Osmanlı Devletinde Halk Sınıfları - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 09, 2018

Osmanlı Devletinde Halk Sınıfları

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Osmanlı Devletinde Halk Sınıfları 

Osmanlı Devletinde halk sınıfları. Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yaşayan halk sınıfları ile ilgili olarak genel ve temel bilgilierin yer aldığı sayfamız.


Osmanlı Tuğrası
Osmanlı İmparatorluğu sosyal bakımdan genel olarak iki büyük sınıfa ayrılmakta idi.

Osmanlı Devletinde Halk Sınıfları
Osmanlı Devletinde Halk Sınıfları 

a) Yöneticiler, b) Yönetilenler.

Yöneticilerin başında padişah ve saray gelirdi. Saray başlı başına bir sınıf sayılırdı. Bundan başka yöneticiler sınıfına bilginler (ulema) mülkiye memur ve amirleri ve asker de dahildi. Bu sınıflara bağlı olan insanlar, özel birtakım yollardan yetiştikleri ve bu memurluklara girmek ve hele askerlik sınıflarına yazılmak her isteyene açık olmadığı için, yöneticiler sınıfı kendiliğinden asıl halk sınıfından ayrılmıştı. Bunlar halktan çok saraya bağlı ve onun buyruklarını yerine getirmeye memur insanlardı. İmparatorluğun son zamanlarında bu sınıftan olan kimselerin makamları ve işleri kalıtım yoluyle çocuklarına, geçiyordu. Bunun için yöneticiler, halktan ayrı bir tarzda yaşıyorlar, halka yabancı bir gözle bakıyorlardı. Bu smıftan olanlar kendilerine genel olarak Osmanlı, halka da Türk derlerdi.

Kapatby ReklamStore
Yönetilenlere, yani halk sınıfına gelince; bunlar da din, mezhep ve sahip oldukları haklar bakımından Müslüman, Hıristiyan ve Musevî diye birbirlerinden ayrı iki gruba, tuttukları işler bakımından çoban, çiftçi, sanatçı ve tüccar olmak üzere dört sınıfa ayrılmaktaydılar.

Müslümanlar, Hıristiyanlarla Musevîlerden daha çok haklara sahiptiler. Güya, memleketin efendisi bunlardı. Öşür denilen bir vergi verirler, askerlik ederlerdi. (Tımarlı sipahileri halk sınıfından kurulurdu). Bununla beraber askerlik işleri isteğe bağlıydı. Müslüman halk içinde de çoğunluğu Türkler teşkil ederlerdi. Türkler daha çok Anadolu’da yerleşmişlerdi. Fakat İmparatorluğun Yükselme Devrinde bir kısım Türkler, Rumeli’ye geçerek Balkanlarda, Tuna boylarında yerleşmişlerdi. Müslümanların çoğu tarım ve sanatla uğraşırlardı.

Hıristiyanlar ve Museviler siyasal haklara sahip değildiler. Ancak bazı Rum ve Museviler devlet dairelerinde ve yalnız tercümanlık işlerinde çalışırlardı. Hıristiyanlar, Müslümanlardan ayrı olarak haraç ve cizye adları ile iki çeşit vergi verirlerdi. Haraç, topraktan alınan vergi idi. Cizye ise bir çeşit sağlık vergisiydi. Bu vergi erkek Hıristiyanlardan alınır, ihtiyarlarla çocuklardan ve kadınlardan alınmazdı. Cizye, cizyedar denilen özel bir tahsildar tarafından yılda bir defa toplanırdı.

Hıristiyan ve Museviler din ve mezhep özgürlüklerine sahiptiler. İmparatorluk içinde Hıristiyanların çoğu Ortodoks mezhebindeydiler. Genel olarak ticaret işleri ve tarımla uğraşırlar ve daha çok Balkanlarda, Adalarda, İstanbul ve İzmir gibi büyük ticaret şehirlerinde otururlardı. Çok zengin ve rahat bir hayat yaşarlardı. Askerlikle hiç ilgileri yoktu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder