Dünyanın Yedi Harikası Hakkında Bilgi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Haziran 06, 2018

Dünyanın Yedi Harikası Hakkında Bilgi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Dünyanın Yedi Harikası Hakkında Bilgi 

Dünyanın yedi harikası nerededir? Dünyanın 7 harikası ile ilgili olarak genel bilgiler ve her harika hakkında açıklamaların yer aldığı sayfamız.


Eski insanların yapmış olmakla övündüğü yedi sanat ve mimarlık şaheseri

Dünyanın Yedi Harikası Hakkında Bilgi
Dünyanın Yedi Harikası Hakkında Bilgi 

DÜNYANIN YEDİ HARİKASI eski çağlarda insanların dünyada, gerek güzellik, gerek ihtişam bakımındah görülmeye değer buldukları yedi sanat şaheseridir. Antipâter adlı bir tarihçi eski Yunanlı yolcuların hâtıralarından faydalanarak M.Ö. 100’de bu eserleri tesbit etmiş, onların bir listesini yapmıştır. «Dünyanın Yedi Harikası» diye anılan bu şaheserler şunlardır:
1) Mısır’daki Piramitler;
2) Babil’in Asmabahçeleri;
3) Olimpos’daki Zeus Heykeli;
4) Kral Mausolus’un Mezarı;
5) Efes’teki Artemis Tapınağı;
6) Rodos Heykeli;
7) İskenderiye Feneri.

Mısır Piramitleri

Dünyanın Yedi Harikası’nı meydana getiren eserlerden bazılarının kalıntıları sayılmazsa, Piramitler, bunlardan günümüze kadar gelebilmiş tek örneklerdir. Mısır’daki Nil Nehri’nin vâdisinde bulunan bu 3 anıt M.Ö. 2650-2500 yıllarında Mısır firavunlarının ve kraliçelerinin mezarları olarak yapılmıştır.

Babil’in Asmabahçeleri

Babil’de, Fırat nehri kıyılarında, birbiri üzerinde sıralanan yedi asmabahçe tarihe karışalı çok olmuştur. Bunları M.Ö. VI. yüzyılda, İkinci Babil Kırallığı’nın ünlü hükümdarı Buhtunnasır (Nabukatnosor) tarafından yaptırılmıştı. Kiralın karısı, dağlık bir ülkeden geldiği için, Babil’in dümdüz ovalarını hiç sevmemişti. Buhtunnasır da, karısını hoşnut etmek üzere bu bahçeleri yaptırdı, setler halinde yükselen bahçelere dünyanın* dört bir yanından getirttiği nadir çiçekleri ağaçları, palmiyeleri diktirdi. Her biri 25 m. yükseklikte olan büyük kemerler üzerine oturtulmuş bu asmabahçeler, Fırat Nehri’nin sularından faydalanılarak en üst sette meydana getirilmiş bir havuz sayesinde sulanırdı.

Zeus Heykeli

Yunanistan’da Olimpos Dağı’nda bulunan Zeus Heykelini, M. O. V. yüzyılda, ünlü heykeltraş Phidas yapmıştır. Tanrıların Kralı Zeus’u tahtında otururken gösteren bu heykel altın ve fildişinden meydana gelmişti, 14 m. yüksekliğindeydi. Eser, yapılışından bin yıl sonra harap olduğundan, şeklî hakkında ancak eskiden “kalan paraların üzerindeki resimlerden fikir edinilebilmiştir.

Mausolus’un Mezarı

Karya Kralı Mausolus’un mezarı olan bu mimarlık eseri Güneybatı Anadolu’da Halikarnas’ta bulunuyordu. Mezar, kiralın ölümü üzerine karısı Kıraliçe Artemis tarafından M. O. IV. yüzyılda Yunan mimarlarına yaptırılmıştır. Çağının en başarılı mimarlık örneklerinden sayılan bu anıt dikdörtgen bir kaide üzerindeki İyon tarzı sütunların taşıdığı piramit biçimi bir çalıdan meydana gelmişti. 42 m. yüksekliğindeki bu binanın tepesinde, dört atın çektiği bir arabanın içinde Kral Mausolus ile Kraliçe Artemis’i gösteren bir heykel vardı. 1800’de İngiliz arkeologları anıtın bazı kalıntılarını buldular; bunlar bugün, Londra’da British Museum’dadır.

Artemis Tapınağı

Anadolu’da, Efes şehrinde, Eski Yunanlılar tarafından tanrıça Artemis için yaptırılmıştı. Bu tapınağın ancak bazı kalıntıları günümüze kadar gelebilmiş; eserin bütünü harap olmuştur. Artemis Tapınağı, çeşitli Asya şehirlerinden gelen ünlü sanatçıların 120 yıllık çalışmaları sonunda M. O. 430 yılında tamamlanabilmiştir. Toprağın içinde Artemis’in bir heykeli vardı. Halk bu heykelin gökten indiğine inanır, şehrin iki kere düşman tehlikesinden kurtulmasını onun varlığına yorardı. Bu değerli eserin, M. O. 365’te, Büyük İskender’in doğduğu gece, geleneklere uyularak yakıldığı sanılıyor.

Rodos Heykeli

Yunanlılar’ın Güneş Tanrısı Helios’un heykeli olan bu muhteşem eseri M. Ö. 280 yılı sıralarında Rodos halkı yaptırmıştır. 35 m. yüksekliğinde olduğu tahmin edilen bu tunç heykel Rodos Limanı’nın ağzında bulunuyordu, efsaneye göre gemiler, ayaklarının arasından geçerdi. Heykel M. O. 224’te; bir deprem sonunda devrilmiş, yıllarca bu durumda kalmıştır. Aşağı yukarı bin yıl kadar bir zaman geçtikten sonra Araplar heykelin parçalarını satın aldılar, erittiler, maden olarak kullandılar.

İskenderiye Feneri

Mısır’da, İskenderiye Limanındaki bir adacıkta bulunan bu feneri M. Ö. 309-246 yılları arasında II. Ptolemeaios (Batlamyus) yaptırmıştır. Bu eser, sonradan yapılan modern deniz fenerlerine bir örnek olmuştur. Beyaz mermerden meydana gelmiş olan fener binası kat kat kuleler biçiminde 140 m. kadar yükseliyordu. En üst kulede, denize karşı olan pencerelerin arkasında, geceleri sabaha kadar ateş yakılır, gemilere yol gösterilirdi. Büyük İskender, İskenderiye şehrini kurduğu zaman, fenerin bulunduğu ada ile şehri, denizin doldurulması ile meydana getirilen bir yolla birbirine bağlamıştı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder