Sırp İsyanı (1804 – 1830) Hakkında Bilgi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 09, 2018

Sırp İsyanı (1804 – 1830) Hakkında Bilgi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Sırp İsyanı (1804 – 1830) Hakkında Bilgi 

Sırp isyanı neden çıkmış ve nasıl sonuçlanmıştır? 1804 – 1830 Sırp İsyanı ile ilgili olarak genel bilgilerin özet halinde kısaca.


Sırp İsyanı, Kara Yorgi ve Miloş Obranoviç

Sırbistan, Fatih Sultan Mehmet döneminde kesin olarak Osmanlı devletine bağlanmıştı. Osmanlılar, bütün Hıristiyan milletlere olduğu gibi, Sırplara da din ve mezhep özgürlüğü vermişti.

Sırplar, XVIII. yüzyıla kadar Osmanlı yönetimi altında, hiç bir şikâyette bulunmadan, rahatlık içinde yaşadılar. Fakat, bu yüzyıl içinde Osmanlı İmparatorluğunda iç işlerin bozulması ve sürekli savaşlar, Balkanlarda. güvenliği bozmuştu. Üstelik Sırbistan’ı yöneten Yeniçeri ileri gelenleri de devlet merkezini dinlemez olmuşlar, halka zulmetmeye başlamışlardı. Bundan başka, Osmanlı ülkesine öteden beri göz diken Ruslar da, kendi ırklarından olan Sırpları Osmanlı devletine karşı kışkırtıyorlardı.

Fransa İhtilâli sırasında Avusturya ile yapılan savaşlar dolayısıyle Fransız orduları İtalya’ya girmişler ve Avusturyalıları yenerek Dalmaç-ya kıyılarını elde etmişlerdi. Onların Osmanlı sınırlarına gelmeleri ve Sırplarla yakından ilişkide bulunmaları, esasen isyana hazır olan Sırpları büsbütün kışkırtmıştı. Nihayet Sırpların başına geçen Kara Yorgi, yeniçerilerin zulümlerini bahane ederek isyan etti (1804). Bu sırada çıkan Rus Savaşı (1806), Sırp isyanının gelişmesine yol açtı. Fakat savaş bittikten sonra (1812), Sırp isyanına önem verildi. Kara Yorgi, Osmanlı kuvvetlerine yenilerek Avusturya’ya kaçtı. İsyan bastırıldı.

Bir süre sonra Kara Yorgi’nin rakibi olan Miloş Obronoviç, Sırpların başına geçti. İkinci bir ayaklanma başladı. Bu sefer devlet, Rusların, Sırp isyanına karışmalarını önlemek amacıyle, Miloş’u Sırp Prensi (Knez) olarak tanıdı.

Miloş bundan sonra Osmanlı devletiyle iyi geçindi. Hatta bir ara tekrar Sırbistan’a dönen Kara Yorgi’yi yakalatarak öldürttü, başını istanbul’a gönderdi. Bu suretle Osmanlı devletine bağlılığını gösterdi.

Sırbistan’ın bu durumu, 1830 yılına kadar sürdü. Bu tarihte Miloş Sırbistan Prensi olarak tanındı ve birkaç kaleden başka Sırbistan’da bulunan askerlerimiz geri alındı. Bu suretle Osmanlı devletine bağlı, fakat iç işlerinde bağımsız bir Sırp devleti kurulmuş oldu. Sırbistan’ın tam bağımsız bir hale gelmesi daha sonraki devirlerde olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder