Osmanlı İmparatorluğunda Devlet Yönetimi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 09, 2018

Osmanlı İmparatorluğunda Devlet Yönetimi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Osmanlı İmparatorluğunda Devlet Yönetimi 

Osmanlı İmparatorluğunda devlet yönetimine kısa bir bakış. Osmanlı devlet yönetiminde hangi rütbe hangi işi yapardı isimler ne idi sonradan ne oldu?


FeaturedOsmanlı İmparatorluğu’nun sınırları içinde sayısız millet yaşar, birbirinden pek farklı uygarlıklar bulunurdu. Bundan dolayı da, bu geniş toprakların tümünü aynı siyasal rejimle yönetmek elde değildi. Bu yüzden, Osmanlı hükümeti, Anadolu Eyaleti gibi yakın eyaletler için bile, değişik yasalar, kanunlar çıkarmak zorunda kalmıştır.

Osmanlı İmparatorluğunda Devlet Yönetimi
Osmanlı İmparatorluğunda Devlet Yönetimi 

KİMLERE BEYLERBEYİ DENİRDİ?

Osmanlı Devleti, yönetim örgütü bakımından, geniş eyaletlere ayrılmıştı. Bunlara Tanzimat’tan önce beylerbeylik denirdi; Tanzimat’tan sonra ise vilayet adı verildi. Bu eyaletlerin başında beylerbeyi adı verilen bir görevli bulunurdu. Daha sonraları, beylerbeyleri vali adını aldılar. Beylerbeylerin rütbesi çoğunlukla vezir idi.

Beylerbeyleri hem mülki, hem askeri yetkiye sahiptiler. Protokol bakımından, Mısır Beylerbeyi ötekilerin başında gelirdi. Ondan sonra, Budin (Macaristan), Rumeli (Sofya), Anadolu (Kütahya) beylerbeyleri ikinci, üçüncü, dördüncü sırayı alırlardı. Macaristan Beylerbeyi, Almanya İmparatoru ile eşit koşullar içinde mektuplaşır, çok kez İstanbul’dan ayrıca yardım istemeye bile gerek görmeden, Almanya’ya tek başına boyun eğdirirdi.

SANCAK BEYİ NE DEMEKTİ?

Eyaletler sancak adı verilen illere ayrılmışlardı. Bunların başında da sancakbeyi bulunurdu. Tanzimat’tan sonra, sancakbeylerine mutasarrıf denildi. Bir eyalette 30 ya da daha çok sancak bulunabilirdi. Tek sancaklı ancak bir-iki eyalet vardı. Eyaletler, toplumsal, siyasal ihtiyaçlara göre düzenlenmiş oldukları için, aralarında bir uygunluk yoktu.

Sancaklar kazâlara ayrılırdı. Kazâlarda askerî başkan olarak alaybeyi, mülkî başkan olarak da kadı’lar bulunurdu. Kazâlar da nahiye’lere ayrılmıştı. Ancak, eyaletlerin iç yönetimleri de birbirinden hayli değişikti.

OSMANLI İMPARATORLUĞUNA BAĞLI DEVLETLER

Eyaletlerden başka, gene imparatorluğa bağlı bir alay devlet de vardı ki, bunlar Osmanlı uyruğundaydılar. Bunların yönetim şekilleri de birbirinden çok değişikti, örneğin, Eflâk (Güney Romanya) ile Boğdan (Moldavya) devletlerinin öyle az iç bağımsızlığı vardı ki, bu devletlerin başındaki prenslerin sancakbeyleri kadar bile önemi yoktu. Erdel (Transilvanya) ile Kırım devletlerine daha geniş bir iç bağımsızlık tanınmıştı. Fas, Lehistan gibi devletlerden ise, belirli hediyeler, vergiler, askeri birlikler istemekle yetinilirdi. Bunların başındaki hükümdarların tahta geçişlerini de Osmanlı padişahı onaylardı. Ancak, başka hiçbir iç işlerine, dış işlerine karışılmazdı.

OSMANLI DEVLETİ’NDE HÜKÜMET ADAMLARININ UNVANLARI

Devletin başında, Osmanlı hanedanından olması şart bir hükümdar bulunurdu. Bu hükümdar padişah adıyla anılırdı. Padişah, devlet işlerinin büyük bir kısmını başbakan durumundaki sadrazam’a bırakırdı. Sadrazamın yetkileri pek büyüktü. Bugünkü başbakanların yetkilerinin hayli üzerindeydi.

Sadrazam, hükümetin başında bulunur, orduyu, maliyeyi, eyaletleri, dış işlerini yönetirdi. Sadrazam padişaha karşı sorumlu sayılırdı. Bakanlardan kurulu bir de Divan-ı Hümayun vardı. Divan-ı Hümayun’un öteki üyelerinin padişahla protokol dışında bir bağlılıkları yoktu. Bunlar da sadrazama karşı sorumlu sayılırlardı.

Divan-ı Hümayun’un başlıca üyeleri kubbe vezirleri, başdefterdar, reisülküttap, sadaret kethüdası idi. Kubbe vezirleri bugünkü devlet bakanlarının görevini yaparlardı. Başdefterdar maliye bakanı, reisülküttap dış işleri bakanı, sadaret kethüdası da iç işleri bakanı durumundaydılar.

Sadrazamdan sonra en büyük memur şeyhülislam idi. Şeyhülislam hem diyanet işleri başkanı, hem de adalet, eğitim bakanı durumundaydı. Yetkileri pek büyük, sözü geçerliği çoğu kez sadrazamınkini bile aşkındı.

Şeyhülislâmın iki yardımcısı vardı: Rumeli Kazaskeri ile Anadolu Kazaskeri. Rumeli Kazaskeri Şeyhülislâm’ın Avrupa eyaletlerindeki yardımcısı sayılırdı; Anadolu Kazaskeri de Asya, Afrika eyaletlerindeki yardımcısı. Bunların rütbece farkları yoktu. Yalnız, Rumeli Kazaskeri, protokol bakımından, ötekinden önde gelirdi.

İSTANBUL KADISI BELEDİYE BAŞKANI DA SAYILIRDI

İstanbul Kadısı şehrin, İstanbul’un belediye başkanı sayılırdı. Yetkileri çeşitli alanlarda pek genişti, İstanbul’un başında ayrıca bir beylerbeyi bulunmazdı. Şehirle dolaylarını doğrudan doğruya Sadaret Kethüdası (iç işleri bakanı), kimi vakit de sadrazam (başbakan) yönetirdi.

Osmanlı donanmasının başında Kaptan-ı derya denen bir amiral bulunurdu. Kaptan-ı derya Divan-ı Hümayun üyesi sayılırdı. Donanma ile kıyı vilayetleri üzerinde mutlak yetki sahibiydi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder