Milyonlarca yıl önce Dünya nasıl bir yerdi ?

Milyonlarca yıl önce Dünya nasıl bir yerdi ?
buz devrinde yaşayan canlılar, dünya eskiden nasıl bir yerdi, dünya eskiden nasıldı, dünya nasıl, evrim süreci nasıl başladı, gondwana kıtası nasıl oluştu, ilk ilkel canlılar, milyonlarca yıl önce dünya nasıl bir yerdi, milyonlarca yıl önce yaşamış hayvanlar, pangeia kıtası nasıl oluştu, sibirya patlaması

600 MİLYON YIL ÖNCE DÜNYA
600 milyon yıl önce, atmosfer daha sıcaktır. Bir yaz gününe benzer. Ve günlerin uzunluğu yaklaşık 22 saattir. Buna suyu da eklersek yaşam için harika bir reçete elde ederiz. “Kartopu Dünya“dan önce, okyanuslarda ilkel bakteriler ortaya çıkmıştı. Elbette bütün buz devri boyunca hayatta kalmayı başaramadılar. Bütün insanlık tarihinin 75 katından uzun bir süre. Eğer hayatta kalan birşey varsa, onu bulma şanşımızın en yüksek olduğu yer yaşamı en son gördüğümüz yerdir. Okyanusta !

540 MİLYON YIL ÖNCE
540 milyon yıl önce, oksijenle dolu bir okyanusta, o ilkel bakteriler evrim geçirdiler, büyük buz devrinden sonra. Her yer bitkilerle dolu. Ve başka birşey daha. Bir çeşit silahlı bir sümüklü böceğe benziyor. Adı Wiwaxia. Yeni nesil çok hücreli kompleks organizmalardan biri. Dünya tarihindeki en dinamik zaman dilimlerinden birine giriyoruz. Kambriyen dönemi (Kambriyen patlaması).

Yüksek oksijen seviyesi sayesinde solucanlar, süngerler ve Trilobitler gibi daha büyük yaratıklar oluşmuş ve bunların kemik yapıları gelişmiştir. Böceklerin, ıstakozların ve akreplerin uzak akrabaları ile Okyanuslardaki yaşam çiçekleniyor. Mikroskopik bakteriden, Anomalocaris gibi bir canavara. Anomalocaris, yaklaşık 60 cm boyundadır. Büyük gözlere, keskin dişlere ve aç gözlü uzuvlara sahiptir. Anomalocaris’in Trilobit ile beslenmek için tek yapması gereken uzanıp almaktır. Trilobit kendini savunamaz. Yumuşak karnı meydandadır.

Pikayalar ise sadece 5-6 cm boyundalar. Fakat belkide ilk omurga onlardadır. Milyonlarca yılı aşkın bir sürede bu basit yapı evrimleşti, yaratıklar daha tanıdığımız biçimlere kavuştular. Dalgaların üstünde onbinlerce bitki ve hayvan türü oluştu. Yaşamın gelişmesi artık durdurulamaz gibi görünüyor. Şimdi biraz da karadaki yaşama bir göz atalım.

460 MİLYON YIL ÖNCE
460 milyon yıl önce, kara parçaları yine hareketlendi. İşte yeni kıta Gondwana. Sıcaklık 30 derece, Oksijen seviyesi şimdi içinde yaşadığımız hava gibi. Yeryüzü artık bitkilerle ve yaratıklarla kaplanıyor. Fakat burada bunlardan fazla yok, birkaç alg kümesi dışında. Bunun sadece bir açıklaması var o da Güneş.

Güneş yeryüzüne ölümcül radyasyon yayıyor. Okyanusta gördüğümüz kompleks yaşam karada yaşama şansı bulamıyor. Fakat 15 Km yükseklikte, ışınların atmosfere girdiği yerde, Oksijen Güneş’in radyasyonu ile karşılaştığında, Ozon dediğimiz başka bir gaza dönüşüyor. Bu gaz Gezegen etrafında bir örtü oluşturuyor. Bu ozon tabakası zararlı radyasyonu absorbe eder. 120 milyon yılı aşkın bir süre ozon tabakası kalınlaşır ve Dünya yüzeyine radyasyon ulaşmasını önler. Bu tabaka olmaksızın, karada yaşam olması mümkün değildir. Şimdi radyasyondan korunmuş Dünya’da yaşam tomurcuklanır. Küçük yosun kümeleri ilk kara bitkileridir. Ve daha da fazla oksijen pompalamaktadırlar. Katmanlar çoğalır.

375 MİLYON YIL ÖNCE
Orda bir şey var, suyun içinde kımıldıyor, yüzüyor. Tiktaalik denilen garip bir balık. Boynunu suyun yüzeyine çıkarabiliyor. Yüzgeçlerini ayakmış gibi kullanabiliyor. Bitkilerin tomurcuklandığı yerde karaya çıkıyor. 15 milyon yıl boyunca, Tetrapod denilen bu yaratıklar, evrimleşti. Daha güçlü organlar geliştirip, suyun dışında daha çok vakit geçirdiler. 365 milyon yıl önce, kara onların yuvası oldu. Bunun gibi bir yaratıktan, bütün 4 ayaklı omurgalılar evrimleşti. Dinozorlar, kuşlar ve diğer memeliler.

Çok uzun bir yoldan geldik. Yanıp tutuşan kaya ve tozlardan yaşam fışkıran mavi, yeşil bir gezegene. İnsanlar hala yok. Fakat balıklar, bitkiler ve bu canlılar var.
Bir helikopter böceği (Yusufçuk). Ancak bu kartal büyüklüğünde bir helikopter böceği. Bu devin adı Meganeura. Daha önce ayak olan organlar, artık kanat olmuş. Bu sayede böceğin avlanma alanı çok geniş bir alana yayılmış. Kırkayaklar, örümcekler ve herçeşit böcek mevcut. Eklem bacaklı denilen, bu yaratıklar, karada yaşayan ilk canlılardan biri. Yüzlerce milyon yıldır yaşamaktadırlar. Görünüşleri tıpkı günümüzde evimizi basan böceklere benziyor. Sadece büyük bir fark var: Meganeura gibi, onlar da bir canavardır. Devlerin kayıp dünyasında dolaşıyoruz. Kırkayaklar 2 metre boyunda. Ve akrepler baykuş büyüklüğünde. Atmosferdeki yüksek oksijen seviyesi, solunum sistemlerini daha verimli hale getirdi, böylece yaratıkların vücuları büyüdü.


Hylonomus adlı kertenkele benzeri bir yaratık. Şimdiye kadar gördüğümüz yaratıklar yumurtalarını denize bırakıyorlardı ancak Hylonomus öyle yapmıyor . Bu yumurtalar Hylonomus’un gelişimi için oldukça uygun. Yavrular kendi koruyucu yuvalarında büyüyor. Yumurta Evrimsel anlamda bir dönüm noktasıdır. Şimdi hayvanlar suyu geride bırakıp, karaları fethedebilir. Bir yavru Hylonomus, bu yolculuğa öncülük edecek. Yeni bir tür yaratık, bir sürüngen doğacak.

Yazar:

Önceki Yayın
Sonraki Yayın