Toprak Kursun Gecirme Kitap Ozeti - Ders Kitabı Cevapları ve Çalışma Kitabı Cevapları

Yeni Yayınlar

Haziran 12, 2013

Toprak Kursun Gecirme Kitap Ozeti

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 
444 TOPRAK KURŞUN GEÇİRMEZ KİTAP ÖZETİ


KİTABIN ADI:Toprak Kurşun Geçirmez
KİTABIN YAZARI:Şemsettin ÜNLÜ
YAYIN EVİ ADRESİ:Remzi Kitapevi/Çağaloğlu-İstanbul
BASIM YILI:1988

KİTABIN KONUSU:Halkın 93 Harbi dediği 1877 Osmanlı-Rus savaşı.

KİTABIN ANAFİKRİ:Her türlü şartta Türk Askerinin vatan toprağını müdafa edeceği.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESi:Kitapta olaylar ve şahıslar, kitabın konusu savaş olduğu için çok ayrıntılı tasvir edilmiş, savaş okuyucunun gözünde canlandırılmıştır.

SAHISLAR:
YUSUF:Esmer yanığı ,uzun boylu, kısık kara gözlü bir kura eri.
AHMET MUHTAR PAŞA:Ordu komutanı.
BİNNAZ NİNE:Yusuf’un anası.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:Kitap tarihi bir kitap olması ve Türk 
Tarihini anlatması bakımından okunması gereken bir kitaptır.

KİTABIN ÖZETİ:Rusların Türk topraklarına dayanmasıyla Osmanlı Padişahı’nın emriyle Anadolu’nun herbir yanından insanlar asker olmuştur.Yusuf’unda içleride bulunduğu üç yüz sekiz kişi savaşmak için yola döküldüler.Vatanı, milleti, namusu korumak için asker oldular.Yedi gün karlı yollarda yolculuktan sonra Anadolunun eski bir kenti olan Egin’e geldiler.Burada dinlendiler.Daha sonra yola çıktılar.Yola çıkışlarının on sekizinci günü Erzurum’a vardılar.Yusuf’un yola düşmesiyle onun ninesi çok endişelenir.Çünkü şehirli,kafilenin başına çok kötü şeyler geldiği dedikodusunu atmıştır.Erzurum Pasinler’e bakan sırtlarda öbek öbek çadırlı ordugahlar kuruldu. Yurdun dörtbir yanından gelenlerin eğitildiği , giydirildiği yerlerdi bunlar.Yaşı elliye varmış Erzurum’lular kısacık ömürleri boyunca iki kez savaş tatmış, şimdi üçüncü kez düşmanın sınırda yurlarını özgürlüklerini elinden almak için toplandıklarını görüyorlardı.Üç yıl önce sevgi gösterileriyle İstanbul’a uğurladıkları Ahmet Muhtar Paşa Erzurum’luların gözünde kahraman gibiydi.Ahmet Muhtar Paşa’nın yeniden ordu komutanlığına atandığını,yolda olduğunu öğrendiler.Yusuf’la arkadaşları nisan sonlarında Ardahana vardılar.Bu sırada Rus Kafkas Ordusu dört koldan sınırı geçmiştir.Ahmet Muhtar Paşa 24 Nisan günü Kars’ta komutanlık karargahının toplantı odasında paşalardan, müstehkam mevki komutanlardan, kurmaylardan oluşan yirmiden çok subaya İstanbuldan gelen telgragfı okudu.Bu telgrafta Rusya’nın Osmanlı Devleti’yle savaşmaya kararlı olduğu yazıyordu.Rusların tek bir amacı vardı Tuna’yı aşıp Balkanlar’a inmek.Bizim hedeflerimiz ise kendi sınırlarımızı koruyabilmekti.Kars’ın güneyinden başlayan düşman ilerleyişinin asıl amacının Erzurum yolu üzerindeki geçitleri gwçirmek olduğundan kuskusu yoktu Ahmet MuhtarPaşa’nın.Yusuf ve arkadaşları ikinci nizamiye taburuna katılmışlardı.Yusuf sık sık keşif görevlerine katıldı.Koyunpınarı mezrasında Yusuf ve Çavuş arkadaşlarıyla keşif için bir bayırı tırmanıyordu.Çavuş ‘’yatın ulan yatın Ruslar bunlar’’ diye bağırdı.Bayırn öteki yanu-ında sel yatağının dirseğindeki pınarın başındaydı Rus süvarileri.Bir ara Rus süvarileri atlarına doğru ayaklandılar.’’Gördüler gördüler ‘’ dedi çavuş , tüfegini doğrulttu, başka bir şey söylemeden tetiğe bastı.Barut sesini ilk kez duyanların yüzü bomboz olmuştu.Taburlar bütün subayları,erleriyle silah başında bekledi o gece.Yusuf’un Emiroğlu tabyasındaki haber merkezi geldiğinde Rus saldırıları başlamıştı.Baskına uğrayan Türk piyadeleri alacakaranlıkta kalabalık düşmanı görünce şaşkınlıktan kurtaramadılar kendilerini,süngülerin dipçik darbelerinin altında cansız kıvrılıp kaldılar.Baskıncı düşman piyadeleri ikinci hat siperlerine atıldığı sıra ‘’silah başına borusu’’ istihkamlar tarafından çalındı.Baskıncıların verdiği şaşkınlıktan kurtulan Türk taburunun ikinci hattındaki birlikler’’Allah Allah sesleriyle karşı saldırıya geçtiler.Korkusuzca atıldılar baskıncının üstüne.Baskıncı düşman piyadeleri yaralılarını ölülerini bırakıp geri döndüler.bundan yarım saat sonra düşman topçuları yaklaşık on bin kişi ile ikinci hat mevzilerini ateş altına aldılar. 16 Mayıs’ta Atdahan kalesinin güneydoğu kanadına yapılan Rus saldırısı kendilerininde beklemediği bir sonuçla sonuçlandı.Albay Kamarov komutasındaki bir tümen Ardahan’dan güneye Oltu yönünr ilerledi.Rus birliklerinin sınırı geçtiği Türk topraklarında ilerlemeye başladığı günlerde dost deyip düşmandan yana çıkmış Ermenilerden üç bin beş yüz kadarı yollara dökülmüştü.Aylarca çetin iklim koşullarında savaştılar ama savaş Rusların lehine oldu.Edirne’de imzalanan ateşkesten sonra Rus Ordusunu’nun büyük bir bölümü İstanbul’un burnu dibine Ayastafanos’a kadar ilerledi.Ayastafanos Antlası orada silahların gölgesinde yapıldı.Antlaşmaya göre Romanya ,Karadağ ,Sırbistan üstündeki Osmanlı egemenlik hakları kaldırıldı.Batum ,Ardahan ,Kars Ruslara bırakıldı. Yusuf ve arkadaşları ikişer üçer eve döndü. Eve geldiğinde arkadaşları Binnaz nineye oğlun geldi diye bağırdı.Binnaz nine kapıları ardına kadar açık bırakıp koşmaya başladı.

‘’Yusuf’um oğlum yiğidim’’diye oğluna sarıldı.

SİMON : Sezgisel kişiliği sayesinde olayları daha önceden görüp erken uyarı sistemi yaratmaştır grup içinde.
DOMUZCUK :Doğruyu ve yanlışı mantık süzgecinden geçirirken mantığına uyandan yana olmasıyla ve korkularına yenilmesiyle sonu ölümle noktalanmıştır.
JACK :Katolikliğinden olsa gerek her şeye karşı farklı bir bakış açısı kazandırıyor.Beraberinde getirdiği liderliği kullanmak istiyor.lider durumundan yönetilen olmak onun savaşımcı olduğunun en büyük göstergesidir. 

OLAYLAR
CANAVAR :Kafalarında büyük bir yer eden canavar gerçekte hiç bir kişiliği olmayan bir domuz kafasından ibarettir.Burada canavar yazarın kendisi olarak karşımıza çıkıyor.Yazar geçmişi ile olan anlaşmazlıkları kitabında çözüme getirmek için uğraşıyor.Küçüklüğünde,kişiliğini belirleme çalışması esnasında etrafında beliren kişileri teker teker ele alıp kendi kafasınca yorumlar.
DENİZ KABUĞU:Liderliği temsil eden en büyük olay olarak karşımıza çıkıyor.Uğruna büyük grubu ikiye böldürüyor.Herkes kendi borusunu öttürmek istiyor.Boruyu alan kalkıp konuşuyor.

5.KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:

Aklımdan geçen her sorunun cevabını kitap kendi içinde saklıyor ve yaptığı cimrilikle bunu okuyucuya açmıyor.Yazar bunu kendi için yazmış olabilir nedeni ise okuyan herkes kendine göre bir pay çıkarıyor, kimin yorumu gerçeğe daha yakın anlaşılamamaktadır.bunlara rağmen popüler tarzda bir roman olduğunu söyleyebilirim çünkü okuyan kişiye zevk veriyor ve içindeki boşluğu kapatabiliyor.İnsanın kendi içine dönmesi gerekirken dış dünyaya yönlendirip içimizdeki macera aşkını depreştiriyor.

6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:

William Golding 1911 yılında Cornwall’da doğdu.Oyuncu , öğretim görevlisi,denizci,müzisyen ve son olarak okul müdürü sıfatlarıyla çalıştı.1934’te Poems adlı ilk kitabını yayımladı.1940 yılında Kraliyet donanmasında görev aldı.1954’te yayımlanan ilk romanı Sineklerin Tanrısını kaleme aldı.1961 yılında öğretmenliği bıraktı ve kendini tamamen yazmaya adadı;Kule veÇatal Dilde dahil olmak üzere toplam oniki roman yazdı.Sineklerin Tanrısı 1963 yılında Peter Brook tarafından filme alındı.1983 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü.Golding 1988 yılında “Sir”ünvanını aldı.1993 yazında hayata gözlerini yumdu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder