERİNİN YENİLGİYE UĞRAMASI

Mihver Devletleri’nin Yenilgiye Uğraması
Mihver Devletleri’nin Yenilgiye Uğraması 

Müttefiklerin siyasal ve stratejik hesapları. Sovyet ordularının Orta ve Güneydoğu Avrupa’da hızla ilerlemesi, Batılı Müttefikleri “kurtarılan” ülkelerin geleceği konusunda Stalin ile bir an önce masaya oturmaya yöneltti. Daha Mayıs 1944’te Churchill’in girişimiyle Romanya ve Bulgaristan’ın Sovyet, Yugoslavya ve Yunanistan’ ın da İngiliz nüfuz alanı, içinde sayılması yönünde bir anlayış birliği oluşmuştu. Bu anlaşmaya bağlı olarak Romanya ve Bulgaristan’da önemli adımlar atan SSCB, Polonya sorununda da etkin bir tutum takınarak Londra’daki sürgün hükümetini saf dışı bırakmayı temel aldı. Bu sırada Yugoslavya ve Yunanistan’da komünistlerin öncülük ettiği direniş örgütleri yönetimi ele geçirme hazırlıklarına girişti.

Eylül 1944’te Ouebec’te bir araya gelen Churchill ve Roosevelt, Yunanistan’a İngiliz birliklerinin indirilmesi ve Avusturya ile Macaristan’a Sovyet ordusundan önce ulaşmak amacıyla Istria Yarımadasına ortak bir çıkarma yapılmasını kararlaştırdılar. Görüşmede anlaşmaya varılan bir konu da Almanya’nın yenilgiye uğratıldıktan sonra ABD, ingiliz ve Sovyet işgal bölgelerine ayrılmasıydı. Bu arada Çin’deki Japon ilerleyişini durdurma konusu da gündeme geldi.

Ertesi ay Churchill, Stalin ve ABD büyükelçisinin katılımıyla Moskova’da düzenlenen ikinci konferansta Polonya’ya ilişkin tartışmalar sonuçsuz kaldı. Bununla birlikte Stalin Yunanistan’ı Batılı ülkelerin etkisine bırakmayı ve Yugoslavya üe Macaristan’da Batı’yla denk bir etkiye sahip olmayı kabul etti.

Moskova’da varılan anlaşma SSCB’nin sonraları Yunanistan’daki iç savaşa karışmaktan kaçınmasını sağladı. Ama Yugoslavya ve Macaristan’daki gelişmeler, bu iki ülkeyi Sovyet etki alanına soktu.

Uzakdoğu’da ABD’nin ilerleyişi. Eylül 1944’te Yeni Gine’den Filipinler’e doğru harekete geçen MacArthur komutasındaki ABD çıkarma birlikleri, Mindanao’daki Japon savunmasının zayıf olması nedeniyle bu adayla uğraşmayarak doğrudan Leyte’ye yöneldi. ABD birliklerinin ekim ortalarında Leyte’nin doğu kıyılarına çıkmasından sonra, Japonya birkaç koldan yola çıkan savaş gemilerini Leyte Körfezinde topladı. Bunu izleyen Leyte Körfezi Deniz Savaşı Japon Deniz Kuvvetleri’nin ağır kayıplar vermesiyle sonuçlandı. Böylece ABD’ye Filipinler’i işgal etme yolu açıldı.

Körfezdeki yenilgiden sonra Leyte’nin batı kıyılarına çıkarılan Japon takviye kuvvetlerinin gösterdiği sert direniş ancak aralık sonlarında kırılabildi. Ardından Mindoro’ da girişilen çıkarma harekâtı, Japonların kamikaze saldırılan nedeniyle büyük kayıplara mal oldu. Ocak 1945’te ABD birlikleri Lingayen Körfezinden Luzon’a çıktı. Bunu izleyen harekâtlarla kuşatılan Manila 3 Mart’ta düştü. Bununla birlikte Luzon’ daki Japon direnişi bazı yerlerde savaşın sonuna değin sürdü. Bu arada Minda-nao’da başlatılan harekât nisanda büyük ölçüde tamamlandı.

Filipinler’deki harekâtın son evresinde Avustralya kuvvetlerinin Borneo’da giriştiği saldırı, Temmuz 1945’te Balikpapan çevresindeki Japon mevzilerinin ele geçirilmesiyle amacına ulaştı. Böylece Japonya Borneo’ nun güneyindeki petrol yataklarından yoksun kaldı.

Birmanya ve Çin. Müttefik kuvvetlerin Birmanya’da Ekim 1944’te üç koldan Irrawaddy Irmağı boyunca güneye doğru başlattığı harekât, belirli bir ilerlemeden sonra aralık başlarında durdu. Bu sırada Çin’de ABD hava üslerini yok eden Japonların Kunming ve Chungqing’i tehdit etmesi üzerine, harekâtın ağırlığı Birmanya Karayolu’ na doğru kaydırıldı. Ocak 1945’te bu yolun açılmasıyla Çan Kayşek cephedeki Çin birliklerini geri çekti. Japonların Çin’deki bazı birliklerini başka savaş alanlarına taşıması, bu cephede de saldırıya geçme olanağı yarattı.

Birmanya’nın orta kesiminde Japonların Shwebo Ovasından çekilmesinden yararlanan Müttefik kuvvetleri, dolambaçlı bir yol izleyerek Irrawaddy Irmağını geçti ve kuzeyde kalan Japon kuvvetlerinin güneyle bağlantısını kesti. Bu harekât sırasında Japon orduları savaş güçlerinin üçte birini yitirdi. Böylece saldırıya açık bir duruma gelen Rangoon üzerine yürüyen Müttefik birlikleri, hızla ilerlemeye başladı. Mayıs başlarında Rangoon’un güneyinde girişilen hava indirme ve çıkarma harekâtlarıyla, muson yağmurları başlamadan Birmanya’daki sefer tamamlanmış oldu.

Batı cephesinde Alman karşı saldırısı. Çıkış yolunu batı cephesine yüklenmede gören Hitler, 1944 sonbaharında yeni bir seferberlik ilan ederek eldeki güçlerin büyük bölümünü bu cepheye yığdı. Müttefiklerin kasım ortalarında başlattığı genel saldırının yalnızca sınırlı bir ilerleme sağlaması, Almanlara cephedeki birlikleri düzene sokmak için gerekli fırsatı verdi. Aralık ortalarında sisli ve yağışlı bir havada Ardennes üzerinden başlayan Alman karşı saldırısı Müttefiklerin hazırlıksız yakalanması nedeniyle cephede önemli bir gedik açtı. Bu gedikten Meuse yakınlarına kadar ilerleyen Alman birliklerinin gerisinde kalan kuşatılmış Müttefik kuvvetleri güçlü bir direniş gösterdi. Kuzey ve güneyden harekete geçen Müttefik birliklerinin gediği bir çevirme harekâtıyla kapatmaya yönelmesi, Almanları ocak ortalarında geri çekilmeye zorladı. Bu saldırıda son gücünü de büyük ölçüde tüketen Almanya, sınırlarındaki Müttefik baskısına uzun süre karşı koyma şansını da yitirdi.

Sovyet birliklerinin Oder’e ulaşması. Ağırlığı batı cephesine veren Hitler, Sovyet cephesinde de çarpışmalann durakladığı kuzey ve orta kesimleri ihmal ederek Macaristan’ı elde tutmaya dayanan bir savunma taktiği benimsedi. Oysa bu sırada Sovyetler asıl güçlerini Polonya’ya kaydırıyorlardı. Ocak 1945 ortalarında bu kesimde üç noktadan saldırıya geçen Sovyet ordusu, sürekli genişleyen bir gedik açarak hızla ilerlemeye başladı. Breslau (bugün Wrocfaw) yakınlarında Oder’i aşan birlikler, Almanya’nın Silezya’daki zengin maden yataklarıyla bağlantısını kesti. Bir başka Sovyet kuvveti Polonya’daki Alman savunmasını yararak Brandenburg ve Pomeranya sınırlarına dayandı. Öte yandan Gdarisk Körfezine ilerleyen birlikler Doğu Prusya’daki Alman kuvvetlerinin geri çekilme yolunu kapattı. Ocak sonuna gelindiğinde Sovyet mekanize birlikleri Berlin’den yalnızca 64 km uzakta olan Oder kıyısındaki Küstrin’e (bugün Kostrzyn) ulaşmış bulunuyordu. Cephenin orta kesimindeki ileri harekâtın sert Alman direnişi karşısında durmasına karşın, daha güneydeki Sovyet birlikleri şubat ortalarında Neisse Irmağı kıyılarına vardı. Aynı dönemde Budapeşte de Sovyet kuvvetlerinin eline geçti.

Yalta. Şubat 1945’te Yalta’da (Kırım) bir araya gelen Roosevelt, Churchill ve Stalin öncelikle Polonya sorunu üzerinde durdu. Batılı Müttefikler Londra’daki sürgün hükümetini desteklemekten vazgeçerek Sovyet yanlısı yönetim altında serbest seçimlere gidilmesini kabul etti. Buna karşılık Sovyetler’in savaş öncesindeki Polonya sınırına çekilmesi kararlaştırıldı. Öteki Doğu Avrupa ülkeleri için de “demokratik öğeler”i ve “serbest seçim”leri destekleme ilkesi benimsendi. Almanya’yı işgal planında bir düzenleme yapılarak Fransa’ya da bir bölge ayrıldı. Ayrıca savaş suçlularını yargılama, tazminat için bir komisyon oluşturma ve Almanya’nın savaş gücünü ortadan kaldırma konusunda genel bir görüş birliği sağlandı. Japonya’ya yeni bir cephe açması karşılığında SSCB’ye bölgenin denetiminde daha büyük bir ağırlık verilmesi kabul edildi. Öte yandan bir süre önce hazırlanmış olan Birleşmiş Milletler Sözleşmesi görüşüldü.

Almanya’nın çöküşü. Almanya’ya son darbeyi vurmaya hazırlanan Müttefiklerin Sovyet ilerleyişini destekleme gerekçesiyle şubat-nisan arasında önemli Alman kentlerine karşı düzenlediği yoğun hava akınları büyük yıkıma ve sivil halktan birçok kişinin ölümüne yol açtı. Bu arada batı cephesindeki kuvvetlerin Ren Irmağını geçme hazırlıkları mart sonlarında tamamlandı. 23-24 Mart gecesi cephenin kuzeyinde başlayan ana saldırı zayıf Alman mevzilerini kolayca yıktı. Köprübaşlarını pekiştiren Müttefik birlikleri hızla Almanya içlerine yöneldi. Hollanda üzerinden harekete geçirilen bazı kuvvetler de Baltık kıyılarına doğru ilerledi. Cephenin güneyinde fazla bir direnişle karşılaşmayan Müttefik birlikleri bir yelpaze gibi açılarak Avusturya ve Çekoslovakya sınırlarına uzanan geniş bir alana yayıldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder