Mesnevi Özellikleri (Maddeler Halinde) - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 01, 2018

Mesnevi Özellikleri (Maddeler Halinde)

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Mesnevi Özellikleri (Maddeler Halinde)

Divan edebiyatında mesnevi nedir, yeri nedir? Mesnevinin maddeler halinde özelliklerinin açıklaması, bölümleri hakkında bilgi.


Mesnevi Özellikleri (Maddeler Halinde)
Divan edebiyatında olay çevresinde gelişen anlatmaya bağlı edebî metinlerin en önemlisi mesnevidir. Arapçada “ikişer, ikişerlik” anlamına gelen mesnevinin belirleyici özellikleri şunlardır:

1. Mesnevi İran edebiyatında doğmuş, Arap ve Türk edebiyatlarına bu edebiyattan geçmiş bir nazım biçimidir. Bu türün dünya edebiyatındaki en önemli temsilcilerinden biri olan İranlı şair Nizâmî, “hamse” sahibi ilk şairdir. İslam kültürüyle şekillenen edebiyat geleneklerinde beş mesneviden oluşan eser topluluğuna “hamse” denmiş, hamse sahibi olmak övünülecek bir konum olarak kabul edilmiştir.

Fuzülî’nin “Leylâ ve Mecnûn”unu dışta tutarsak mesnevi nazım biçimiyle yazılmış en ünlü eserler Farsçadır. Bunlar Mevlana’nın “Mesnevi”si ile Firdevsî’nin “Şehnâme”sidir.

2. Bu nazım biçimi, anlatılması uzun süren olayların yazılması için kullanılmıştır. Bu anlamda mesnevinin, divan edebiyatının “roman”ı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

3. Mesnevi daha çok aruz ölçüsünün kısa kalıplarıyla yazılmıştır.

4. Mesnevide birim değeri beyittir. Beyit sayısında herhangi bir sınırlama yoktur.

5. Uyak düzeni “aa bb cc dd ee…” şeklindedir. Yani her beyit kendi içinde uyaklıdır. Bu durum şairlere uzun konuların anlatılmasında kolaylık sağlamıştır. Bu kolaylığı “gazelle karşılaştırma yaparak daha iyi anlayabiliriz. Hatırlanacağı üzere gazelin uyak düzeni “aa ba ca da ea…” şeklindeydi. Böyle olunca da bir şair “a” uyağını oluşturmak için her dizede aynı seslerle biten sözcükleri kullanmak zorundaydı. Söz gelimi “a” uyağı “ak” sesiyle oluşturulmuşsa her beytin son sözcüğünün “ak” sesiyle biten bir sözcük olması gerekiyordu. Şair gazel ve kaside gibi nazım biçimlerinde bilgisini ve sözcük dağarcığının zenginliğini kullanarak bu sözcükleri buluyordu. Ama binlerce beyitten oluşan bir mesnevide aynı uyağı oluşturmaya imkan yoktur. Şairi ne kadar yetenekli olursa olsun dildeki sözcük dağarcığı buna imkan vermez.



6. Mesnevilerde konuya doğrudan girilmez. Bu nazım biçiminin genel özellikleri dikkate alınarak mesnevilerde üç ana bölümün bulunduğu söylenebilir: Giriş, konunun işlendiği bölüm, bitiş. Bu bölümler de genellikle şu alt bölümlerden oluşur:

A. Giriş Bölümü

1. Besmele

2. Tevhid: Tanrı’nın birliğinin anlatıldığı bölüm.

3. Münacat: Tanrı’ya yapılan yalvarış ve yakarışların anlatıldığı bölüm.

4. Naat: Hz. Muhammed’in övüldüğü bölüm.

5. Miraciye: Hz. Muhammed’in Recep ayının 27. gecesi Tanrı katına yükselerek onunla görüşmesinin anlatıldığı bölüm.

6. Medh-i Çihâr-Yâr-ı Güzîn: Bu bölümde dört halifeye yapılan övgüler yer alır.

7. Hükümdara Övgü: Bu bölümde mesnevinin sunulduğu padişah övülür.

8. Sebeb-i Telif (Sebeb-i Nazm-ı Kitab): Mesnevinin yazılış nedeninin açıklandığı bölüm.

B. Konunun İşlendiği Bölüm Bu bölümde “âğâz-ı dâstân, âğâz-ı kıssa” gibi Farsça ya da “Leylâ ile Mecnûn” mesnevisinde olduğu gibi Türkçe alt başlıklarla asıl konu ele alınır. Şair konunun tekdüze gidişini değiştirmek için uygun yerlerde gazeller söyler, bazen de kahramanların konuşmalarını “gazel”, mektuplarını “murabba” nazım biçimiyle dile getirir.

C. Bitiş Bölümü Mesnevinin bittiğini bildiren bu bölüm mesnevilerde genellikle “Hatime” başlığı altında ele alınmıştır.

7. Mesneviler, yazılış amaçlarına ve işledikleri temalara göre şöyle sınıflandırılabilir:

A. Didaktik mesneviler

1. Din ve tasavvuf temalı mesneviler

2. Ahlâkî temaların ele alındığı mesneviler

3. Ansiklopedi niteliği taşıyan mesneviler

B. Tarihsel olaylara dayanan kahramanlık temalı mesneviler

C. Sanatsal öğelerin ağır bastığı, edebî duyarlıklarla oluşturulan mesneviler

1. Aşk temalı mesneviler

2. Macera temalı mesneviler

D. Şairlerin gördükleri, yaşadıkları olayların anlatıldığı; toplum yaşamından kesitlerin sunulduğu; kişilerin, mesleklerin, eğlencelerin, kentlerin çeşitli özelliklerinin anlatıldığı mesneviler

8. Mesnevinin teması ne olursa olsun anlatımda masalsı bir yol izlenmiş, olayların gerçekleştiği zaman ve mekânlar belirsiz bırakılmış, kişi ve çevre betimlerinde somut gerçekliklere uygun davranılmamış, olağanüstü olay ve varlıklardan yararlanılarak kurmaca bir metin oluşturulmuştur.



9. Türk edebiyatındaki en önemli mesneviler şunlardır:

Kutadgu Bilig ⇒ Yusuf Has Hacip
Risâletü’n-Nushiyye ⇒ Yunus Emre
İskender-nâme ⇒ Ahmedî
Cemşîd u Hurşîd ⇒ Ahmedî
Yûsuf u Zelîhâ ⇒ Şeyyad Hamza
Garip-nâme ⇒ Âşık Paşa
Mantıku’t-Tayr ⇒ Gülşehrî
Husrev u Şîrîn ⇒ Şeyhî
Vesiletü’n-Necât (Mevlid) ⇒ Süleyman Çelebi
Hâr-nâme ⇒ Şeyhî
Leylâ vü Mecnûn ⇒ Fuzûlî
Beng ü Bâde ⇒ Fuzûlî
Hayriye ⇒ Nâbî
Hayrâbâd ⇒ Nâbî
Sûr-nâme ⇒ Nâbî
Hüsn ü Aşk ⇒ Şeyh Gâlip


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder