Kurtuluş Savaşı’ndaki Cepheler Konu Anlatımı - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 02, 2018

Kurtuluş Savaşı’ndaki Cepheler Konu Anlatımı

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Kurtuluş Savaşı’ndaki Cepheler Konu Anlatımı 

Kurtuluş Savaşı’nda hangi cephelerde savaşılmıştır? Kurtuluş Savaşı cephelerin oluşumu, komutanları ve sonuçları özet.


KURTULUŞ SAVAŞI’NDA CEPHELER

Kurtuluş Savaşı’ndaki Cepheler Konu Anlatımı
Kurtuluş Savaşı’ndaki Cepheler Konu Anlatımı 

KURTULUŞ SAVAŞI’NIN ASKERİ STRATEJİSİ
♦Güney illerinde (Antep-Maraş-Urfa) halkın kahramanca sürdürdüğü savunmalara elden geldiğince destek olmak

♦Eldeki birliklerle öncelikle Doğu Cephesi’ne yönelmek ve Ermeni sorununu çözüme kavuşturmak

♦Düzenli ordu kuruluncaya kadar Batı Cephesi’nde düşmanı durdurmak, oyalamak, zaman kazanmak

♦Düzenli ordunun kurulmasıyla birlikte tüm imkânları kullanarak Batı Cephesi’nden düşmanı temizlemek

Doğu Cephesi Güney Cephesi Batı Cephesi
♦ Ermenilere karşı açıldı. ♦ Fransızlara ve Ermenilere karşı açıldı. ♦ Yunanlılara karşı açıldı.
♦ Kâzım Karabekir komutasındaki birlikler mücadele etti. ♦ Kuvayı Milliye Birlikleri mücadele etti. ♦ Düzenli ordu mücadele etti.
♦ Gümrü Antlaşması’yla kapandı. ♦ Ankara Antlaşması’yla kapandı. ♦ Mudanya Ateşkes Antlaşması’yla kapandı.
DOĞU CEPHESİ
Ermeniler önce Selçuklu Devleti sonra da Osmanlı Devleti yönetiminde rahat ve huzur içerisinde varlıklarını sürdürmüşlerdir. Dolayısıyla 19. yüzyılın son çeyreğine gelinceye kadar Osmanlı Devleti’nin bir Ermeni sorunu yoktu.

19. yüzyılın sonlarından itibaren Rusya ve İngiltere, Ermenileri Osmanlı yönetimine karşı kışkırtmaya başladılar, iki devlet de Ermenileri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istiyordu.

Rusya; Doğu Anadolu ve Çukurova’da yaşayan Ermenilerin kendi himayesi altında bir devlet kurmasını sağlamayı ve bu yolla İskenderun Körfezi’ne ulaşarak Akdeniz’e çıkmayı hedefliyordu.

İngiltere’nin düşüncesi ise Kafkasya ve Doğu Anadolu’da tam bağımsız bir Ermenistan Devleti’nin kurulmasıydı. İngiltere bu yolla Rusların Akdeniz’e ve Basra Körfezi’ne ulaşmasını engellemeyi amaçlıyordu.

Rusya ve ingiltere’nin kışkırtmalarıyla bağımsız bir devlet kurma hevesine kapılan Ermeniler, Doğu Anadolu’da Osmanlı toprak bütünlüğünü tehdit edici faaliyetlere başladılar.

9 Haziran 1920’de Kâzım Karabekir‘in, TBMM tarafından, Doğu Cephesi Komutanlığına atanması sonucunda devletin ilk askeri cephesi de oluşmuş oldu.

28 Eylül 1920’de harekete geçen Türk ordusu Sarıkamış, Kars ve Gümrü’yü geri alınca taarruz karşısında tutunamayacağını anlayan Ermeniler barış istemiş, 3 Aralık 1920’de Kazım Karabekir TBMM adına Ermenilerle Gümrü Antlaşması‘nı imzalamıştır.

GÜMRÜ ANTLAŞMASI (3 ARALIK 1920)
ANTLAŞMANIN MADDELERİ
♦ Ermeniler Kars, Gümrü ve Sarıkamış’ı terk edecektir.

♦ Aras Nehri ile Çıldır Gölü arası Türk-Ermeni sınırı olacaktır.



♦ Ermeni Hükümeti Sevr Antlaşması’nın geçersiz olduğunu kabul ederek Anadolu toprakları üzerindeki iddialarından vazgeçecektir.

♦ Ermeniler TBMM aleyhine olan antlaşmaları tanımayacaktır.

♦ Düşman ordularına katılarak Türklere silah çekmiş olanlar hariç, göç ettirilmiş olan Ermeniler altı ay içinde Türkiye’ye geri dönebilecektir.

♦ Ermeniler, Türk tarafına iki bin tüfek, üç batarya, on iki adet dağ topu ve kırk makineli tüfek verecektir.

Not: Gümrü Antlaşmasının imzalanmasından sonra Kafkas Cumhuriyetleri (Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan) Rusya ‘ya bağlanınca antlaşma geçersiz olmuş, doğu sınırımız Kars ve Moskova Antlaşmalarıyla kesin şeklini almıştır.

GÜMRÜ ANTLAŞMASI’NIN ÖNEMİ
♦ TBMM’nin ilk askeri ve siyasi başarısı oldu.

♦ Halkın meclise ve ulusal mücadeleye olan bağlılığı arttı.

♦ Ermeniler, Doğu Anadolu’daki bütün isteklerinden vazgeçtiler. Ermeni sorunu çözüldü.

♦ Ermenistan, TBMM’yi ve Yeni Türk Devleti’ni tanıyan İlk devlet oldu.

♦ Misakı Milli yönünde ilk adım atıldı.

♦ Sevr Antlaşması’na ilk darbe vuruldu.

♦ Doğu sınırının belirlenmesi yönünde ilk adım atıldı.

♦ Doğudaki güçleri batıya kaydırma imkânı oluştu.

GÜNEY CEPHESİ
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, İtilaf Devletleri’ne Türk yurdunu işgal etme imkânı tanımıştı. İngilizler önce 3 Kasım 1918’de Musul’u, Ocak 1918’de de Urfa, Maraş, Antep ve Adana’yı işgal ettiler. Daha sonra Musul’un egemenliğinin tamamının kendilerine verilmesi karşılığında Fransızlarla anlaşarak Urfa, Antep, Maraş ve Adana’yı Fransızlara bıraktılar.

Kurtuluş Savaşı ‘ndaki ilk direniş Hatay-Dörtyol’da Fransızlara karşı gösterilmiştir.

MARAŞ
İşgalci Devlet: Fransa İşgal Tarihi: 30 Ekim 1919

Direnişin Sebebi: Fransızların Suriye’den getirdiği Ermenilerin taşkınlık yapmaları ve halka zarar vermeleri

Direnişin Başlaması: Fransız ve Ermenilerin yaptığı taşkınlıklara Sütçü İmam’ın müdahale etmesi ve bazı Fransız askerlerini tabancayla vurması



Direnişin Gelişmesi: Sütçü İmam’ın başlattığı bu direnişe bölge halkı destek verdi. Fransızlara ve Ermenilere karşı kahramanca mücadale edildi. Onların bu mücadelesiyle Mustafa Kemal Paşa yakından ilgilendi, gelen raporlar doğrultusunda buradaki Kuvayı Milliye’yi teşkilatlandırmak üzere Kılıç Ali, Yörük Selim ve Binbaşı Suzi Bey’i gönderdi.

Sonuç: Direniş karşısında tutunamayan Fransızlar ve Ermeniler şubat 1920’de Maraş’tan çekilmek zorunda kaldı.

Direnişin Sembolü; Sütçü İmam.

Maraş’a halkının milli mücadelede gösterdiği kahramanlıktan dolayı TBMM tarafından 7 Şubat 1973 tarihinde “Kahraman ” unvanı verilmiştir.

URFA
İşgalci Devlet: Fransa

İşgal Tarihi: 30 Ekim 1919

Direnişin Sebebi: Fransızların Ermenilerle işbirliği yaparak halkın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi

Direnişin Başlaması Ermenilerin ve Fransızların halkın can güvenliğini tehdit etmesi üzerine Urfa halkı Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti altında işgalcilerle mücadeleye başladı.

Direnişin Gelişmesi: Ali Saip Bey öncülüğünde halktan 300 kişilik kuvvet toplandı. Fransızlara şehri terk etmeleri için 24 saat süre tanındı. Fransızlardan red yanıtı gelince Kuvayı Milliye ile Fransızlar arasında çatışmalar başladı.

Sonuç: Halkın gösterdiği direniş karşısında tutunamayan Fransızlar 11 Nisan 1920’de şehri terkettiler.



Direnişin Sembolü: Urfa Havalisi Kuvayi Milliye Komutanı Namık Bey (Ali Saip).

Urfa halkının milli mücadelede gösterdiği başarılarından ötürü bu şehre TBMM tarafından 12 Haziran 1984 tarihinde “Şanlı” unvanı verilmiştir.

ANTEP
İşgalci Devlet: Fransa

İşgal Tarihi: 1 Nisan 1919 (Şehrin kuşatıldığı tarih)

Direnişin Sebebi: Fransızlarla işbirliği yapan Ermenilerin taşkınlıkları ve Fransızların Ermenilerle birlikte halkın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi

Direnişin Başlaması: Kâmil ismindeki bir çocuğun annesine Fransız askerlerin saldırması ve Kâmil’in Fransız askeri vurması, Fransızların da bu çocuğu şehit etmesi ve Türk bayraklarının indirilmesi

Direnişin Gelişmesi: Antepliler şehirlerini savunmak için silah, cephane ve para temin ettiler. Fransızlara, yiyecek ve malzeme satışını durdurarak onları zor durumda bıraktılar. Mustafa Kemal Paşa Antep’e telgraf çekerek onlara destek verdiğini ve zafere olan inancını belirtti, işgale karşı halkın bilinçlendirilmesini ve mitingler düzenlemelerini istedi. 3 Mart 1920 tarihinde Kilis’ten Antep’e giden bir Fransız konvoyu Şahin Bey tarafından dağıtıldı.

Bu başarısızlık üzerine Fransızlar, çok daha büyük kuvvetlerle Antep üzerine yürüdüler. Şahin Bey kuvvetleri kendilerinden çok daha güçlü olan Fransız kuvvetleriyle kahramanca çarpıştı. Fakat Şahin Bey bu çarpışmada şehit düştü. Fransızlar kente ancak 1 yıl sonra girebildiler.

Sonuç: Sakarya Zaferi’nden sonra Antep’te daha fazla kalamayacağını anlayan Fransızlar şehri terketmişlerdir.

Direnişin Sembolü: Şehit Kâmil ve Şahin Bey.

Antep halkının Fransızlara karşı gösterdiği başarılı mücadeleden dolayı TBMM tarafından bu şehre 6 Şubat 1921 tarihinde “Gazi” unvanı verilmiştir.

GÜNEY CEPHESİ’NDE SONUÇ
♦ TBMM’nin Sakarya Savaşı’nı kazanması üzerine Fransızlar barış istediler ve imzaladıkları Ankara Antlaşması’yla bu bölgeden çekildiler.

♦ Güney Cephesi’nde halk “Kuvayı Milliye” birlikleri kurarak işgalcilerle mücadele etmiş ve başarılı olmuştur.

Güney Cephesi’nde ayrıca Mersin, Tarsus, İslahiye ve Silifke’de bölge halkı Fransızlara karşı mücadele etmiş ve başarılı olmuşlardır. Onların bu başarısı Mustafa Kemal Paşa tarafından övgüyle karşılanmıştır.

BATI CEPHESİ
BATI CEPHESİ’NİN OLUŞUMU
Paris Barış Konferansı‘nda İtalya’dan alınarak Yunanlılara verilen Batı Anadolu, konferansın hemen sonrasında Yunan işgaline uğramıştır. 15 Mayıs 1919’da İzmir’de başlayan işgaller kısa süre içerisinde yayılmıştır. Bölge halkı, bu işgallere karşı Kuvayı Milliye birliklerini oluşturarak direnişe başlamıştır. Sivas Kongresi’nde bu direnişler tek merkezde toplanmış ve Batı Cephesi Kuvayı Milliye Komutanlığına Ali Fuat Cebesoy getirilmiştir. İşgaller bu gelişmeyle birlikte yavaşlamıştır. Ancak Gediz Harekâtı’nda alınan yenilgi sonucunda buradaki birlikler dağıtılarak, I. TBMM tarafından düzenli ordu kurulmuş, başına komutan olarak Albay İsmet inönü getirilmiştir.


DÜZENLİ ORDUNUN KURULMASI
Osmanlı ordusu Mondros Ateşkes Antlaşması’yla terhis edilmişti, itilaf Devletleri böylece savunmasız kalan Anadolu topraklarını çok rahat işgal edebileceklerini sanıyorlardı. Ancak bu işgallere karşı ilk direnişler başlamış ve Kuvayı Milliye birlikleri kurulmuştu.

Kuvayı Milliye, işgal altında olan bölgelerde sivil halkın oluşturduğu silahlı direniş birlikleridir.
Kuvayı Milliye birbirinden bağımsız birliklerden oluşuyordu. Sivas Kongresi’nde Ali Fuat Paşa komutasında birleştirilen Kuvayı Milliye, TBMM açıldıktan sonra meclise bağlanmıştır. Ancak bu birliklerin Yunan ilerleyişini durduramamaları düzenli orduya duyulan ihtiyacı artırmıştır.

KUVAYI MİLLİYE’NİN KALDIRILMASININ NEDENLERİ
♦ Askerlik tekniğini yeteri kadar iyi bilmemeleri, düzensiz olarak mücadele etmeleri

♦ Düzenli düşman ordularını durduracak ve Anadolu’dan çıkartacak güçten yoksun olmaları

♦ TBMM’nin aldığı bazı kararlara karşı gelmeleri

♦ Hukuk devleti anlayışına ters davranarak suçlu gördükleri üyelerini kendileri cezalandırmaları

♦ İhtiyaçlarının karşılanmasında zaman zaman halka baskı yapmaları

Düzenli orduya geçiş döneminde Çerkez Ethem başta olmak üzere bazı Kuvayı Milliye birlikleri devlet otoritesi altına girmeyi reddederek isyan etmişlerdir. Milli birlik ve beraberliğe aykırı bu durum karşısında isyan eden Kuvayı Milliyeciler üzerine kuvvet gönderilerek isyanlar bastırılmıştır.

BATI CEPHESİ’NDE YAPILAN MÜCADELELER
♦ I. İnönü Savaşı (6-10 Ocak 1921)

♦ II. İnönü Savaşı (23 Mart-31 Mart 1921)

♦ Kütahya- Eskişehir Savaşları (10-24 Temmuz 1921)

♦ Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)

♦ Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (26 Ağustos-18 Eylül 1922)

I. İNÖNÜ ZAFERİ (6-10 OCAK 1921)
Çerkez Ethem İsyanı’nı fırsat bilerek Eskişehir’i ele geçirip demiryollarını denetim altına almak ve Ankara’yı ele geçirmek düşüncesiyle Bursa-Uşak çizgisinden harekete geçen Yunan birlikleri ile ismet Paşa komutasındaki Türk birlikleri Eskişehir’in İnönü mevkiinde karşılaştılar.

Yunanlıların temel amacı Eskişehir’i ele geçirerek, buradan Ankara ‘ya ulaşmak ve TBMM’yi dağıtmaktır.

Başarısız olan Yunan birlikleri Bursa yönündeki eski mevzilere geri çekilmek zorunda kaldılar. Aynı dönemde Çerkez Ethem İsyanı da bastırıldı ve Çerkez Ethem kardeşleriyle beraber Yunanistan’a sığındı.

SONUÇLARI
♦ TBMM’nin kurduğu düzenli ordunun ilk zaferidir. TBMM’ye duyulan güven artmıştır.

♦ Çerkez Ethem isyanı’nın bastırılması kolaylaşmıştır (12 Ocak 1921).
♦ İlk anayasa olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun kabul edilmesine zemin hazırlanmıştır (20 Ocak 1921).

♦ İstiklal Marşı kabul edilmiştir (12 Mart 1921).

♦ itilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşmasfnda değişikliklerin yapılması gündeme gelmiş, itilaf Devletleri yenilgi karşısında, durumu görüşmek üzere Londra’da bir konferans düzenlemişlerdir.

♦ Zafer sonrası Afganistan Hükümeti’yle dostluk ve yardımlaşma antlaşması imzalanmıştır.

♦ Türk-Sovyet görüşmelerinde Rusya’nın desteğinin sağlanması kolaylaşmıştır.

♦ Moskova Antlaşması’nın imzalanmasına ortam hazırlanmıştır.

LONDRA KONFERANSI (23 Şubat – 12 Mart 1921)
TOPLANMA NEDENLERİ

♦ Düzenli ordunun I. inönü Savaşı’nı kazanması ve Güney Cephesi’nde Fransızlara karşı başarılı mücadeleler verilmesi

♦ Fransa ve İtalya’nın Sevr Antlaşması’nı değiştirerek kabul ettirmek istemesi

♦ Yunan ordusuna zaman kazandırılmak istenmesi

♦ Rusya ile TBMM’nin yakınlaşmaya başlaması

TBMM’nin Londra Konferansı’na Katılma Amacı

♦ Türk ulusunun haklı davasını ve Misakı Milli’yi dünya kamuoyuna duyurmak

♦ itilaf Devletleri tarafından “Türkler barışa yanaşmıyorlar, savaşı uzatıyorlar.” şeklinde sürdürülen propagandaları çürütmek

♦ Türk halkının yasal temsilcisinin TBMM olduğunu kanıtlamak

İtilaf Devletleri’nin Konferanstaki Teklifleri

♦ izmir ili Türklere geri verilecek, ancak şehirde Yunan kuvveti de bulunacaktır. Şehrin yönetimi Milletler Cemiyeti tarafından tayin edilcek Hıristiyan bir vali tarafından yürütülecektir.

♦ Doğu Trakya Yunanlılara bırakılacaktır.

♦ Kapitülasyonlar devam edecektir.

♦ Doğu’da bir Ermeni devleti kurulacaktır.

LONDRA KONFERANSI’NIN SONUÇLARI
♦ Konferans, tarafların farklı düşünceleri nedeniyle bir sonuç almamadan dağıldı.

♦ TBMM Hükümeti ilk defa uluslararası bir kurulda varlığını gösterdi.

♦ itilaf Devletleri, TBMM Hükümeti’ni konferansa çağırmakla onun varlığını hukuken tanıdılar.

♦ işgalcilerin Sevr Antlaşması’ndan taviz verebileceği görüldü.

♦ Malta’da sürgünde bulunan bazı Türk aydınlarının serbest bırakılması sağlandı.

♦ itilaf Devletleri arasındaki anlaşmazlık iyice ortaya çıktı.

♦ İstanbul Hükümeti TBMM’nin üstünlüğünü kabul etti.

♦ Konferansın başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Anadolu’da Yunan saldırısı yeniden başladı. Bu durum II. İnönü Savaşı’na neden oldu.



II. İNÖNÜ ZAFERİ (23-31 MART 1921)
Yunan ordusu, ingiltere’nin de kışkırtmaları sonucu Londra Konferansı’ndaki gelişmeleri izleyen Türk tarafını ani bir baskınla vurarak, Sevr’i imzalamak zorunda bırakmak amacıyla yeniden ileri harekâta geçmişti. Yunanlıların 23 Mart 1921’de saldırıya geçmesi üzerine savaş yeniden başladı. Uşak ve Bursa üzerinden ilerleyen Yunan kuvvetleri, inönü mevzilerinde Türk kuvvetleri tarafından şiddetli bir savunmayla geri püskürtüldü. Yaptıkları iki saldırının da başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Yunan kuvvetleri, 31 Mart gecesinden itibaren çıkış mevzilerine çekilmeye başladı. Çekilen düşman, süvari birliklerimizle izlendi ve düşmana çekilirken de kayıplar verdirildi.

31 Mart -1 Nisan 1921’de gelişen Türk saldırısı başarılı oldu ve mevzilerinden sökülen Yunan kuvvetleri Afyon ve çevresinden çekilmek zorunda kaldı. Mustafa Kemal Paşa cephe komutanı olan İsmet Paşa’ya “… Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz…” diyerek zaferin önemini vurguladı.

SAVAŞIN SONUÇLARI
♦ Halkın TBMM’ye olan güveni arttı.

♦ TBMM içerisindeki Mustafa Kemal muhaliflerinin geçici de olsa susmaları sağlandı.

♦ italyanlar, işgal ettikleri toprakları boşaltmaya başladı (5 Temmuz 1921).

♦ ingiltere, TBMM’yle ilişki kurabilmek için Malta’daki tutukluların bazılarını serbest bıraktı.

♦ 30 Mart 1921’de Anadolu Ajansı kurularak TBMM’nin sesi her taraftan duyurulmaya çalışıldı.

II. inönü başarısı üzerine 8-12 Nisan tarihlerinde güneydeki birliklerin komutanı Refet (Bele) Bey tarafından düşmana Aslıhanlar ve Dumlupınar bölgesinde yapılan saldırı başarısızlıkla sonuçlanmış, düşman Dıımlupınar’a yerleşmiştir.

Bu durum sonucunda:

♦ Türk ordusunun henüz saldırı gücüne ulaşamadığı anlaşılmış,

♦ Güneydeki başarısızlık üzerine Refet Bey görevden alınmış, tüm Batı Cephesi İsmet Bey’in komutasına verilmiştir.

KÜTAHYA-ESKİŞEHİR SAVAŞLARI (10-24 TEMMUZ 1921)
SAVAŞIN NEDENLERİ
Yunanlıların;
♦ II. İnönü Savaşı’nın yorgunluğu içinde olan Türk ordusunu, toparlanmasına fırsat vermeden yok etmek,
♦ I. ve II. İnönü savaşlarında kaybettiği saygınlığını yeniden kazanmak,
♦ İtilaf Devletleri’nin desteğini yeniden sağlamak,
♦ TBMM Hükümeti’ni dağıtarak kesin sonuca ulaşmak,
♦ Sevr Antlaşması’nı TBMM’ye kabul ettirmek istemesi savaşın başlamasına neden olmuştur.

SAVAŞIN GELİŞİMİ
İngiltere’den aldığı ekonomik, siyasi ve askeri yardımlar ve iki aylık bir hazırlıktan sonra Türk ordusunun daha fazla güçlenmeden imha edilmesi gerektiğine inanan Yunanlılar 10 Temmuz’da tekrar harekete geçti. Türk kuvvetlerine göre çok üstün bir kuvvetle 10 Temmuz 1921’de saldırıya geçen Yunan kuvvetleri, Türk ordusunu Sakarya Nehri’nin doğusuna kadar çekilmeye mecbur ederek Kütahya, Afyon ve Eskişehir’i işgal ettiler.

SAVAŞIN SONUÇLARI
♦ Kurtuluş Savaşı’nda TBMM’nin düzenli birliklerinin kaybettiği ilk ve tek savaştır.

♦ Eskişehir, Kütahya, Afyon gibi büyük stratejik merkezler elden çıktı.

♦ Sakarya Irmağı’nın batısına gelen Yunan ordusu, burada bekleyerek toparlanıp son saldırıyı yapmak için hazırlanmaya başladı.

♦ İtalyanlar ve Fransızlar Anadolu’da işgal ettikleri yerleri boşaltma girişimlerini durdurdular.

♦ TBMM’nin Anadolu’daki otoritesi yıprandı.

♦ TBMM’de moral bozukluğu başladı ve sert tartışmalar oldu. Meclis’in daha güvenli bir yer olan Kayseri’ye taşınması tartışılmaya başlandı.

♦ Kuvayı Milliye’ye geri dönme tartışmaları başladı.

Kütahya-Eskişehir Savaşları ‘nda alınan yenilgi karşısında TBMM’de Başkomutanlık Yasası çıkarılarak, meclisin tüm yetkileri üç ay süresince Mustafa Kemal’e devredilmiştir. Ayrıca, Tekâlif-i Milliye Emirleri yayınlanarak, ordunun güçlendirilmesine çalışılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder