Pangermenizm Nedir? Hakkında Bilgi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 01, 2018

Pangermenizm Nedir? Hakkında Bilgi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Pangermenizm Nedir? Hakkında Bilgi 

Pangermenizm nedir, ne zaman, nerede doğmuştur? Pangermenizm politikası, özellikleri, tarihçesi, öncüleri nelerdir, hakkında bilgi.


Pangermenizm
Pangermenizm, Almanca ya da Germen dillerinden birini konuşan halkların siyasal birliğini amaçlayan harekettir. Hareketin kökeni, 1. Napoléon‘a karşı verilen bağımsızlık savaşının (1813-15) yol açtığı Alman birliği ülküsüydü. Bu ülkü Friedrich Ludwig Jahn ve Ernst Moritz Arndt gibi ilk Alman milliyetçileri tarafından özellikle vurgulandı. 

Grossdeutschland (Büyük Almanya) çözümünü savunanlar, Avusturya İmparatorluğu’nda yaşayan Almanları tek bir Alman devletine bağlamak istiyor, başkalarıysa İskandinavları da bu birliğe katmayı amaçlıyordu. Hareketin bazı üyeleri de Orta ve Doğu Avrupa’nın yanı sıra Felemenk ülkelerinde Almanca konuşan halkların da birleşmesinden yanaydı; bunlar Felemenkçe ve Flamancayı da Almancanın birer lehçesi sayıyorlardı. Friedrich List, Paul Anton Lagarde ve Konstantin Franz gibi yazarlar Avrupa’da barışın sağlanabilmesi için Orta ve Doğu Avrupa’ nın Alman egemenliğine girmesini gerekli görüyor, kıtanın bu bölümünde Alman egemenliğinin İS 9. yüzyılda Drang nach Osten’le (Doğu’ya yöneliş) başladığını savunuyorlardı. Gobineau kontu Joseph Arthur’un Essai sur l’inégalité des races humaines (1853-55; İnsan Irklarının Eşitsizliği Üzerine Deneme) adlı çalışmasında savunduğu “Âri ırk” kavramından etkilenen pek çok Alman, Kuzey ya da Germen “ırkı”nı yüceltiyordu.

Pangermenizm 1894’te Leipzig’li profesör ve milletvekili Ernst Hasse’nin Alldeutscher Verband’ı (Pangermen Birliği) kurmasıyla örgütlü nitelik kazandı. 1891’de daha gevşek bir yapıda kurulan Allgemeiner Deutscher Verbanden (Genel Alman Birliği) temellerine dayanan birliğin amacı, özellikle Almanya dışında yaşayan ve Almanca konuşan gruplar arasında milliyetçi bilinci geliştirmekti. Üç ciltlik Deutsche Politik (1905-07 , 3 cilt; Alman Siyaseti) adlı çalışmasında Hasse, Almanların Avrupa’da yayılmacı bir tutum izlemesi çağrısında bulundu. Avusturya-Macaristan’da Georg Ruter von Schönerer ve Karl Hermann Wolf Pangermen duyguları dile getirdiler; Slavlara, Yahudilere ve kapitalizme karşı bir tutum benimsediler.

Bu görüşler Adolf Hitler’in düşünce yapısının oluşmasında büyük rol oynadı. Weimar Cumhuriyeti döneminde (1919-33) Pangermenistler yayılmacı görüşleri savunmayı sürdürdüler. Bunlar arasında en açık sözlü ve etkin güç Hitler’in Nazi Partisi’ydi. Yayılmacı propagandanın dayanaklarından biri, tarihi bir tür coğrafi determinizme bağımlı sayan jeopolitik kuramıydı. 

Münihli profesör Karl Haushofer, Raum und Volk im Weltkriege’nin (1932; Dünya Savaşında Yaşam Alanı ve Halk) yazarı Ewald Banse ve Volk ohne Raum’un (1926; Yaşamalansız Halk) yazarı Hans Grimm’in savunduğu yayılmacılığa dayanan Hitler, bu yaklaşımla Avusturya’yı ve Çekoslovakya’nın Almanca konuşulan bölgesini ilhak etti, ayrıca Polonya’dan toprak talebinde bulundu. Almanya’nın II. Dünya Savaşı’nda uğradığı yenilgi yalnızca Üçüncü Reich’a ve onun Avrupa üzerinde kurduğu egemenliğe son vermekle kalmadı, aynı zamanda Almanya’nın Doğu Avrupa’da eskiden elinde tuttuğu toprakları yitirmesine, doğuda geniş toprakların elden çıkarılmasına ve Almanların elinde kalan toprakların da iki devlete bölünmesine yol açtı. Bu tarihten sonra Pangermenizm etkisini yitirdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder