Osmanlı Devletinin Parası ve Gelir Kaynakları - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 09, 2018

Osmanlı Devletinin Parası ve Gelir Kaynakları

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Osmanlı Devletinin Parası ve Gelir Kaynakları

Osmanlı devletinin parası ve Osmanlı Devletinin gelir kaynakları ile ilgili olarak kısa ve temel bilgilerin yer aldığı sayfamız.


Osmanlı devleti kurulduğu zaman Selçuklu ve Bizans paraları vardı. Bizde ilk para Orhan Bey zamanında (1324 – 1362) basılmıştır. Bu gümüş bir sikke olup adına Akçe denirdi. Memleketimizde Fatih devrine gelinceye dek altın para basılmamıştır. Fatih’ten sonra Osmanlı padişahları da altın paralar bastırmışlardır.

Osmanlı Devletinin Parası ve Gelir Kaynakları
Osmanlı Devletinin Parası ve Gelir Kaynakları

Akçe
Orhan Gazi’nin bastırdığı ilk akçe

Genel olarak, basılan paranın bir yüzünde o parayı bastıran padişahın adı ve paranın nerede ve ne zaman basıldığı yazılı olurdu.

Osmanlı devletinin başlıca gelir kaynakları şunlardır:

a) Müslümanlardan alınan öşür ve hayvan vergisi,

b) Hıristiyan ve Musevîlerden alınan haraç ve cizye,

c) Gümrük, maden, tuzla ve ormanların geliri,
ç) Savaşlarda elde edilen ganimetlerin beşte biri,

d) Bağlı beyliklerden gelen vergiler.

Bunlardan öşür ve haraç, tımarlı sipahilerinin masraflarına karşılıktı. Fakat XVI. yüzyılın sonunda tımar usulü bozulmaya yüz tuttuğundan bu gelir kaynağı da azalmıştı. Bundan başka geri kalan bütün vergiler hükümet tarafından ve çeşitli surette toplanırdı.

Osmanlı devleti, toplanan paralarla önce yeniçerilerin ulûfelerini, donanma ve saray masraflarını öder, bilginlere maaş verirdi. Kalan para ile de bayındırlık işleri yapılırdı. Kanunî’den sonra Osmanlı devleti devamlı bir para darlığı çekmişti. Hele duraklama ve gerileme devirlerinde bütçe açığı daima vardı. Devlet, bütçe açığını kapatmak için ya elinde bulunan paranın ayarını düşürür, ya da sarayda bulunan altın, gümüş kap ve sofra takımlarını Darphaneye yollayarak para bastırırdı. Memleket tekrar bolluğa kavuşunca, altın kaplar yeniden yaptırılır ve yedek olarak saklanırdı.

Osmanlı devletinde bütçe açığı daha çok sarayın lüks ve israflarından ileri gelirdi, ilk defa Avcı Mehmet zamanında, Köprülülerden önce sadrazam olan Tarhuncu Ahmet Paşa, bütçe açığını kapatmak için saray masraflarına el atmak istedi. Fakat derhal boynu vuruldu. Bu suretle Osmanlı devleti hiç bir zaman denk bir bütçe yapamadı. Bununla beraber Osmanlı devleti, gerileme dönemine gelinceye kadarki devirler boyunca, kendi yağı ile kavruldu ve yabancı bir devletten borç istemedi.

Osmanlılar bakır, gümüş ve altından paralar basmışlardı. Para basan yerlere darphane denir, İstanbul’da Topkapı Sarayının içinde bir darphane bulunmaktaydı. Bu darphane bugün hâlâ çalışmaktadır.

Paralar, padişahlar adına basılırdı. Sikkenin bir tarafında da nerede ve ne zaman basıldığı yazılı olurdu. Bundan padişahların kaç yıl padişahlık ettiği anlaşılmaktadır. Bizim müzemizde çok kıymetli para koleksiyonları vardır.

Osmanlılar paralarını keseler içinde saklarlardı. Devletin geliri kese ile hesaplanırdı. Bir kese, içinde otuz bin akçe, ya da on bin altın bulunan bir para ölçüşüydü.

Memleketimizde hala Osmanlı Devrinden kalma altın para bulunmaktadır. Bunlar, parayı bastıranların adları ile söylenir. Mahmudiye, Hamidiye, Reşadiye altını gibi. Mecidiye de Sultan Abdülmecit zamanında basılmış bir gümüş paraydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder