Sanat Felsefesi Nedir? Temel Kavramları Nelerdir? - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 01, 2018

Sanat Felsefesi Nedir? Temel Kavramları Nelerdir?

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Sanat Felsefesi Nedir? Temel Kavramları Nelerdir? 

Sanat felsefesi nedir? Sanat felsefesinin temel kavramları ve temel soruları nelerdir? Sanat felsefesi hakkında bilgi.


SANAT FELSEFESİ (ESTETİK)
Felsefe tarihinde estetikle yakindan ilgilenen pek çok düşünür olmasina rağmen, estetiğin felsefi bir disiplin olmasini sağlayan 18. yüzyil düşünürlerinden Baumgarten’dir. Estetiğin ana konusu “güzel” ve “güzellik” tir. Ancak “güzellik” kavraminin zorunlu olarak dayandigi yerlerden biri de “sanat” tir. Bu nedenle estetik, bir anlamda “sanat felsefesi” dir.

• Felsefe Açisindan Sanat: Sanat felsefesi, sanatin, sanatsal yaraticiligin ve beğenilerin özünü ve anlamini konu edinen felsefe dalidir. Sanat felsefesinin tartistigi konulardan biri sanatin amaci ve nasil bir etkinlik olduğudur. Bu konuya, genelde üç türlü yaklasim vardir:

• Taklit olarak sanat: Sanatin dogayi taklit etmek olduğunu savunan bu anlayisa göre sanatçinin görevi mükemmel dogayi sanat eserinde taklit ederek yansitmaktir. Platon’a göre görünenler dünyasi, idealar dünyasinin bir yansimasi, bir kopyasidir. Sanatçi bu dünyadaki nesneleri kopya ederken aslinda kopyanin kopyasini çikarmaktadir.

• Yaratma olarak sanat: Sanati bir yaratma tekniği olarak algilayan anlayisa göre mükemmel olan doga değil, yaratici insandır. Sanatçi, mükemmel olmayan dogayi kendi yaratma gücünü kullanarak yeniden yaratir. Benedetto Croce’ye göre, doğal güzel sanat için model olamaz, yalnizca sanatçi için ilham kaynagi olabilir. Bu nedenle, sanatin özgürlügü sanatçinin yaraticiligindan kaynaklanir.

• Oyun olarak sanat: Oyun olarak sanat anlayisi, sanati yasamin sorun ve sikintilarindan kurtulmak isteyen insanin kendini ifade edis biçimi olarak görür. Schiller’e göre sanatla oyun arasinda bir benzerlik vardir. Çünkü, her ikisinde de insan gerçeklikten uzaklasir, gerçek disi bir dünyaya yönelir.

ESTETİĞİN TEMEL KAVRAMLARI :
• Güzellik Problemi: İnsanlarin gerek doğada gerekse sanat eseri karsisinda yasadiklari haz, “güzel” ve “güzellik” duygusuyla ifade bulur. O halde, güzel ve güzellik estetiğin dayandigi temel kavramdir. Güzel nedir? Bu soru, yüzyillar boyunca düsünürlerce ele alinmistir. Platon’a göre güzel, bir ideadir. Doğada gördügümüz her sey idealardan aldiklari pay oraninda güzeldir. Platon’a göre güzelin ölçütü oran ve simetridir. Aristoteles için güzel, doganin eksik kalan güzelliğinin yaratici güçle tamamlanmasidir. Plotinos’a göre güzellik tanrisal aklin evrene yansimasidir.

Baumgerten güzelligi “duyumsal bilginin mükemmelliği” olarak ifade eder. Schelling güzeli “sonsuzun sonlu olarak kendini göstermesi” olarak tanimlar. Croce’ye göre güzel “mutluluk veren ifade” dir.

Hegel, mutlak ruhun nesnelerde görünüşüne güzel der.

Schopenhauer de güzeli, mutlak iradenin kendini dislastirmasi olarak görür. Nicolai Hartman’a göre güzel tinin (ruhun) maddede kendini göstermesidir.

• Güzel – Doğru – İyi – Hos – Yüce lliskisi:

Güzellik ve Doğruluk (Hakikat): Güzellik ve doğruluk arasindaki ilişki ilk Çağlardan günümüze filozoflari ilgilendiren bir sorundur. Platon’a göre, güzellik ve doğruluk aynidir. Çünkü her ikisinin de kaynagi idealardir. Borleacu, yalnizca doğruluğun güzellik olduğunu söyler.

Kant, güzellik ve doğruluğu birbirinden ayirir. Ona göre güzellik nesnelerin duyusal görüntüleridir, doğruluk ise bilgisel ve mantiksal bir değerdir.

Güzellik ve İyi: Felsefe tarihinde güzel ve iyiyi ayni gören filozoflar çogunluktadir. Güzeli iyiden kesin olarak ayiran Kant olmuştur. Kant’a göre güzel estetik bir değer, iyi ise ahlaksal bir değerdir.

Güzel ve Hos : Hoşluk duygusu eğilim ve gereksinimleri giderirken duyulan zevktir. Güzellik duygusu ise estetik bir değerdir. Hoşluk duygusunu hayvanlar da yasarken, güzellik duygusu yalnizca insanlara özgüdür. Descartes’e göre hosa giden şeyler yalnizca duyu organlari ile sinirlidir. Oysa güzellik, duyu organlarini da asan bir duygudur.

Güzellik ve Yüce : Yüce kavrami ile güzelligi birbirinden ilk ayiran Kant olmuştur. Kant’a göre yüce, ahlak bilinci ile estetik duyguların karisimidir. O halde her yüce olan güzeldir. Ama her güzel olan yüce değildir. Güzel, insanlarda heyecan yaratirken yüce, sasirtir ve ürpertir.

• Estetik Yargi Problemi : Bir iddiayi dile getiren sözlere yargi denir. Yargilar gerçeklik yargilari ve değer yargilari olmak üzere ikiye ayrilir.

Gerçeklik yargilari (bilimsel yargilar): Nesnelere yönelik yargilardir ve nesne ile onda bulunan özelliğin arasindaki ilişkiyi ifade eder. Örneğin, “Su tebeşir beyazdir.” ya da “Üçgenin iç açilari toplami 180 ° dir.” Yargilari gerçeklik yargilaridir.



Değer yargilari: Değer yargilari bir tutum, davranis ve durum karsisinda bireyin tepkisini anlatilar. Güzel, çirkin, iyi, kötü gibi yargilar değer yargilaridir. “Yalan söylemek kötüdür.” ya da “Bu siir güzeldir.” gibi yargilar değer yargilarina örnektir. Gerçeklik yargilari gücünü zihinden alirken değer yargilari gücünü duygulardan alir. Bir değer yargisi olan estetik yargilarin temelinde beğeni duygusu vardir. Bu yüzden estetik yargilar insanlara göre değiştiğinden özneldir (sübjektiftir). Estetik yargilarin ortak olup olmadigi ise estetiğin bir başka tartisma konusudur.

Ortak estetik yargilarin varligi konusunda da iki farkli görüş vardir.

Ortak estetik yargilarin varligini reddedenler: Bu görüşe göre birinin güzel bulduğunu bir baskasi güzel bulmayabilir. B. Croce, sanatçinin ruhunda oluşan estetik olaylarin genel-geçer yargilarla ifade edilemeyeceğini söyleyerek sanat eserlerinin ortak estetik yargilarla nitelendirilemeyecegini savunur.

Ortak estetik yargilarin varligini kabul edenler: Güzelin ölçütünün olduğunu ve sanat eserleri ile ilgili olarak yargilarda bulunabileceğini savunan görüştür. Kant’a göre, insanlar güzel bulduklari bir sanat eserini herkesin güzel bulmasini isterler. Böylece özel olan bir duygu ortak bir duyguya dönüşür. Bu duygu ise sanat eserlerinin genel-geçerliligini sağlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder