Kara delik nedir, nasıl oluşur?

Kara delik nedir, nasıl oluşur?
Kara delik nasıl oluşur, tehlikeli midir? Kara delikler ne gibi oluşumlara yol açar?
Kara delik, çekim alanı her türlü maddesel oluşumun ve ışınımın kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan, kütlesi büyük bir kozmik cisimdir.
Kara delik, uzayda belirli nicelikteki maddenin bir noktaya toplanması ile meydana gelen bir nesnedir de denilebilir.

Bu tür nesneler ışık yaymadıklarından kara olarak nitelenirler. Kara deliklerin, “tekillik”leri dolayısıyla, üç boyutlu olmadıkları, sıfır hacimli oldukları kabul edilir. Kara deliklerin içinde zamanın ise yavaş aktığı veya akmadığı tahmin edilmektedir. Kara delikler Einstein’ın genel görelilik kuramıyla tanımlanmışlardır. Doğrudan gözlemlenememekle birlikte, çeşitli dalga boylarını kullanan dolaylı gözlem teknikleri sayesinde keşfedilmişlerdir.

Bu teknikler aynı zamanda çevrelerinde sürüklenen oluşumların da incelenme olanağını sağlamıştır. Örneğin, bir kara deliğin potansiyel kuyusunun çok derin olması nedeniyle yakın çevresinde oluşacak yığılım diskinin üzerine düşen maddeler diskin çok yüksek sıcaklıklara erişmesine neden olacak, bu da diskin (ve dolaylı olarak kara deliğin) yayılan x-ışınları sayesinde saptanmasını sağlayacaktır.

Günümüzde, kara deliklerin varlığı, ilgili bilimsel topluluğun (astrofizikçiler ve kuramsal fizikçilerden oluşan) hemen hemen tüm bireyleri tarafından onaylanarak kesinlik kazanmış durumdadır.kara delik Kara delik kavramı ilk olarak 18. yüzyıl sonunda, Newton’un evrensel çekim kanunu kapsamında doğmuştur denebilir. Fakat o dönemde mesele yalnızca “kaçış hızı” ışık hızındandaha büyük olmasını sağlayacak derecede kütleli cisimlerin var olup olmadığını bilmekti. Dolayısıyla kara delik kavramı ancak 20. yüzyıl’ın başlarında ve özellikle Albert Einstein’ın genel görelilik kuramının ortaya atılmasıyla fantastik bir kavram olmaktan çıkmıştır.

Einstein’ın çalışmalarının yayımlanmasından kısa süre sonra, Karl Schwarzschild tarafından, “Einstein alan denklemleri”nin merkezî bir kara deliğin varlığını içeren bir çözümü yayımlanmıştı. Bununla birlikte kara delikler üzerine ilk temel çalışmalar, varlıkları hakkındaki ilk sağlam belirtilerin gözlemlerini izleyen 1960′lı yıllara dayanır.

Yer çekimi ayağımızı yerde, gezegenimizi de Güneş’in yörüngesinde tutar fakat bir kara delikte çekim gücü tüm hesapların ötesindedir. Öylesine güçlüdür ki, yanındaki her şeyi emer. Uzak yıldızların ışıklarını dahi bükebilir ve eğer o ışık çok yakınına gelirse kara delik tarafından yutulur.

Mesela bir kara deliği şelale olarak düşünelim.Çekim gücü de nehir olsun ve şelaleye doğru aksın.
Işık demeti ise bir kano olsun. Şelalenin yukarılarında, nehirde akıntı zayıftır. Kanocu akıntıya karşı zorlanmadan ilerleyebilir ancak şelalenin yakınlarında akıntı daha güçlüdür ve kanocu kurtulmaya çalışır. Şelalenin kenarları tıpkı kara deliğin kenarları gibidir. Kanocu ne kadar güçlü olursa olsun, aşağıya doğru gidecektir. Uzayda da aynısı olur. ara deliklerin yöntemi gerçekten yıkıcıdır. Çünkü onlara yaklaştıkça yerçekim süper güçlü bir hal alır. O kadar güçlüdür ki, ışığı dahi yer. Kara deliklerin ”Kara” olması da işte bu yüzdendir. Eğer bir kara delik Güneş Sistemi’nin yolu üzerinde bulunsaydı Dünya’yı paramparça ederdi.

Herhangi bir kara delik, Güneş Sistemi boyunca ilerleseydi, tüm gezegenleri Güneş’ten çok daha güçlü çekerdi ve Güneş Sistemi’nin çekimsel dengesini tamamen alt üst ederdi. En sonunda ise gezegenlerin yörüngelerini bozarak onları birbirinin içine gömerdi. ezegenler sağa sola savrulur ve Güneş Sistemi boyunca her yer parçalanmış olurdu. Eğer bir kara delik Dünya’ya yaklaşırsa, çekim gücü, tüm göktaşlarını yörüngelerinden söküp alarak gezegenimize doğru fırlatır ve Dünya’nın yüzeyi bir cehenneme dönerdi. Önce atmosferi sonra da gezegenimizi yutardı. ütün bir Güneş Sistemi’ni yok etmek bir karadelik için hiç zor değildir ancak karadelik, büyük ve boş bir uzayın emici bir parçası olmaktan daha fazladır. İnanılmaz derecede ağırdır.


Karadeliğin ne kadar ağır ve yoğun olduğu hakkında bir fikir edinebilmek için Dünya’yı hayal edin ve şimdi onu sıkmaya başlayın. Öylesine şıkıştırın ki atomlar bile içlerine çöksün.

Önceki Yayın
Sonraki Yayın