Bipolar Bozukluğunun Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mart 21, 2018

Bipolar Bozukluğunun Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Bipolar Bozukluğunun Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi 

Bipolar bozukluk manik depresyon olarak da adlandırılır. Bu akıl sağlığı sorununda, duygu değişiklikleri olur. Hastanın duygu durumu, duygusal olarak çok iyi durumdan depresyon durumuna değişkenlikler gösterir. Bipolar bozukluk, bu hastalığa sahip olan hastaların %15’inin intihara teşebbüs ettiği tehlikeli bir akıl hastalığıdır.


Hasta, depresyonda hissettiğinde, üzgün, umutsuz ve kendini pek çok aktiviteden keyif alamaz hisseder. Duygu durumu zıt yönde olduğunda ise hasta anormal şeklide enerjik hisseder. Bu duygu değişimleri, uykuyu, enerjiyi, davranışları ve düşünmeyi etkileyebilir.

Bipolar Bozukluğunun Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi
Bipolar Bozukluğunun Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi 

Duygu değişimleri nadir olarak meydana gelebilir ya da bir yılda çok sayıda ortaya çıkabilir. Bazı kişiler de duygusal belirtileri aralıklarla hissedebilir.

Bipolar bozukluk yaşam boyunca süren bir durum olmasına rağmen, hastanın duygu değişimleri ve diğer belirtiler bir tedavi planıyla kontrol altına alınabilir. Çoğu vakada, bipolar bozukluk ilaçlarla ve psikoterapi ile tedavi edilir.

Belirtiler

Bipolar ve benzeri hastalıkların birkaç türü vardır. Belirtiler, davranışlarda tahmin edilemeyen değişikliklere neden olabilir.

• Bipolar 1 bozukluk: Bu türde major bir depresyonunun hemen ardından anormal bir mutluluk hali ortaya çıkar. Bazı durumlarda da gerçeklik algısında bozukluk görülür.
• Bipolar 2 bozukluk: Duygu değişimleri görülür fakat hiçbir zaman manik durum oluşmaz.
• Siklotimik bozukluk: 1-2 yaşlarındaki çocuklarda görülen duygu değişimi bozukluğudur.
• Diğer türler: Bipolar ve benzeri bozukluklar; bazı ilaçlar, alkol, Cushing hastalığı, multiple skleroz ya da inme gibi hastalıklar tarafından uyarılabilir.

Bipolar 2 bozukluğu, bipolar 1 bozukluğunun daha yumuşak bir formu değildir ama bu tip için ayrı bir tanı koyulur. Bipolar 1 hastalığının manik kısımları ciddi ve tehlikeli olabilirken, bipolar2 hastalığına sahip kişiler uzun dönem depresyonda kalabilirler.

Bipolar bozukluk herhangi bir yaşta meydana gelebilirken, genellikle ergenlik döneminde ve 20’li yaşların başında tanı koyulur. Belirtiler kişiden kişiye ve geçen zamana göre değişiklik gösterir.



Bipolar Bozukluğun Nedenleri

Bipolar bozukluğun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat bazı faktörler bipolar bozukluk ile ilgili olabilir.

Biyolojik farklılıklar: Bipolar bozukluğu olan kişilerin beyninde bir takım fiziksel değişiklikler vardır. Fakat bu değişikliklerin nedeni henüz kesin değildir.

Genetik: Bipolar bozukluk, birinci derece akrabalarında bipolar bozukluk olan kişilerde daha yaygın görülür. Araştırmacılar, bipolar bozukluk ile ilişkili olabilecek genleri tespit etmeye çalışmaktadırlar.

Son yıllarda bipolar bozukluğun moleküler temellerini anlamaya yönelik yapılan çalışmalara göre, bipolar bozukluğun ana nedeni olarak, hücrelerde mitokondri isimli bir organeldeki fonksiyon bozukluğu üzerinde durulmaktadır. Bu organelde bulunan DNA’da, bipolar bozukluk ile ilişkili polimorfizmler (DNA dizi değişiklikleri) tespit edilmiştir. Başka bir çalışmada da, bipolar hastası kişilerde, beyinde frontal korteks kısmında fosfokreatinin seviyesinin düşük olduğu gözlemlenmiştir. Fosfokreatinin ise, hücrede ATP (enerji) için bir kaynak görevi görür. Hastalardan alınan hücrelerden türevlenen uyarılmış pluripotent kök hücrelerinden oluşturulan bipolar bozukluk modelinde normal hücrelere kıyasla, mitokondrilerde şekil ve fonksiyon bozuklukları gözlemlenmiştir.

Hücrede oksijenli solunum için önemli olan TCA döngüsünün de bipolar bozukluk durumunda bozulduğu görülmüştür. Pirüvat ve alfa-ketoglutarat seviyelerinin bipolar hastası kişilerinin serumlarında yüksek olduğu tespit edilmiştir. Pirüvat glikolizin son ürünüdür ve TCA döngüsü için yakıt görevi görür.

Komplikasyonlar

Eğer bipolar bozukluk tedavi edilmezse, hastanın yaşamının her alanını etkileyen ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sorunlar; ilaç ve alkol kullanımı, intihar ya da intihar girişimleri, yasal ya da finansal sorunlar, insan ilişkilerinde sorunlar, düşük iş ve okul performansıdır.

Önleyici Yöntemler

Bipolar bozukluğu önlemek için kesin bir yol yoktur. Fakat, akıl sağlığı bozukluğuna dair erken bir belirti görüldüğünde tedaviye başlanması bipolar hastalığın ya da diğer akıl sağlığı sorunlarının daha da kötüleşmesini engeller.

Eğer bipolar hastalık tanısı konulursa, bazı stratejiler belirtilerden bazılarını engelleyebilir.
• Belirtilere erken tanı koyulması
• Alkol ya da eğlendirici özellikteki ilaçların kullanılmasından kaçınılmalıdır.Çünkü bu belirtiler hastalıkların kötüleşmesini önler.
• İlaçların tavsiye edilen şekilde alınması gereklidir.

Tanı Koyulması

1) Fiziksel muayene: Doktor fiziksel bir muayene yapabilir ve sağlık durumunu belirlemek için bir laboratuvar testi isteyebilir.
2) Psikiyatrik değerlendirme: Bir psikiyatrist ile hasta, düşünceleri ve hisleri hakkında konuşur. Ayrıca, hasta bir anket doldurabilir.
3) Duygusal değişikliklerin belirlenmesi: Bunu belirlemek için, hastadan günlük duygusal değişiklikleri ile ilgili kayıt tutması istenir. Bu kayıtlar tanı ve uygun tedavinin bulunması için işe yarayacaktır.
4) Doktor hastanın belirtilerini bipolar bozukluk ile ve diğer akıl hastalıkları ile kıyaslar.

Tedavi

• İlaçlar: Hastadaki duygu değişimlerini azaltmak için kullanılır.
• Devamlı tedavi: Bipolar bozuklukta, hasta kendini iyi hissetse bile sürekli olarak tedaviye devam edilmelidir.
• Günlük tedavi: Doktor günlük olarak psikiyatrik terapi önerebilir.
• Bağımlılık tedavisi: Eğer hastada alkole ya da bir ilaca bağımlılık varsa, bu bağımlılıktan kurtulmaya yönelik de tedavi uygulanır.
• Hastanede tedavi: Hastada manik depresif bir hal ve intihara eğilim varsa, tedavisine hastane ortamında devam edilmesi önerilir.

Hastanın tedavisi için kullanılan ilaçlar; ruh halini destekleyici özellikte, antipsikotikler, antidepresanlar ve ankisiyete önleyici ilaçlardır.

Psikiyatrik hastalıklar için güncel tedaviler geliştirme çalışmaları, hayvan modelleri ve hücresel modeller üzerinde yapılan deneylerin, kliniğe uygulandığında aynı şekilde sonuç vermemesi nedeniyle aksamaktadır. Bu durumda, hastanın kendi hücrelerinden türevlenen uyarılmış pluripotent kök hücrelerin üzerinde deney yapılması daha uygun bir yöntem olabilir. Ayrıca, kök hücreler ile oluşturulan hastalık modellerinde, bipolar bozukluk durumunda mitokondride kesintiye uğrayan moleküler mekanizmaları hedefleyen ilaçların geliştirilmesi uygun bir strateji olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder