Arap-İsrail Savaşları Sebepleri ve Sonuçları - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 28, 2018

Arap-İsrail Savaşları Sebepleri ve Sonuçları

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Arap-İsrail Savaşları Sebepleri ve Sonuçları

Arap-İsrail Savaşları ile ilgili genel tarihi bilgiler. Arap- İsrail savaşlarının sebepleri ve sonuçları hakkında haritalı bilgiler.


Arap-İsrail Savaşları, İsrail ile çeşitli Arap kuvvetleri arasındaki başlıca çarpışmalar. En önemlileri 1948-49, 1956, 1967, 1973 ve 1982 savaşlarıdır.

Arap-İsrail Savaşları Sebepleri ve Sonuçları
Arap-İsrail Savaşları Sebepleri ve Sonuçları

İlk savaş, 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti’ nin ilanından hemen sonra çıktı. Mısır, Ürdün, Irak, Suriye ve Lübnan’dan gelen Arap kuvvetleri, Filistin’in Yahudilere verilmemiş bulunan güney ve doğu bölgelerini işgal etti ve ardından küçük bir Yahudi mahallesi olan Eski Kudüs’ü ele geçirdi. Bu arada İsrailliler Yahuda Tepeleri üstünden Kudüs’e giden ana yolu denetim altına alarak, Arap saldırılarını püskürttü. 1949’un başlarına gelindiğinde İsrailliler Gazze Şeridi dışında, eski Mısır-Filistin sınırına kadar uzanan bütün Necef’i işgal etmeyi başarmıştı. Şubat 1949″dan temmuza değin İsrail ile Arap ülkeleri arasında ayrı ayrı yapılan ateşkes antlaşmaları sonucunda, görüşmelerden önceki hattın geçtiği yerde geçici bir sınır belirlendi.

Mısır’da Cemal Abdünnasır’m iktidara gelmesiyle gerginlik yeniden arttı; Nasır’ın Avrupalılar’ın denetimindeki Süveyş Kanalı’na el koymasının doğurduğu uluslararası bunalımın tam ortasında. Ekim 1956’da İsrail, düşman Arap üslerini imha etmek üzere Sina Yarımadasına girdi. İsrail ordusu beş gün içinde binlerce tutsak alarak Gazze, Rafa ve el-Ariş’i ele geçirdi ve yarımadanın Süveyş Kanalının doğusunda kalan kesiminin büyük bölümünü işgal etti. Böylelikle İsrail, Akabe Körfezi üzerinden deniz ulaşımını sağlayabilecek duruma geldi. Bu, Mısır için yeni bir tehditti. İngiliz-Fransız ortak müdahalesinin ardından Aralık 1956’da Birleşmiş Milletler Acil Kuvveti bölgeye yerleştirildi ve sonunda Mart 1957’de İsrail kuvvetleri geri çekildi.

Arap ve İsrail kuvvetleri 5-10 Haziran 1967’de üçüncü kez çarpıştılar; bu çarpışma daha sonra Altı Gün Savaşı olarak adlandırıldı. 1967’nin ilk aylarında İsrail köylerine yönelik Suriye bombardımanı yoğunlaşmıştı. İsrail hava kuvvetleri buna misilleme olarak Suriye’nin altı uçağını düşürünce Nasır, Sina sınırı yakınındaki kuvvetlerini harekete geçirdi. Bu savaş sırasında İsrail, Mısır hava kuvvetlerini saf dışı bırakarak hava üstünlüğünü sağladı. Bu savaşta Araplar Eski Kudüs’ü, Sina’yı, Gazze Şeridini, Şeria Irmağının batısında kalan ve Batı Şeria diye adlandırılan Ürdün topraklarını ve İsrail-Suriye sınırındaki Golan Tepelerini kaybettiler.

Altı Gün Savaşı’ndan sonra yer yer süren çarpışmalar 1973’te yeniden tam bir savaşa dönüştü. 6 Ekim’de, Yahudilerin kutsal günü olan Yom Kippur’da İsrail, Süveyş Kanalı üzerinden Mısır’ın, Golan Tepelerinden de Suriye’nin saldırısına uğradı. Arap kuvvetleri daha önceki savaşlara oranla çok daha iyi çarpışarak İsrail’i ağır kayıplara uğrattı. Bununla birlikte İsrail ordusu Suriye topraklarına girdi ve Süveyş Kanalını geçip kuvvetlerini kanalın batı yakasına yığarak Mısır ordusunu kuşattı.

İsrail ve Mısır kasımda bir ateşkes antlaşması, ardından da 18 Ocak 1974’te bir barış antlaşması imzaladılar. Antlaşma uyarınca, İsrail, Sina’da Mitla ve Gidi geçitlerinin batısına çekilecek, buna karşılık Mısır da kanalın doğu yakasındaki güçlerini azaltacaktı. İki ordunun arasına BM barış gücü yerleştirildi. Bu antlaşma 4 Eylül 1975’te imzalanan ikinci bir antlaşmayla tamamlandı. İsrail ile Suriye arasında da 31 Mayıs 1974’te, her iki tarafın kuvvetlerinin bir BM tampon bölgesiyle ayrılması ve savaş tutsaklarının değiştirilmesi kararlarını da içeren bir ateşkes antlaşması imzalandı.

İsrail’in Sina’dan tümüyle çekilmesinin üzerinden altı hafta geçmeden, 5 Haziran 1982’de, İsrail ile Filistin arasında yeniden tırmanan gerginlik, İsrail’in Beyrut’u ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) kamplarının bulunduğu Güney Lübnan’ı bombala-masıyla sonuçlandı. 14 Haziran’da İsrail kara kuvvetleri Beyrut’un banliyölerine kadar ilerlemiş ve kenti kuşatmıştı. Ancak İsrail hükümeti ilerlemeyi durdurmayı ve FKÖ ile görüşmelere başlamayı kabul etti. Uzun bir erteleme dönemi ve Batı Beyrut’ un İsraillilerce aralıksız bombardımanından sonra FKÖ, çokuluslu kuvvetlerin denetiminde kenti boşalttı. Filistinliler mülteci kamplarına gönderildi. İsrail birlikleri de Haziran 1985’e kadar Batı Beyrut’tan çekildi.

Ama iki taraf arasındaki düşmanlıklar sürdü. 9 Aralık 1987’de İsrail işgali altındaki Gazze Şeridi ile Batı Şeria’da ve Kudüs’te Filistinliler gösteriler başlattılar. Daha sonraki yıllarda da süren gösteriler intifada olarak adlandırılan bir halk ayaklanmasına dönüştü. İsrail hükümetinin ayaklanmayı sona erdirme girişimleri başarısız kaldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder