Hiponatremi Belirtileri ve Tedavisi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mart 25, 2018

Hiponatremi Belirtileri ve Tedavisi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Hiponatremi Belirtileri ve Tedavisi

Hiponatremi, kandaki sodyum düşüklüğüdür. Sodyum sinirlerin, kasların ve diğer dokuların sağlıklı çalışması için gereklidir, tansiyon dengesini sağlar. Hiponatremi bu fonksiyonların zayıflamasına yol açar, şiddetli vakalar ölümcül olabilir.


Hiponatremi Belirtileri
Hiponatremi ile birlikte kan seyrelir ve vücut hücreleri su alarak şişer. Hiponatremi belirtilerinin çoğuna bu şişmeye karşı hassas olan beyin hücreleri neden olur. Aşağıdaki belirtiler görülebilir:

Hiponatremi Belirtileri ve Tedavisi
Hiponatremi Belirtileri ve Tedavisi

Bilinç bulanıklığı
Vücutta titreme, istemsiz kas hareketleri
Yorgunluk
Baş ağrısı
Huzursuzluk, rahatsızlık
İştah kaybı
Kas krampları
Kaslarda zayıflık
Bulantı, kusma
Şiddetli hiponatremi, kişinin komaya girmesine ve ölüme neden olabilir.

Not: Kandaki normal sodyum seviyesi aralığı litrede 135-145 milieşdeğer gramdır. Uluslar arası birime göre 135-145 milimol/litredir (mmol/L).

Hiponatremi Neden Olur?
Kanda su ve sodyum denge halinde bulunur. Bu denge üç farklı şekilde bozularak hiponatremiyi ortaya çıkarabilir:

1) Övolemik Hiponatremi
Bu tür hiponatremide vücuttaki toplam su miktarı artmıştır, ancak sodyum seviyesi sabit kaldığı için sodyum oranı düşmüştür. Aşağıdaki nedenlerle görülebilir:

Böbrek yetmezliği: Böbrekler fazla suyu atamaz.
Konjestif kalp yetmezliği: Vücutta su toplanmasına neden olur.
ADH hormonu fazlalığı – SİADH sendromu: Böbreklerdeki su tutulumunun artmasına yol açar.
Aşırı miktarda su içmek (egzersiz esnasında su kaybı endişesi ile sık yaşanmaktadır)
2) Hipervolemik Hiponatremi
Vücuttaki hem su hem de sodyum miktarı artmıştır. Ancak su miktarı daha fazla artmıştır. Övolemik hiponatremiden farkı, sodyum miktarının da artmasıdır. Ancak bu artış kandaki sodyum-su dengesini sağlayacak miktarda değildir.

3) Hipovolemik Hiponatremi
Vücutta hem su hem de sodyum kaybı vardır, ancak sodyum kaybı daha fazladır. Aşağıdaki nedenlerle görülebilir:

Aşırı terlemek
Kusmak
İshal olmak
Vasopressin vb. bazı idrar söktürücü ilaçların kullanımı
Vücudun büyük bir kısmını etkileyen yanıklar
Aşağıdaki etkenler de hiponatremiye yol açabilir:

Böbreküstü bezi sorunları
Hipotiroidi (tiroid hormonu yetmezliği)
Karaciğer sirozu
Sülfonilüre ilacı
Hiponatremi Tedavisi
1) Beslenme Önerileri
Şiddetli olmayan hiponatremi vakalarının tedavisinde yaşam tarzına özen göstermek, su ve gıda tüketimine dikkat etmek yeterli olabilir. Aşağıdaki önerileri değerlendiriniz:

Günde 10 litreden fazla, saatte 1.4 litreden fazla su içmeyin. Daha fazlasını böbrekler süzemez. Hiponatreminiz olduğunu biliyorsanız, günde 1 litreden fazla su içmeyin.
Aktif bir yaşamınız varsa sporcu içecekleri tüketin. Sodyum ihtiyacını karşılayacaklardır.
Bir bardak suya bir tutam tuz ekleyerek tüketin.
Hindistan cevizi suyu için.
Günlük Sodyum İhtiyacımız: 1500 mg civarıdır. Günlük tüketim 2300 miligramı geçmemelidir. Ancak hafif hiponatremi vakalarında bu rakam bir miktar geçilebilir. Aşağıda bazı besinlerin içerdikleri sodyum miktarını sıralıyoruz:

Bir çay kaşığı tuz: 2300 mg (Dolayısıyla günlük sodyum ihtiyacını fazlasıyla karşılamaktadır. Hiponatremi olmadığı sürece fazlası tüketilmemelidir.)
100 gram peynir: 215 mg
100 gram zeytin: 1556 mg (5 adet zeytin: 550 mg)
Bir bardak sebze suyu: 500 mg
2) Gereksiz Yere İlaç Kullanmayın
Doktorunuz önermediği sürece diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar kullanmayın.
Kandaki sodyum dengesini kavrayabilmenin pratik yollarından biri de idrar rengidir. İdrar tamamen berrak ise vücutta fazla su var demektir. Su tüketimi kısıtlanmalı, idrarda az miktarda sarı renk yakalanmalıdır.

3) Hastane Tedavisi
Kişi hiponatremi nedeni ile bilinç bulanıklığı yaşamaya başlamış ise, beyin olumsuz etkilenmiş demektir. Bu belirtiyi gösteren kişi hastane koşullarında tedavi altına alınmalıdır.

Damar yolundan yüksek yoğunluklu (%3) hipertonik sodyum solüsyonları verilebilir.
Çoğu hastada, su tutulumuna neden olan etken bertaraf edildiğinde böbrekler başka bir müdahaleye ihtiyaç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder