SSCB’nin Dağılması Sonucu Ortaya Çıkan Gelişmeler - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 02, 2018

SSCB’nin Dağılması Sonucu Ortaya Çıkan Gelişmeler

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

SSCB’nin Dağılması Sonucu Ortaya Çıkan Gelişmeler

SSCB’nin dağılması sonucu ortaya çıkan gelişmeler nelerdir? Orta Asya, Kafkaslar ve Balkanlar’ın durumu hakkında bilgi.


SSCB’nin Dağılması Sonucu Ortaya Çıkan Gelişmeler
SSCB’nin Dağılmasından Sonra Orta Asya, Kafkaslar ve Balkanlar’ın Durumu
SSCB’nin dtağılmasından sora kendisine bağlı ülkeler bağımsızlıklarını ilen etmiş, Orta Asya, Kafkaslar ve Balkanlar’da yeni siyasal yapılar kurulmuştur. Bu bölgelerdeki yeni oluşumlar, Türkiye’nin durumunda da değişikliklere neden olmuştur.

SSCB’nin Dağılması Sonucu Ortaya Çıkan Gelişmeler
SSCB’nin Dağılması Sonucu Ortaya Çıkan Gelişmeler

Orta Asya
21 Aralık 1991’de eski Sovyet cumhuriyetlerinden Azerbaycan, Ermenistan, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgısiztan Moldova, Rusya Federasyonu, Tacikistan, Türkmenistan ve Ukrayna siyasi ve ekonomik işbirliği amacıyla Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT)nu kurdular.

Bağımsızlıklarını ilan eden Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, zengin petrol ve doğalgaz rezervlerine sahiptiler. Bu durum bölgenin dünya üzerindeki önemini artırmıştır. Bu kaynakların dünya piyasasına sunulması için zaman içinde bazı ham petrol ve doğalgaz boru hattı projeleri hayata geçirilmiştir. Bu kaynakların çıkarılarak ihtiyaç duyan ülkelere ulaştırılmasında bir çok devlet söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Orta Asya ile ham petrol ve doğalgazın ulaştırılacağı bölgeler arasında bulunan Türkiye, geçiş güzergâhında yer almasında dolayı avantajlı bir konumdadır. Coğrafi konumunun yanında Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleriyle tarihi ve kültürel bağları bulunması Türkiye’nin bölgedeki stratejik önemini daha da artırmıştır.

SSCB’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarını ilan eden devletler, günümüzde dünya ülkeleriyle siyasi ve ekonomik ilişkilerini geliştirme çabası için girmişlerdir. Bu çerçevede Türkiye üzerine düşen görevleri yerine getirmiş ve siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda bu devletlerle işbirliği çalışmalarını başlatmıştır. Türkiye, bağımsızlığını ilan eden Azerbeycan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan’ı tanıyan ilk ülkedir ve onları uluslararası kuruluşlara girmeleri konusunda teşvik etmektedir.

Türkiye ile yeni kurulan Türk Cumhuriyetleri arasında 1992 yılında Ankara’da üst düzey bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Toplantı sonunda yayımlanan Ankara Bildirisi ile ilişkilerin geliştirilmesi ve uluslararası alanda ortak hareket edilmesi kararı alınmıştır. Ayrıca kültürel ve ekonomik alanlarda işbirliğinin geliştirilmesi, ulaşım ve haberleşme alanlarında ortak projeler üretilmesi, petrol ve doğalgaz rezervlerinin işletilerek piyasaya sunulması gibi konularda fikir birliği sağlanmıştır.

Kafkaslar
Karadeniz, Hazar Denizi, İran ve Türkiye arasında kalan ve Rusya’nın güneyindeki toprakların bir bölümünü içine alan böleye Kafkaslar adı verilir. Bölgenin etnik yapısı çok çeşitlidir. Burada yaşayan milletler arasında önemli sorunlar ve çatışmalar yaşanmakta bu durum bölgedeki istikrarı bozmaktadır.

Örneğin SSCB’nin dağılmasından sonra Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ Sorunu yaşanmış ve bu sorun iki ülke arasında çatışmalar yaşanmasına yol açmıştır. Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan bu sorun Türkiye’nin Kafkas ülkeleriyle ilişkilerini de etkilemiştir.

Türkiye bu sorunun çözümü konusunda gerek Ermenistan, gerekse Azerbaycan devlet başkanlarıyla görüşmelerde bulunmuş, fakat herhangi bir sonuç alınamamıştır. Dağlık Karabağ Sorunu günümüzde hala devam etmektedir.

Bölgeye komşu olan Türkiye, bölgesel işbirliği yapılması gerektiğine inanmakta ve bu doğrultuda çalışmalar yapmaktadır. Kafkas ülküleri ile Türkiye arasında iyi ilişkiler kurulması bölge ülkelerinin siyasi ve ekonomik alanlarda batıyla bütünleşmelerine katkıda bulunacaktır. Kafkaslar; Orta Asya ve Hazar Havzası’ndaki doğal kaynakların (Petrol ve doğalgaz) batıya taşınmasında bir geçiş bölgesidir. Orta Asya ve Kafkaslar’daki petrol ve doğalgaz Türkiye üzerinden geçerek dünya pazarlarına ulaştırılmaktadır. Bu durum siyasi ve ekonomik açıdan Türkiye’ni bölgedeki önemini artırmaktadır. Türkiye coğrafi konumunu değerlendirerek Asya ile Avrupa arasında bir enerji koridoru konumuna gelmektedir.

Balkanlar
SSCB’nin dağılması soğuk savaş döneminde Sovyet etkisinde olan Doğu Avrupa ülkelerini de derinden etkiledi. Bu ülkelerden biri olan Yugoslavya, iç savaş sonucunda parçalandı ve 1991 yılı ‘sonunda Slovenya, Hrıvatistan, Makedonya ve Bosna-Hersek bağımsızlıklarını ilan etti. Karadağ ve Sırbistan birleşerek Yugoslavya Federal Cumhuriyeti’ni kurdu. 1992 yılına kadar Yugoslavya’nın bir parçası olan Kosova’da Şubat 2008’de bağımsızılğını ilan etti. Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki ilişkiler soğuk savaş dönemi sonrasında yeni bir döneme girmiştir. Türkiye, bölge ülkelerinin “Balkan” kavramı etrafında birleşmeleri yönünde çaba göstermektedir. Ayrıca, bu ülkelerin barış ve işbirliği olanaklarını değerlendirmelerine yardımcı olmaktadır.

Balkanlar yaklaşık 500 yıl boyunca Osmanlı egemenliğinde kaldığı için bugün iki milyondan fazla Türkün yaşadığı bir bölgedir. Bunun için Balkanların Türkiye ‘nin dış politikasında özel bir yeri vardır. Tarihsel olduğu kadar ekonomik temellere dayalı olarak bölge ülkeleri arasında işbirliği kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu çerçevede Türkiye bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler içerisindedir.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ)
,
Kuruluşu: 25 Haziran 1992
Üyeleri: Türkiye, Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Romanya, Rusya, Ukrayna, Yunanistan

Amacı: Üye ülkeler arasında ekonomik, teknolojik, siyasi ve sosyal ilişkileri geliştirmek, Karadeniz havzasının bir barış, refah ve istikrar bölgesi olmasını sağlamak.

Türkiye Karadeniz Ekonomik İşbirliği Projesi ile;

♦ Karadeniz’in dostluk ve iyi komşuluk esasına dayalı olarak bir barış, istikrar ve refah denizine dönüştürülmesini,

♦ Bölge ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin, coğrafi yakınlık ve tarihi bağlardan kaynaklanan avantajların değerlendirilmesini amaçlamıştır.

Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA)
1992 yılında Orta Asya, Kafkasya, Karadeniz ve Balkanlar’da ortaya çıkan yeni bağımsız devletlerle, Afrika’da gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasına destek olmak amacıyla Ankara’da kurulmuştur. TİKA, faaliyet gösterdiği ülkelerde eğitim, sağlık, işsizlik, barınma, ulaştırma, iletişim, enerji, sanayi ve madencilik gibi alanlarda çalışmalar yürütmektedir. Türkiye, TİKA’nın öncülüğünde ortak kültür mirasının korunması, Türkçenin ve Türk kültürünün geliştirilerek yaşatılması, ticaret antlaşmaları imzalanması gibi sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda birçok projeyi gerçekleştirmektedir. TİKA, son dönemde Balkanlar’da eski Osmanlı eserlerinin restorasyonu konusunda çalışmalar yapmaktadır. Bunlara; Bosna-Hersek’te Koniş Köprüsü, Drina Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Camii ve Kosova’da Sinan Paşa Cami örnek gösterilebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder