Böbrek Yetmezliği Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır ? - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mart 21, 2018

Böbrek Yetmezliği Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır ?

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Böbrek Yetmezliği Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır ? 

Böbrekler yaklaşık 150 gr ağırlığında, 12 cm uzunluğunda olup fasulye şekillidir. Bel hizasında, omurganın her iki yanında bulunurlar. Nefron ise böbreğin en küçük yapısal birimidir. Ortalama 2 milyon nefron bulunmaktadır. Nefronlarda süzme, geri emilme, salgılama gerçekleşir. Böbreklerde dakikada 1,2 litre kan geçişi olur. Oluşan idrar, idrar torbasına gelerek dışarı atılır. Yaşla birlikte böbrek fonksiyonlarında azalma olur.


Böbreklerimizin en önemli görevi vücudumuzdaki zararlı ve atık maddeleri (üre, kreatinin, ürik asit gibi) süzmektir. Tuz, potasyum, magnezyum, kalsiyum, fosfor gibi minerallerin ve suyun dengede kalmasını sağlar. Böbrekler bazı hormonlar salgılar. Renin hormonu ile tansiyon dengelenir. Eritropoetin hormonu ise kan yapımı için gereklidir. Vücudun asit-baz dengesini düzenlerler. Kalsiyum, fosfor dengesi ile kemikler sağlıklı tutulur. Böbrekler küçük olmasına rağmen vücut için çok önemli organlardır. Böbrek yetmezliği meydana gelince tüm bu fonksiyonlarda azalma ve bozukluk görülür. Böbrek yetmezliğine ait şikayet ve bulguların oluşması için her iki böbreğin de görevlerini yapamaması gereklidir.

Böbrek Yetmezliği Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır ?
Böbrek Yetmezliği Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır ? 

Böbrek yetmezliği ilerleyici ve geri dönüşsüz ise kronik böbrek yetmezliğidir. Yetmezlik hızlı gelişir ve iyileşme ihtimali olursa akut böbrek yetmezliğidir. Akut böbrek yetmezliği zamanında tam alırsa etkin tedavi ile iyileşir. Bazen kronik böbrek yetmezliği (KBY) ile takip edilen hastalarda idrar yolu iltihabı, gentamisin gibi böbreğe zarar veren bazı ilaçlar, ateşli hastalıklar, kanamalar, sıvı kayıpları nedeniyle yetmezlik ilerler.Böbrek yetmezliğinin en sık nedenleri şunlardır: Glomerülonefritler, şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, idrar yollarında tıkanma, amiioidoz, polikistik böbrek gibi ailesel hastalıklar, böbrek damarlarında tıkanıklık, böbrek iltihabı, böbrek taşı, böbrek kistleri, VUR denilen hastalıkta idrarın böbreğe geri kaçışı, fenasetin, gentamisin, ciprofloksazin gibi ilaçlar.

Bulgu, Belirti Ve Yakınmalar

Böbrek yetmezliğinin azalmış yedek güç, böbrek yetersizliği, ağır böbrek yetmezliği ve üremi ile seyreden ileri yetmezlik evreleri bulunur. Yetmezliğin ilk evresinde herhangi bir bulgu ve belirti yoktur. Yetmezlik ilerledikçe su ve mineral dengesi bozulmaya başlar. Halsizlik, bulantı, kusma, baş ağrısı, deride renk değişikliği, iştahsızlık, kaşıntı, baş dönmesi, kansızlık, vücutta sıvı birikmesi ve buna bağlı olarak bacaklarda şişme, tansiyon yükselmesi, kalp yetmezliği ortaya çıkar. Nefes darlığı, çarpıntı olur. Potasyum yükselmesi ve akciğerde çok sıvı birikmesine bağlı ölüm olabilir. Çeşitli kanamalar görülebilir. İdrar çıkışı azalır ya da durur. Bazı böbrek hastalıklarında idrar çıkışı artmaktadır. Nefes, amonyak kokar. Huy değişiklikleri gözlenir. Şuur bulanıklığı ve koma görülür.
Muayene bulgusu olarak; cilt rengi soluk kirli ve sarı renktedir, tansiyon yüksektir, bazı hastalarda şuur bulanıklığı tespit edilir. Bacaklarda basmakla iz bırakan ödem mevcuttur. Boyun damarları kabarıktır. Solunum seslerinde ise dinlemekle akciğerde su tutulma bulgusu tespit edilir.

Kan tahlilinde anemi saptanır, üre ve kreatinin değeri yükselmiştir. Fosfor ve PTH (parathormon) yükselmiş, kalsiyum düşmüş, potasyum yükselmiştir. Kanda albümin değerleri de düşük çıkabilir. Bir çeşit böbrek fonksiyonu değerlendirme yöntemi olan GFR (glomeruler filtrasyon değeri) hesaplanır. 24 saatlik idrarda GFR heaplanması en güvenilir olandır. GFR düşüklüğü saptanır.

Hafif KBY: GFR 50-75 ml/dk, Orta KBY: GFR 250-50, Şiddetli KBY GFR: 10-25, Son dönem KBY’de ise GFR 20 ml/dk’dan azdır. Genelde son dönem böbrek yetmezliğinin tedavisi hemodiyalizdir.

EKG’de (kalp şeridi) değişiklikler gözlenir.
Ulstrasında böbrek kabuğu incelenmiştir. Kist, taş ve yapısal bir sıkıntı görülebilir. Böbrek biyopsisi böbrek hastalığının nedeni için önemlidir. İleri tetkik olarak MR gibi görüntüleme yöntemleri istenebilir.

Tibbi Tedavi
Böbrek yetmezliğinde diyetin yeri çok büyüktür. Kan kreatinin değeri 4 mg/dl ve üzeri olursa mutlaka protein kısıtlaması yapılır. Proteinler, yapılarda fosfor içerdikleri için tüketilmeleri halinde fosfor yükselir. Kanda protein düşüklüğü için fosforu yükseltmeyen protein ilaçları verilir. Yumurta beyazı saf protein içerip fosfor içermediğinden dolayı önerilir. Meyveler kısıtlanır çünkü potasyum içerirler. Potasyum yüksekliği ciddi sorunlara yol açabilir.

İdrar miktarı azaldıysa, ödemler varsa, tansiyon yüksekse, kalp yetmezliği su ve tuz kısıtlaması yapılır. Kansızlık için demir ilaçları verilir. Tansiyon yüksekliğinde lisinopril, ramipril, amplodipin gibi tansiyon düşürücü ilaçlara başlanır. Sıvı kaybına bağlı yetmezlikte, sıvı, yerine konur. Sıvı fazlalığında diüretik ilaçlar dediğimiz idrar söktürücüler (furosemid gibi) verilir.

Böbrek yetmezliğinde fosfor yüksekliği gelişir. Bunun için gıdalarla alınan fosforu bağlayan kalsiyum karbonat veya kalsiyum asetat ilaçları kullanılır. Böbrek yetmezliğine bağlı aktif vitamin D yapılması azalır ve parathormon (PTH) artar. Kemik yapısı bozulurken kanda kalsiyum miktarı da azalır. D vitamini eksikliği için kalsitriol gibi ilaçlar damar yoluyla veya ağız yoluyla doktorun önerisine göre uygulanmaktadır.

Hemodiyalize giren hastalarda demir depolarında azalma olabilir. Diyaliz esnasında damar yoluyla demir desteği uygulanabilmektedir.

Böbrek yetmezliği çok ilerlemişse hasta diyalize alınır. Kanda potasyumun çok yükselmesi, akciğerde nefes almayı engelleyen sıvı olması, üre yükseldiğine bağlı ciddi kanamalar gibi hayatı tehdit eden durumlarda acil olarak diyaliz tedavisi uygulanır.

Diyaliz, kanı temizleyen ve atık ürünleri, kimyasal maddeleri, fazla sıvıyı uzaklaştıran bir işlemdir. Hemodiyaliz veya periton diyalizi yapılır. Böbrek naklide son dönem böbrek hastaları için bir tedavi seçeneğidir.

Diyet Değişiklikleri

Böbrek fonksiyonlarının durumuna göre protein alımını sınırlamak veya artırmak gerekebilir. Böbrekler yetersiz çalıştığında protein metabolizması sonucu oluşan maddeler kanda birikebilir. Daha az protein alınması böbrekler üzerindeki yükü azaltır. Vücudun protein ihtiyacı da olması nedeni ile doktorun uygun gördüğü protein tüketimine göre diyet uzmanı planlama yapmaktadır. Protein açısından zengin besinler et, kümes hayvanları, balık, yumurta, süt ürünleri, soya ürünleri, baklagiller ve fasulyeyi içerir. Protein kısıtlaması yapıldığı zaman bu gıdaların alımına dikkat edilmelidir.

Böbrek yetmezliğinde kalp ve damar hastalıklarının riski artmaktadır. Doymuş yağ, trans yağ ve kolesterol oranı yüksek beslenme kalp hastalığına yol açan atardamarlarda plak oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Kolesterol, doymuş yağ ve trans yağı düşük olan daha sağlıklı gıdalar seçilmelidir.
Sodyum, vücutta sıvı tutulmasına (ödem) katkıda bulunur. Böbrek yetmezliğinin erken dönemlerinde idrar çıkışı fazla olduğu için sodyum kısıtlanmaz. Ama ilerleyen dönemlerde idrar miktarında azalma olduğu zaman, idrarla atılamayan sodyum su tutulumunu ve kan basıncını artırabilir. Diyalize giren hastalarda da ve içeceklerde tuz miktarı azaltılmalıdır.

Potasyum, böbrek yetmezliğinde tehlikeli boyutlara çıkabilir. Böbreklerden atılamayan potasyum kanda birikir. Kandaki potasyum düzeylerinin yüksek olması kalp için tehlikeli olabilir. Potasyum yüksekliğinde potasyumdan zengin meyve suyu, kuru meyveler, patates, muz, domates ve portakal gibi gıdalar kısıtlanır. Naproksen, ibuprofen, spironolakton, ACE inhibitörü, tansiyon ilaçları, anjiyotensin reseptör blokerleri, trimetoprim gibi ilaçlar kullanılıyorsa doktora bilgi verip alternatifi alınmalıdır.

Fosfor (fosfatlar), böbrek yetmezliğinde kanda birikebilir. Kanda fazla miktarda fosfor olması kemik metabolizmasını bozarak kemikleri zayıflatabilir. Fosfor birçok gıdada bulunduğu için diyette sınırlamak güçtür. Bunun yerine, doktor ya da diyetisyen tarafından yemeklere katılarak kullanılan kalsiyum karbonat gibi bir fosfat bağlayıcı alınması önerilebilir. Bazı böbrek yetmezliği ilaçlarının içinde de fosfat bağlayıcılar bulunmaktadır.

İleri derecede böbrek yetmezliğinde idrar çıkışı azaldığı için kalbe daha fazla yük bindirip tansiyonda yükselmeye neden olabilir. Doktorun değerlendirmesi ve günlük idrar çıkışına göre sıvı ihtiyacı belirlenmektedir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Reçetesiz OTC ürünleri ve bitkisel ürünler kan kimyasını değiştirerek böbreklere zarar verebilecek maddeler içerebilir. Herhangi bir OTC ilaç veya diyet takviyeleri almadan önce doktora danışılmalıdır.

Tansiyon, şeker hastalığı ve kolesterol yüksekliği gibi böbrekleri etkileyecek ek hastalıklar varsa iyi ve düzenli bir tedavi-takip altına girilmesi böbrek yetmezliğinin ilerlemesini azaltmada faydalıdır.
Hastalığa bağlı olacak günlük yaşamda kısıtlamalar strese ve depresyona neden olabilir. Bununla başa çıkmak için destek gruplarına katılınılabilir.

Böbrek yetmezliği nedeni ile hemodiyaliz makinesine girilmesinin amacı böbrekle atılamayan üre, kreatin, sodyum, potasyum ve fosfor gibi maddelerin vücuttan uzaklaştırılması, aşırı sıvının çekilmesidir.

Hemodiyalize giren az sayıda hastada geçici olarak saç dökülmesi olabilir. Ciltte geçici kuruluk ve kaşıntı olabilir. Birkaç ay sonra saçlar genellikle tekrar çıkar. Saç dökülmesi konusunda bakım önerileri okunabilir.

Sağlıklı böbrekler vücudunuzdaki sıvı dengesini kontrol eder. Böbrekleriniz sıvı dengesini kontrol yeteneğini kaybettiğinde, diyaliz aşırı sıvı birikmesi kaldırmak için yardımcı olabilir. Hemodiyaliz esnasında vücutta biriken aşırı sıvı hızlı bir şekilde çekilebilir, bu da kramplara ve tansiyon düşüklüklerine neden olur. Bunu engellemenin en iyi yolu, diyalizler arasında aşırı sıvı birikiminin engellenmesidir. Periton diyalizinde de vücuttan çekilebilen sıvı miktarına göre kişinin tüketebileceği sıvı miktarı hesaplanır. Aşırı sıvı tüketilmesi diyalizler arasında geçen sürede yüksek tansiyon ve nefes darlığı ile karakterize sıvı yüklenmesine neden olabilir. Zamanla, çok fazla sıvı yüklenmesi kalbi daha çok çalışmaya zorlayarak ona zarar verebilir. Günlük sıvı miktarının ciddi bir şekilde takibi ve doktorun önerilerine uyulması hastalık konforunu artırır. Özellikle tuz ve yapay tuzun kesilmesi susuzluk hissinin daha az olmasını sağlayarak sıvı kontrolüne katkı sağlar. Su yerine buz yenilmesi, aşırı sıvı alınmadan susuzluğu gidermenin pratik bir yoludur. Diğer hastaların deneyimlerinden ve diyet uzmanının tavsiyelerinden faydalanılabilir.

Diyalize giren ve susuzluk hissi nedeni ile aşırı su tüketimine bağlı sorunlar yaşayan bir kişi ne yapmalıdır?

• Diyet ile alınan tuz azaltılmalıdır. Tuz, susuzluğa neden olur. Sodyum içeriğini öğrenmek için gıda etiketlerinin okunması öğrenilmelidir. Günde kaç miligram sodyum alınabileceği diyet uzmanından öğrenilmelidir.

• Eczacıdan, tedavi için kullanılan ilaçların bir listesi alınıp onlar içinde yan etki olarak susuzluk ya da ağız kuruluğu yapan varsa öğrenilmelidir. Böyle bir yan etkisi olan varsa doktordan farklı ilaç istenebilir.

• Emmek için limonlu sert şekerler bulundurulmalıdır.
• Çok sevilen bir içeceğin olduğu sprey şişesi buzdolabına konmalıdır. Serinlik için ağız içine sprey sıkılarak rahatlanılır.

• Susuzlukla nasıl mücadele edildiği diğer hastalara sorulmalıdır.
Fosfat, böbrek yetmezliğinde kanda birikerek paratiroid hormonunun (PTH) artmasına, o da kemiklerde kalsiyum depolanmasının azalmasına ve kaşıntıya neden olur. Kalsiyum karbonat ve kalsiyum asetat gibi fosfor bağlayıcı maddeler yemeklerle beraber alınarak gıdalardaki fosforun emilmesi engellenir. Hastaların, önerilen fosfor bağlayıcı maddeleri düzenli kullanması böbrek yetmezliğinin giderilmesi ve kemik sağlığı için çok önemlidir.

Periton diyalizinde şekerli sıvılar kullanılır. Karın zarı olan peritondan bu sıvıdaki şekerin bir kısmı emilerek vücuda ekstradan birkaç yüz kalori verir. Bu ekstradan alınan kaloriyi dengelemek için şeker ve yağ tüketimini azaltmak, egzersiz ile kilo alımının engellenmesi gereklidir. Periton diyalizinin, evde yapılabilmesi ve hastaneye ihtiyacın azalması nedeni ile konforu daha fazladır.

Önerilen Besin Takviyeleri

• Hemodiyaliz ve periton diyalizi suda çözünen B ve C vitaminlerini azaltır. Böbrek yetmezliği diyetleri de B vitaminleri ve C vitamininden fakirdir. Bu nedenle, çok yüksek dozlarda olmamak koşuluyla böbrek yetmezliğinde ihtiyaç duyulan dozlarda günde bir defa B ve C vitamini desteği alınmalıdır.

• Diyalize girilen günlerde ise vitamin desteği diyalizden sonra alınmalıdır.
• Eğer reçetesiz vitamin desteği alınacaksa, etikette yazılı günlük önerilen sınır miktarına (RDA değeri olarak %100 diye günlük dozu belirtilir) göre destek alınmalıdır. Bazı desteklerde RDA değeri çok yüksek olup %1.000-2.000 civarıdır, bu yüksek dozlar gerekli değildir ve yan etki yapabilir. B vitaminleri için RDA değeri %100 civarında olanlar tercih edilir. Folik asit ve B6 vitamini istisnadır, kan yapımında görevli oldukları için RDA değerinin birkaç katı miktarda alınabilir.

• C vitamini günde yaklaşık 60 mg-100 mg’dan fazla alınmamalıdır. Azalmış böbrek fonksiyonu olan kişilerde C vitamininin yüksek düzeyde alınması okzalat taşı oluşmasına neden olabilir.
• B ve C vitamini desteği: Böbrek yetmezliği hastalarında günlük tavsiye edilen B ve C vitamini miktarları; Vitamin B-1 (Tiamin) 1,5 mg/gün(RDA %100 Vitamin B-2 (Riboflavin) 1.7 mg/gün, Vitamin B-3 (Niasin) 20 mg/gün (RDA %100), Vitamin B-6 (piridoksin) 10 mg/gün (RDA%500), Folik Asit 1 mg/gün (RDA %250), Vitamin B-12 (Kobalamin) 6mcg/gün (RDA %100), Biotin 300 mcg/gün (RDA %100), Pantotenik Asit 10 mg/gün (RDA %100), C Vitamini 60-100 mg/gün (RDA %100)’dır.

• Yağda eriyen A, E, K vitaminlerinin diyalizde kaybı olmadığı için desteklenmesi önerilmemektedir. Yağda eriyen diğer vitamin olan D vitamininin böbreklerde yapımının azalmasına bağlı eksikliği olabilir. Doktorun önerdiği miktarda destek olarak kullanılır.

• Çitosan: Deniz kabuklularında bulunan kitinden elde edilen doğal lif yapıda maddedir. Bir araştırmada, hemodiyalize giren hastalar günde 3 defa 45 mg çitosan içeren 30 tablet tüketmiş ve 4 hafta sonunda çitosan alan grupta hemoglobin değerinde artış, üre ve kreatinin düzeylerinde azalma saptanmıştır. 20 mg çitosan içeren sakızların günde iki defa çiğnenmesi ile tükürük ve serum fosfat düzeylerinde azalma elde edilmiştir. Fakat daha sonra yapılan bir çalışmada, çitosan içeren sakızın fosfat düşürücü etkisi saptanmamıştır.

Önerilen Bitkisel İçerikli Takviyeler

Böbrek yetmezliğinde bitkisel destekler ile ilgili az sayıda çalışma bulunmaktadır. Ürünlerin çoğunda toksik maddeler, ağır metaller ve pestisitler açısından inceleme yapılmadığı için böbrek yetmezliği hastalarında sorunlar yaşanmaktadır. Özellikle denetimsiz ve etiketsiz olan bitkisel ürünler kullanılmamalıdır.

Böbrek yetmezliği riski en çok olan bitkilerin başında aristolojik asit içeren Aristolochia Bructeatu isimli Çin bitkisi gelir. Özellikle Çin’de üretilen zayıflama ürünlerinde bulunmaktadır. Belçika’da bir ara sık görülen interstisyel nefritin nedeni olduğu bulunmuştur. 1970’lerde Balkan ülkelerinde görülen böbrek sorunları da Aristolochia clematidis bitkisinin tohumlarıyla bulaşmış beyaz unun insanlar tarafından uzun süre tüketilmesi sonucu olduğu değerlendirilmektedir. Balkan nefropatisi ismi verilmektedir. Ülkemizde kabalulak otu veya lohusa otu olarak da bilinen çeşidi bulunmaktadır. İleri derecede böbrek yertmezliği olanlarda potasyum, fosfor gibi minarellerden zengin bitkiler ile su ve tuz tutulumuna neden olabilen bitkiler doktor önerisi ve takibi olmadan tüketilmemelidir. Böbrek nakli olan hastalar, etkileşime girebileceği için özellikle sarı kantaron (Johns Wort), ekinezya, ginkgo, sarımsak, ginseng, zencefil ve mavi cohosh başta olmak üzere bitkisel destekler kullanmamalıdır.
• Böbrek yetmezliğinde kısıtlı tüketilmesi gereken potasyumdan zengin bitkiler: Alfaalfa, acı kavun, Amerikan ginseng, siyah hardal, devedikeni, hindiba, kişniş, karahindiba, çuhaçiçeği, feverfew, sarımsak, gotu kola, kudzu, limon, pelinotu, noni, papatya, semizotu, aspir, çobançantası, ısırganotu, zerdeçal.

• Böbrek yetmezliğinde kısıtlı tüketilmesi gereken fosfordan zengin bitkiler: Amerikan ginseng, acı kavun, hodan, kişniş, çuhaçiçeği feverfew, keten tohumu, bayır turbu, kuzukulağı, deve dikeni, soğan, semizotu, çobançantası, ısırgan otu, ayçiçeği, zerdeçal.

Böbrek Yetmezliğinde Araştirilan Bitkisel Destekler

• Astragalus membranaceus (Çin geveni): Standart tedavilerin yanında doktor kontrolü altında Astragalus kökü içeren bitkisel desteklerin kullanılması ile protein kaçağında azalma, hemoglobin ve serum albümininde artış gibi olumlu yararlar elde edilmiştir. Fakat çalışmalarda metodolojik ve teknik sorunlar olması nedeni ile net bir değerlendirme yapılamamaktadır.

• Ravent (Rheum officinale): Kronik böbrek yetmezliği hastalarında üre ve kreatinin değerleri üzerine olumlu etkileri bildirilmekle birlikte çalışmalardaki kalite sorunları net yorum yapmayı engellemektedir. Böbrek yetmezliğinde kullanımı ile ciddi bir yan etki bildirilmemektedir.
• Çin melekotu (angelica sinensis): Astragal birlikte çay olarak us ve Çin melekotunun ha damar içi fibrin tıkaçlarının azaltıldığı, hayvan çalışmalarında gösterilmiştir. Hayvanlarda proteinüriyi azaltarak böbrek fonksiyonları üzerine koruyucu etki göstermektedirler. İnsanlarda böbrek yetmezliği ile ilişkili araştırmalar planlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder