Sabit Frekanslı Osilatör Çalışma Prensibi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 04, 2018

Sabit Frekanslı Osilatör Çalışma Prensibi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Sabit Frekanslı Osilatör Çalışma Prensibi 

Sabit frekanslı osilatör nedir, nasıl çalışır? Sabit frekanslı osilatör çalışma devresi, çalışma prensibi hakkında bilgi.


Sabit Frekanslı Osilatör
Radyo alıcılarının istasyon ayarı düğmesi bir değişken kondansatöre bağlıdır. Düğmenin döndürülmesiyle bu kondansatörün değeri ve böylece (bir bobin ile bir kondansatörden ibaret olan) rezonans devresinin tepki gösterdiği frekans değiştirilir. Herhangi bir radyo dalgasının frekansı vericideki osilatörün meydana getirdiği elektron akışının frekansının aynıdır. Bundan önceki yazılardan birinde bir kaç basit osilatör anlatılmış ve elektron akışının frekansının radyo alıcısını akort etmeye yarayan bir rezonans devresi vasıtasıyla ayarlanabileceği gösterilmişti. Aslında radyo vericilerinde bu basit osilatörler kullanılmış olsaydı sonuç pek hoş olmazdı. 

Sabit Frekanslı Osilatör Çalışma Prensibi
Sabit Frekanslı Osilatör Çalışma Prensibi 

Çünkü radyo programını dinlemek için, frekansı aşağı yukarı kayan vericiyi yakalayıp peşinden gitmek üzere alıcının akort düğmesini mütemadiyen çevirmek gerekirdi. Daha kötüsü bu halde bir yayın başka bir yayına karışacağı için temiz ve düzgün bir ses dinlemek ya da berrak ve sabit bir televizyon resmi seyretmek imkansız olurdu. Acaba neden böyle olur? Çünkü her vericinin taşıyıcı dalgasının (yani üzerine ses ya da televizyon işaretlerinin bindirilmiş olduğu dalganın) frekansı gayet sabit olmalıdır; halbuki yukarıda bahsi geçen osilatörler bu kadar sabit frekanslı elektron osilasyonları verecek kabiliyette değildir. Vericilerde kullanılan osilatörler sabit frekanslı osilatörlerdir — frekansı sabit sayılabilecek elektron osilasyonları meydana getirirler. Bu frekans sabitliği elektron kuplajlı ve kristalli osilatörler yardımıyla elde edilir. Bu iki yeniliği incelemeden önce basit osilatör devresinin kusurlarını gözden geçirmek iyi olur.

Her şeyden önce, şimdiye kadar bir rezonans devresinin sadece bir tek frekanstaki osilasyonlara tepki gösterdiği kabul edilmişti. Aslında böyle olmaz. Bobin ve kondansatörden ibaret teorik devre gerçekten akort edildiği frekansta ya da rezonans frekansında maksimum tepki gösterir, fakat bu frekansın hemen üstünde ve hemen altındaki frekanslara karşı da bir tepkisi vardır. Bobin ve kondansatörden yapılmış gerçek bir devrenin bir de direnci vardır, bu direncin etkisi ile devrenin tepki gösterdiği frekanslar bölgesi daha geniş olur. İhtimamlı yapılmamış bir devre oldukça geniş bir frekans şeridi içerisinde her frekansı hemen hemen aynı tepkiyi gösterir, ikincisi, şimdiye kadar, osilatörün çıkışına bağlanmış olan devrenin osilasyonların frekansı üzerindeki etkisini ihmal ettik. Aslında «yük» anot devresinin bir kısmını teşkil eder, öyleyse anot devresi ile ıskara devresi arasında bağlantı bulunduğuna göre (ıskara devresindeki osilasyonların sönüp kaybolmasına önlemek için geriye doğru yeter bir enerji vermek maksadıyla bu bağlantının yapılması gereklidir) «yük» te meydana gelecek bir değişikliğin ıskaradaki rezonans devresinde önemli etkisi olacağı söylenebilir. Yani, ancak osilatörden sonraki bütün devreler sabitse basit osilatörün frekansı sabittir.

Kristalli osilatörler birinci kusuru (yani kondansatör ile bobinden yapılmış devrenin frekans karakteristiğinin geniş olması) ortadan kaldırır. Kristalli osilatörün dayandığı temel, ince bir kuarts diliminin (tıpkı bir diyapazon gibi) belirli bir temel frekansta mekanik titreşimler yapmasıdır. Kristal aynı zamanda bu temel frekansın iki ya da üç katı olan frekanslarda da titreşir, fakat bu «harmonik» titreşimler temel frekanstan ayrılarak zararlı etki yapmaları önlenir. Titreşimlerin temel -frekansı kuarts diliminin kalınlığına bağlıdır ve kuarts kristalinden bir dilim kesilip hazırlandıktan sonra artık bunun titreşimlerinin frekansı gayet sabit kalır. 

Kuarts, piyezoelektrik etkisi gösteren çok az sayıdaki cisimlerden biridir: eğer bir kuarts dilimi sıkıştırılıp gevşetilirse karşılıklı yüzeyler arasında bir elektrik gerilimi meydana gelir. Eğer bu dilime bir titreşim yaptırılırsa meydana gelen gerilim bir alternatif gerilimidir. Bunun tersi de doğrudur: bir kuarts diliminin karşılık!,1 iki yüzeyi üzerine konmuş iki madensel levha arasına bir alternatif gerilim uygulanırsa, kuarts kendi belirli frekansında titreşmeye başlar. Binaenaleyh böyle bir kuarts kristali osilatördeki kondansatör ve bobinden ibaret rezonans devresinin yerine kullanılabilir. Titreşen kristal tübün ıskara devresinde küçük bir gerilim meydana getirir ve anot devresinden geriye beslenen alternatif gerilim kristaline titreşimlerine devam etmesini sağlar. 

Osilasyonların frekansını değiştirmek gerekirse kristal yerinden: çıkarılıp istenen temel frekansı haiz başka bir kristal konur. Genellikle, kristal kullanıldığı zaman faydalanılan devre anodu ve ıskarası akortlu devre diye bilinen bir devredir. Böyle bir devrenin şeması daha önce gösterilmiştir ve bu şemada görüldüğü gibi ıskara devresi ile anot devresi arasında doğrudan doğruya bağlantı yoktur. Iskara devresindeki ısı kayıplarını karşılamak ve böylece osilasyonların devamını sağlamak için gerekli enerji anot devresinden geriye tübün kendi üzerinden beslenir. Triyot tübü ile bunu yapmak kabildir, çünkü ıskarası (negatif yüklü elektrodu) anoduna (pozitif yüklü elektroduna) yakındır ve ters işaretli elektrikle yüklenmiş olan bu iki elektrot bir kondansatörün iki levhası yerine geçer. Yüksek frekanslı osilasyonlar bir kondansatörden kolayca geçebildiği için bu yoldan anottan ıskaraya sızabilir. Aslında bu enerji sızmasını önlemek içindir ki yüksek frekanslı amplifikatörlerde normal olarak pentot tüpleri (beş elektrolu tüpler) kullanılır. Eğer anodu ve ıskarası akortlu osilatörün ıskarasındaki rezonans devresi yerine kristal konursa Pierce-Miller devresi elde edilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder