Ulufe Dağıtma Töreni Nasıl Olurdu? - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 09, 2018

Ulufe Dağıtma Töreni Nasıl Olurdu?

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Ulufe Dağıtma Töreni Nasıl Olurdu?

Yeniçerilerin almış oldukları ulufeler bir tören ile verilirdi. Ulufe dağıtma töreninin nasıl olduğuna dair kısa detay bilgilerin yer aldığı sayfamız.


YeniçeriYeniçeriler daima kışlalarda yatarlar, günlerini askerlik eğitimiyle geçirirlerdi. Emekli olmadan evlenemezlerdi. Kendilerine her üç ayda bir defa ulûfe denilen aylık verilirdi. Ulûfe dağıtımı büyük bir törenle yapılır, hatta bu törene elçiler de çağrılırdı.

Ulufe Dağıtma Töreni Nasıl Olurdu?
Ulufe Dağıtma Töreni Nasıl Olurdu?

Tören günü Divan üyeleri ve davetliler, Kubbealtında toplanırlardı. Yeniçeriler de o gün subayları ile birlikte Saraya gelirler, sadrazam ve diğer Kubbealtı üyelerini selâmladıktan sonra, saraydan verilen çorba, pilav ve zerdeden ibaret olan yemeği yerlerdi. Yeniçerilerin bu törenlerde yemek yemeleri onların itaat üzerine olduklarını gösterdiğinden, hemen kurbanlar kesilirdi. Şayet çorba içmezlerse o zaman yeniçerilerin isyan edecekleri sanılırdı.

Yemekten sonra yeniçeriler sarayın orta kapısına gelirler ve ulûfenin dağıtılmasını beklerlerdi. O zaman saray başçavuşu Kubbealtının önüne gelir; ellerini göğsüne çaprazvarî koyduktan sonra Yeniçeri Gülbankı denilen duayı okurdu. Bu duaya bütün yeniçeriler de gür seslemle katılırlardı:

«Allah, Allah, illallah, baş üryan, sine püryan, kılıç al kan. Bu meydanda nice başlar kesilir, hiç olmaz soran. Eyvallah, eyvallah, kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan, Kulluğumuz padişaha iyan. Üçler, yediler, kırklar, Gülbank-i Muhammedi, Nur-u Nebi, Kerem-i Ali, pirimiz hünkârımız Hacı Bektaşi Veli demine, devranına hu diyelim hu…»

Bundan sonra başçavuş bütün ortaları birer birer çağırarak ulûfe keselerini verirdi. Sıra 65’inci ortaya gelince kimse cevap vermezdi. Çünkü, bu orta, Genç Osman’ın ölümüne sebep olduğundan dağıtılmıştı. Onun için, başçavuş bu ortayı üç defa çağırır ve her defasında “yoktur” cevabı verilirdi. Üçüncü çağırıştan sonra Başçavuş da «yok olsun!» diye bağırınca. bütün yeniçeriler hep birden «yok olsun!» derlerdi.

Ulufe dağıtımı bittikten sonra yeniçeriler keselerini yüklenirler, kışlalarına dönerlerdi. Ertesi gün de her ortaya ikinci bir dağıtma töreni yapılırdı. Bu arada devrin padişahı da birinci ortanın birinci neferi sayıldığı için, o da yeniçeri kıyafetiyle, kışlaya gider, ulûfesini alırdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder