Belkıs Akkale Kimdir?

Belkıs Akkale Kimdir?
Türk halk müziğinin usta isimlerinden biri olan, türkü bacı lakaplı Belkıs Akkale, 17 Mayıs 1952 yılında İstanbul’da doğmuştur. Aslen Malatyalı olan Belkıs Akkale’nin müziğe olan yeteneği çocuk yaşlarda ortaya çıkmıştır. Türkülere olan tutkusunu eşsiz sesiyle milyonlara aktaran başarılı türkücü, ayrıca birçok sinema filminde de rol almıştır. Türk halk müziğine verdiği katkılardan ötürü, devlet tarafından “Devlet Solist Sanatçısı” unvanına layık görülmüştür. Sami Doğan Yılmaztürk ile evli olan Akkale’nin, bu evlilikten doğan Doğancan adında bir çocuğu vardır. Belkıs Akkale, çeşitli etkinliklerde kendisine verilen “Yılın Sanatçısı” ödülleri ile örnek bir sanatçı olmuştur.

Belkıs Akkale’nin Çocukluk Dönemi ve Sanat Hayatı
1940’lı yıllarda İstanbul’a göçen Malatyalı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Belkıs Akkale, çocukluk dönemi boyunca dikkatleri üzerine toplayan bir kişi olmuştu. Babası Abdullah Akkale’nin Türk halk müziğine karşı olan ilgisi sonucunda Belkıs Akkale’nin müzik yeteneği keşfedilmişti. Henüz ilkokul çağlarındayken türkü söylemeye başlayan Belkıs Akkale, ilkokuldan sonra tam yedi yıl boyunca halk müziği eğitimi aldı. Bu eğitimler sırasında Halk müziği kültürünü iyice genişletti. Onu dinleyen insanlarda hayranlık bırakan bir sese sahip olması, bu eğitimler sayesinde gerçekleşti. Daha sonrasında ise Belediye Konservatuarında bir eğitim daha aldı.

Belkıs Akkale
Belkıs Akkale, yetişkinliğe geçtiği dönemlerinde türkülerini söyleyerek sahne alabilmek için 22 yaşına kadar bekledi. 1974 yılında sahne alırken, kendisini dinleyen insanları kısa bir sürede etkilemeyi başardı. Yine aynı dönemde bir diğer halk müziği sanatçısı olan İzzet Altınmeşe ile tanıştı. Güçlü bir sese ve geniş bir halk müziği repertuarına sahip olması nedeniyle, Belkıs Akkale’nin sanat hayatının verimli geçeceği o dönemlerden belli olmaya başlamıştı. Ankara Radyosu’nun saygın isimlerinden Mustafa Geceyatmaz, Belkıs Akkale’yi ilk olarak keşfeden kişidir. Akkale’nin güçlü sesi Mustafa Geceyatmaz’ı bir hayli etkilemiş, ardından kendisini Ankara Radyosu’na davet etmişti. Gelen daveti kabul eden Belkıs Akkale, bu kurumda altı yıl boyunca kurum dışı sanatçı olarak çalıştı. En verimli yıllarını Ankara Radyosu’nda geçiren usta sanatçı için bir sonraki adım TRT olacaktı. 

1980 yılında TRT tarafından yapılan bir sınava katılan Belkıs Akkale, bu sınavda başarılı olarak TRT kurumuna kadrolu sanatçı olarak katılmaya hak kazanır. İki yıl boyunca TRT bünyesinde çalışan Belkıs Akkale, aldığı ani bir kararla TRT’den ayrılacaktır. Serbest piyasaya giriş yapması bu döneme denk gelir; 1982 yılında, müzik dünyasında ses getiren Dadey albümü yayınlanacaktır. Bu albümden önce Kaldır Nikabını, Gam Elinden, Dostlara Selam isimlerinde üç albüm çıkarmıştı; ancak kendisini ülkeye tanıtan albümü Dadey olmuştur. Belkıs Akkale, 1996 yılına kadar neredeyse her sene bir albüm çıkardı ve ülkenin en önde gelen Türk halk müziği sanatçılarından biri haline geldi.

Belkıs Akkale Kimdir
Müzik dünyasında popüler hale gelen isimler, o dönem Yeşilçam sinemasının ilgisini çekmekteydi. Müzik hayatında başarılı bir yol tutturan Belkıs Akkale’ye, çeşitli film şirketleri tarafından teklifler yapıldı. Belkıs Akkale’nin rol aldığı ilk sinema filmi, yönetmenliğini Yavuz Yalınkılıç’ın yapmış olduğu Kara Diken filmidir. Erol Taş, Ünsal Emre, Aliye Rona gibi önemli isimlerle birlikte film kadrosunda yer alan Belkıs Akkale için Kara Diken filmi, unutulmaz bir deneyim olmuştur. Daha sonrasında kendisini Güvercinim, Gelin Oy, Tırpan, Azap, Ana Yüreği gibi filmlerde izledik. Akkale, 1987 yılındaki Ana Yüreği filminden sonra ise herhangi bir filmde rol almamıştır.

Günümüze kadar birçok albüm çalışmasında bulunan ve konserler veren Belkıs Akkale, şüphesiz Türk halk müziği için çok önemli bir figürdür. Sanat hayatı boyunca dürüstlüğü, hanımefendiliği, iyiliksever yönleriyle dikkat çekmiştir. Bu özellikleriyle de Türk halkı tarafından benimsenen bir sanatçı haline gelmiştir. 2012 yılına kadar serbest piyasada kalan sanatçı, 2013 yılında TRT Müzik kanalında yayınlanan “Türküler Bizi Anlatır” isimli programda İzzet Altınmeşe, Bedri Ayseli, Selahattin Alpay gibi isimlerle birlikte çalışmıştır.

Belkıs Akkale’nin ünü ülke sınırlarını da aşmıştır, buna örnek olarak; U2, David Bowie, Coldplay, Massive Attack, Dido gibi önemli şarkıcı ve grupların prodüktörlüğünü yapan Brian Eno’nun açıklamalarını gösterebiliriz. 2005 yılında kendisine sorulan “Favori şarkınız hangisi?” sorusuna Eno: “Bugünlerde yeni keşfettiğim birini dinliyorum. Türk bir sanatçı olan Belkıs Akkale’nin sesi beni çılgına çeviriyor, çünkü bugüne kadar duyduğum en seksi sese sahip.” demiştir.

Belkıs Akkale Biyografi
Belkıs Akkale’nin Gözünden Yaşam
Sanat hayatında oldukça başarılı bir kariyere sahip olan Belkıs Akkale, özel yaşamında da bu başarısını sürdürmektedir. Yaklaşık kırk yıllık bir evliliğe sahip olan Akkale için eşi Sami Doğan Yılmaztürk’ün yeri çok ayrıdır. Verdiği röportajlarda evliliğinden duyduğu mutluluğu her zaman dile getirmektedir. Eşinin kendisine verdiği destek sayesinde sanatını geliştirmeyi başardığını pek çok kez dile getirmiştir. Eşinin Alevi kendisinin Sünni olması üzerinden topluma önemli mesajlar vermiştir. Kültürel ve dini farklılıkların, insanların mutlu olmasının önünde bir engel teşkil etmemesi gerektiğini defalarca söylemekten çekinmemiştir. Belkıs Akkale yaşam felsefini hoşgörü ve barıştan almaktadır; Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana Celaleddin Rumi ve Yunus Emre’nin Akkale’nin hayata bakışında önemli rolleri bulunur. Siyasi bir ideolojiye bağlı değildir, Gezi olaylarında ölen gençlere çok üzüldüğünü açıklamıştır. Bunu açıklarken Mısır ve Suriye’de ölen insanlara da üzüldüğünü eklemiştir. Bu konu üzerine verdiği yanıt herkesi düşündürecek türdedir: “İnsanlar neden ölsün, dünyada neyi paylaşamıyoruz?”.

Belkıs Akkale’nin bazı kırgınlıkları var, özellikle İzzet Altınmeşe ile birlikte Kültür Bakanlığı’ndan ayrılış sürecinde bazı zorluklarla karşılaşmıştır. Bakanlık ile aralarında yaşanan bir sorundan ötürü, Belkıs Akkale’ye bazı yaptırımlar uygulanmak istendi, ancak Belkıs Akkale bu durumu kabullenemedi ve İzzet Altınmeşe’yle birlikte ayrılık kararı aldı. Kendisine takdim edilmek istenen “Devlet Sanatçılığı” unvanını ise kabul etmedi. Bu konudaki düşünceleri, bu ödülü reddeden bir diğer önemli isim olan Neşet Ertaş’la aynı doğrultudadır. Ödülün bir ayrımcılık yaratacağını düşünür ve sanatçılar arasında böyle bir ayrımcılığın doğru olmadığı kanaatine varır.


Belkıs Akkale’nin Yıldız Tilbe Protestosu
Belkıs Akkale, türkülere yeteri kadar sahip çıkılmadığı konusunda üzgün olduğunu belirtmiştir. Özellikle popüler kültürün içine yerleşen pop müziğin, sektörü tamamen ele geçirdiğini, böylece haksız bir rekabet ortamı yaratıldığını belirtmiştir. Para odaklı işler yapıldığı için “türküler bizim geleneğimizdir” söyleminin samimi olmadığını düşünmektedir. Devletin, sinema ve tiyatro üzerine yaptığı çalışmalarının, halk müziği üzerine yeteri kadar yapmamasını her zaman eleştirmiştir. Arabesk müzik yapanların, Türk halk müziği sanatçısı olarak yorumlanmasına Belkıs Akkale karşı çıkmaktadır. Eşi de bu konuda kendisine destek verir, hatta bir röportajında “Alişan’a türkücü deniliyorsa Belkıs Akkale’ye ne denmelidir?” şeklinde açıklama yapmıştır.

Belkıs Akkale
Bir ödül töreninde adaylar arasında Zara, Türkü, Ceylan ve Yıldız Tilbe yer alıyordu. Ödülün Yıldız Tilbe’ye verilmesinden sonra salonda bulunan Belkıs Akkale ayağa kalktı ve bu durumu protesto etti. Akkale’nin bu eylemi salondaki herkesi şok etti, ancak sonrasında yaptığı açıklamalarda duruma netlik kazandırdı. Akkale’nin karşı çıktığı şey, ödül törenlerinde arabesk ve pop müzik yapan kişilere yanlış kategorilerde ödüller verilmesiydi ve bunun Türk halk müziği ile ilgilenenlere bir saygısızlık olduğunu düşünüyordu. Belkıs Akkale’nin bu tepkisinden sonraki birçok ödül töreninde, adayların bulunduğu kategoriler daha doğru bir şekilde belirlenmeye başlamıştır.

Yazar:

Önceki Yayın
Sonraki Yayın