Hz. İsa’nın Göğe Yükselmesi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 29, 2018

Hz. İsa’nın Göğe Yükselmesi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Hz. İsa’nın Göğe Yükselmesi 

Hz. İsa’nın göğe yükselmesi ile ilgili Hristiyan inancı nasıldır? Hz. İsa’nın göğe çıkışı ile ilgili sahneler ve sanata yansıması.


Hz. İsa’nın Göğe Yükselmesi
İsa’nın Göğe Çıkışı, Hristiyan inanışında, Hz. İsa’nın, dirilişini izleyen 40. günde göğe yükselmesi. Resullerin İşleri’nin birinci bölümüne göre, 40 gün boyunca çeşitli zamanlarda Havarilere görünen Hz. İsa, onların önünde göğe yükselmiş ve bir bulutla onlardan gizlenmiştir. Kitabı Mukaddes’te sık kullanılan bulut imgesi Tanrı’nın orada bulunduğunu simgeler. İsa’nın Göğe Çıkışı’na ilişkin anlatı Yeni Ahit’in öteki kitaplarında da bulunmakla birlikte vurgu ve imgeler farklıdır. Yuhanna İncili’ne göre İsa’nın Tanrı katına yükselmesi Diriliş’in hemen ardından gerçekledir. Luka İncili’ndeki öykü de Resullerin İşleri’ndeki anlatıma benzemekle birlikte 40 günlük bir süreden söz edilmez.

Hz. İsa’nın Göğe Yükselmesi
Hz. İsa’nın Göğe Yükselmesi 

Yuhanna İncili, Hz. İsa’nın deyişlerini ve diriliş sonrasında Havarilere görünmesini, yerden göğe doğru basit bir fiziksel yer değiştirmeden çok, Hz. İsa ile Baba ve ona inananlar arasında kurulan yeni bir ilişkinin göstergesi olarak işler. Kilisenin ilk dönemlerinde vaftiz sırasında iman ikrarı olarak kullanılan Havariler Amentüsü’nde de İsa’ mn Göğe Çıkışı inancı yer alır. Göğe Çıkış Yortusu Doğu ve Batı kiliselerinde 3. yüzyılın sonu ile 4. yüzyılın başlarından bu yana hemen bütün Hristiyanlarca Paskalya’dan sonraki 40. günde kutlanmaktadır. Ondan önce de İsa’nın Göğe Çıkışı, Pentekostes sırasında Kutsal Ruh’un inişi anısına düzenlenen törenlerin parçası olarak kutlanmıştır. Hristiyan sanatında da Göğe Çıkış 5. yüzyıldan bu yana işlenen bir konudur.

Batı’da II. yüzyıla değin görülen en eski Göğe Çıkış tasvirleri, bir tepeye tırmanmış olan İsa’yı, Tanrı’nın bir buluttan onu göğe çekmek için uzanan elini tutarken yandan gösteriyordu; aşağıda toplanmış Havariler de onu izliyordu. Göğe Çıkış tasvirlerinin 6. yüzyılda Suriye’de gelişen bir başka biçimi daha sonra Bizans sanatında da benimsendi. Bu kompozisyonlarda İsa’nın tanrısallığı vurgulanıyordu; cepheden görülen ve bir mandorla’nın (oval ışık halesi) çevrelediği Hz. İsa artık meleklerin desteğiyle havada duruyordu. Elinde bir rulo vardı ve kutsama işareti yapıyordu. Bunlarda, İncil metinlerindeki öyküde adı geçmeyen Meryem Ana ile gene tarihsel veriler bakımından orada bulunmaması gereken Aziz Paulus’a da yer verilmişti. İmparatorun tanrılaştırılmasıyla ilgili Roma resim geleneğini izleyen bu betimleme düzeni Bizans kiliselerinde başlıca yortulardan birinin simgesi olarak kullanıldı. 11. yüzyıla gelindiğinde Batı Kilisesi de İsa’nın cepheden görünüşünü benimsemişti. Ama Batı’da kullanılan biçiminde, İsa’nın ellerini iki yana açarak yaralarını göstermesi, onun tanrısal değil, insani doğasını vurguluyordu. Gene bir mandorla içinde sunulmasına karşın her zaman meleklerin desteğinde ya da meleklerle çevrili değildi; dolayısıyla göğe kendi gücüyle yükseliyordu. 12. yüzyılda Göğe Çıkış’ın bu biçimi Fransız romanesk kilise mimarlığının iç bezemelerinde çok sık kullanıldı.

Rönesans’ta ve barok dönemde de yaygınlığını koruyan bu sahnede İsa’nın betimlenmesi gelenekleşmişti. Ortaçağda, görsel ve dramatik sunuşlara büyük ilgi gösteren halk, İsa’nın Göğe Çıkışı Yortusu’nda düzenlenen törenlerden çok etkilenirdi. Halk arasında, Hz. İsa’nın Havarileriyle birlikte Zeytin Dağına yürüyüşünü simgeleyen bir ayin alayı düzenlenir, kilise tavanındaki bir aralıktan, İsa figürlü« bir haç ya da göğe yükselen İsa heykeli çıkarılırdı. İsa’nın Göğe Çıkışı Yortusu’nda Batı kiliselerinde düzenlenen ayinlerin ayırıcı özelliklerinden biri, İncil’den bölümlerin bir ezgi eşliğinde okunmasından sonra, Hz. İsa’nın yeryüzünden ayrılmasının simgesi olarak Paskalya mumunun söndürülmesidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder