Osmanlı Islahatları (Yenilikleri) Özet - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 04, 2018

Osmanlı Islahatları (Yenilikleri) Özet

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Osmanlı Islahatları (Yenilikleri) Özet

18. yüzyıldan sonra 19 ve 20. yüzyıllarda da Osmanlı Devleti’nde yapılan yenilikler, ıslahatlar neler olmuştur? Yenileşme çabaları.


Osmanlı Islahatları (Yenilikleri)
Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerle yaptığı savaşlarda başarısız sonuçlar alınca 18. yüzyıldan itibaren Avrupa’nın gerisinde kaldığını anlamış ve Batı tarzında yenilikler yapmaya başlamıştır. 19. ve 20. yüzyıllarda ise her alanda yenilikler yapılarak devletin çöküşüne çözümler bulunmaya çalışılmıştır.

Osmanlı Islahatları (Yenilikleri) Özet
Osmanlı Islahatları (Yenilikleri) Özet

18. Yüzyılda Yapılan Yenilikler

I. Mahmut; Kara Mühendishanesi’ni kurdurdu. Aslen Fransız olan Humbaracı Ahmet Paşa, Topçu Ocaklarını yeniledi.

III. Mustafa; Sürat Topçular Ocağı’nı kurdurdu. Deniz Mühendishanesi (Deniz Harp Okulu) açıldı.

I. Abdülhamit; Avrupa tarzı subay yetiştirmek amacıyla İstihkam Okulu’nu açtı. Çeşme Baskını ile Ruslar tarafından yakılan Osmanlı donanmasını yeniden inşaa etti. Açılan bu okulların eğitmen ve subayları Avrupa’dan getirilmiştir. Yabancı dil ile eğitim verilmiştir. Böylece ilk kez Avrupa kültürü bu okullar sayesinde Osmanlı toplumunda etkili oldu.

Nizam-ı Cedit Yenilikleri

III. Selim dönemi yenilikleri Nizami Cedit (Yeni Düzen) yenilikleri olarak adlandırılmıştır. Geçmiş dönemlere göre yenilikler daha köklü ve kapsayıcıdır. Ancak, Yeniçeri Ocağı gibi yeniliklere karşı olan bazı devlet kurumları yapılan yenilikleri engellemeye çalışmışlardır.

III. Selim, Yeniçeri Ocağı‘nın yenilikler karşısındaki sert tutumundan dolayı bu ocağa dokunmamış, ancak alternatif olarak Batı tarzı askeri ocak olan Nizam-ı Cedit Ocağı’nı kurmuştur.

Bu ocağın öğretmenleri ders araç-gereçleri ve kullandıkları silahlar, kıyafetler tamamen Avrupa tarzıdır.

Hatta bu ocak için Selimiye Kışlası yaptırılmıştır. Günümüzde 2. Ordu’nun karargahı olan bu kışla Avrupa tarzı mimari ile inşaa edilmiştir.

Bu dönemde;

► Nizamı Cedit Ocağı’nın giderlerini karşılamak için irad-ı Cedid hazinesi kuruldu.

► Yerli malı kullanımı teşvik edildi. (Kapitülasyonların olumsuz etkisini azaltma amaçlanmıştır).

► Avrupa başkentlerine daimi elçilikler açıldı.

► İlk devlet matbaası kuruldu.

► Fransa’dan subay, öğretmen ve uzmanlar getirildi.

III. Selim dönemi Kabakçı Mustafa İsyanı’yla sona ermiştir. III. Selim tahtan indirilerek öldürülmüştür.

II. Mahmut Dönemi Yenilikleri

II. Mahmut, III. Selim döneminde yapılan yenilikleri genişleterek devam ettirmiştir. Bu döneme kadar yenilikleri önleyen Yeniçeri Ocağı kaldırılmıştı. Böylece yeniliklerin önü açılmış ve hükümdarın otoritesi artmıştır.

Sekban-ı Cedit Ocağı’nın kurulması Askeri
Eşkinci Ocağı’nın kurulması Askeri
Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması Askeri
Asakir-i M.Muhammediye Ocağı’nın kurulması Askeri
Divan teşkilatının kaldırılması İdari
Bakanlık (Nazırlık)ların kurulması idari
Tımar sisteminin kaldırılması İdari
Devlet memurlarına maaş bağlanması İdari
Mahalle ve köylere muhtarlık kurulması İdari
İlk kez nüfus sayımının yapılması İdari
Posta ve Polis teşkilatının kurulması İdari
ilk resmi gazete Takvim-i Vekayi’nin kurulması Kültür
Mekteb-i Adliyenin açılması Kültür
Mektebi Tıbbiye’nin açılması Kültür
Devlet memurlarına kılık kıyafet zorunluluğunun Kültür
Yerli malı kullanımının teşvik edilmesi Ekonomik
Kumaş ve deri fabrikalarının açılması Ekonomik
Mehteran bölüğünün yerine Mızıkayı Hümayunun kurulması Askeri
Fransız Ihtilâli’nin Etkisiyle Yapılan Yenilikler

1789’da Fransız İhtilâli ile ortaya çıkan hürriyet, eşitlik ve adalet gibi düşünceler Avrupa ülkeleri gibi Osmanlı Devleti’ni de etkilemiştir.

Başta Rusya olmak üzere diğer Avrupalı devletler bu kavramları kullanarak Osmanlı Devleti’ndeki azınlıkları isyana teşvik etmişlerdir.

Fransız Ihtilâli‘nin getirdiği diğer bir düşünce de milliyetçilik düşüncesidir.

Osmanlı Devleti’ndeki azınlıklar özellikle Rumlar ve Sırplar isyan etmişlerdir. 19. yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti azınlık isyanlarıyla uğraşmak zorunda kalmıştır.

Sonuç olarak Fransız İhtilâli’nin Osmanlı Devleti’ne hem olumlu ve hem de olumsuz etkisi olmuştur.

Şimdi bu olumlu etkilerinden bazılarını görelim:



a. Tanzimat Fermanı (1839)

Tanzimat Fermanı’nın amacı azınlıkların isyanlarını önlemek, Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışmasını engellemek ve azınlıkları devlete bağlamaktır.

Bu fermanla;

► Devlet ırk, din ve dil ayrımı yapmaksızın bütün vatandaşlarının mal ve can güvenliklerini sağlayacak.

► Askerlik vatan görevi haline getirilecek.

► Herkesten gelirine göre vergi alınacak.

► Herkes kanunlar önünde eşit sayılacak.

► Mahkemeler herkese açık olacak hiç kimseye yargılanmadan ceza verilemeyecek.

hükümleri getirilmiştir.

Tanzimat Fermanı ile hükümdar mevcut yasalara uyma sözü vererek ilk kez kendi isteği ile kendi yetkilerini kısıtlamıştır. Bu durum Osmanlı toplumunda demokratikleşme hareketlerini başlatmıştır.

b. Islahat Fermanı (1856)

Azınlıklara yönelik bir fermandır. Azınlıklar, Tanzimat Fermanı’nın bazı maddelerine itiraz etmişlerdir.

Tanzimat Fermanının eksikliklerini gidermek amacıyla ilan edilen bu fermanla;

► Osmanlı Devleti’ndeki azınlıklar banka ve şirket kurabilecekler.

► Azınlıklar kilise ve okul açabilecekler.

► Azınlıklar devlet memuru ve il genel meclislerine üye olabilecekler.

► Azınlıkları küçük düşürücü davranış ve ifadelerde bulunulmayacak.

► Azınlıklar askerlikten muaf tutulacaklar ve buna karşılık para ödeyecekler.

Azınlıklara (gayrimüslim) verilen bu haklarla Osmanlı yönetimi amacına ulaşamamıştır. Azınlıklar devlete yaklaşmaktansa elde ettikleri bu ayrıcalıkları devletin zararına kullanmaktan çekinmemişlerdir. Kendilerine ait kurdukları okullarda milliyetçi ve devlete isyancı bir nesil yetiştirmişlerdir.

Ancak Osmanlı Devleti bu fermanla Rusya’ya karşı Avrupalı devletlerin siyasi desteğini kazanmıştır. Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti bir Avrupalı devlet sayılmıştır.

I. Meşrutiyetin İlanı (1876)

Mithat Paşa, Ziya Paşa, Namık Kemal gibi aydınlar Osmanlı Devleti’nin çöküşüne son verebilmek, azınlıkların yönetime bağlılıklarını artırmak ve Avrupalı devletlerin iç işlerimize karışmalarını engellemek için Meşrutiyet’in ilanını gerekli görmüşlerdi. Bu amaçla Yeni Osmanlılar (Jön Türkler) denilen cemiyeti kurdular.

Jön Türklere göre meclis açılmalı, halk temsilcileri vasıtasıyla yönetime katılmalı, toplumda herkes kanunlar önünde eşit olmalı ve padişahın yetkileri kısıtlanmalıydı.

Meşrutiyet, hükümdarın yanında meclisin olduğu yönetim tarzıdır. Meşrutiyetin ilanı ile halk ilk defa seçme ve seçilme hakkını kullanarak yönetime katılmıştır.

Osmanlı Devleti meşrutiyetin ilanı ile;

► Devletin çöküşünü,

► Azınlık isyanlarını,

► Avrupa devletlerinin azınlıkları bahane ederek içişlerine karışmasını

önlemek istemiştir.

Kanun-u Esasi olarak bilinen ve batı tarzı ilk anayasa Mithat Paşa tarafından hazırlanmıştır. 119 madde içeren bu anayasaya göre;

► Ayan Meclisi üyelerini padişah atayacak

► Mebusan meclisi üyelerini halk seçecek

► Meclisi açma ve kapatma yetkisi padişaha ait olacaktır.

Bu anayasa Türklerin ilk anayasasıdır. Osmanlı mutlak monarşiden, meşruti monarşiye geçmiştir. Halk ilk kez seçme ve seçilme hakkını kullanmıştır.

Ancak Osmanlı – Rus Savaşı’nın çıkması sonucu II. Abdülhamit meclisi kapatarak anayasayı rafa kaldırmıştır. Meclis-i Mebusan süresiz kapatılmıştır. Tekrar padişahın hakim olduğu mutlak monarşiye dönülmüştür.

II. Meşrutiyetin İlanı (1908)

Osmanlı Devleti’nde meşrutiyet yanlıları ittihat ve Terakki Cemiyeti’ni kurdular. Bu cemiyetin baskıları sonucu II. Meşrutiyet ilan edildi. Kısa bir süre sonra meşrutiyet karşıtı bir ayaklanma olan 31 Mart isyanı meydana geldi.

Selanik’ten gelen Hareket Ordusu tarafından bu ayaklanma bastırıldı. Mustafa Kemal bu ordunun kurmay başkanlığını yapmıştır.

II. Abdülhamit ayaklanmadan sorumlu tutularak tahttan indirildi.

İktidara gelen İttihat ve Terakki yönetimi Meclis-i Me-busan’ı tekrar kurdular.Yeni dönemde padişahın meclisi kapatma yetkisi elinden alınmış, hükümet padişaha değil meclise karşı sorumlu hale getirilmiştir. Bu değişikliklerle Osmanlı yönetiminin daha demokratik konuma geldiği söylenebilir.

II. Abdülhamit döneminde ulaşıma önem verildi. İlk demir Yolu Aydın – İzmir arasında İngilizler tarafından yapılmıştır. Ayrıca Bağdat – Hicaz demir yolu yapılmıştır.

Telgraf ağının genişletilmesine, mesleki ve teknik okulların açılmasına önem verilmiştir. Bunlardan birisi de 1881’de açılan Sanayi-i Nefise Mektebi’ (Güzel Sanatlar Okulu) dir.

Avrupa devletlerinden alınan borçlar ödenemeyince, Avrupalı devletler Osmanlı Devleti’nin gelirlerine el koydu. Duyun-u Umumiye idaresi kurularak Osmanlı ekonomisini kontrol altına aldılar. Bu durum Osmanlı maliyesini çökertti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder