Kırım Savaşı Nedenleri ve Sonuçları - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 07, 2018

Kırım Savaşı Nedenleri ve Sonuçları

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Kırım Savaşı Nedenleri ve Sonuçları

Kırım savaşınının nedenleri ve sonuçları ile ilgili bilgiler. Kırım Savaşı ne zaman ve ne şekilde oldu? Hangi antlaşma ile sona erdi?


Kırım Savaşının Nedenleri:

Kırım Savaşı Nedenleri ve Sonuçları
Kırım Savaşı Nedenleri ve Sonuçları

Osmanlı devleti, Tanzimatın ilânıyla yenilik yollarında hızla ilerlemeye başlamıştı. Osmanlı devletinin Batılılaşması ve yenilik hareketleriyle gençleşmesi, onun, bir an önce batmasını bekleyen Rusya’nın işine gelmemişti. O sırada Rusya’nın başında bulunan Çar I. Nikola, Osmanlı devleti için «Hasta Adam» sözünü ortaya atmıştı. Hatta devletin yıkılmasını dört gözle bekliyor, memleketimizin paylaşılması için plan ve projeler hazırlıyordu.

Çar I. Nikola, 1853 yılbaşı balosunda İngiliz elçisine, Osmanlı devletinin hasta olduğunu, yakında öleceğini, ölümünden sonra çıkması beklenen miras kavgasına meydan vermemek için şimdiden Osmanlı topraklarının paylaşılmasını öne sürdü. İngilizler, Osmanlı devletinin parçalanmasını o günkü siyasetlerine uygun görmediklerinden, Çarın bu teklifini kabul etmediler.

Çar, İngilizlerden yüz görmeyince, Osmanlı devleti hakkındaki düşüncelerini açığa vurdu. Savaş için bahaneler aramaya başladı.

Kutsal Yerler Sorunu:

Kudüs ve Filistin’in kimi yerleri, Hıristiyanlığın peygamberi Hz.İsa Peygamberin, annesi Meryem’in ve Hıristiyan azizlerinin doğup büyüdükleri yerler olduğu için Hıristiyanlarca kutsal sayılırdı. Buralarda bulunan birçok kilise ve anıtkabirler, Hıristiyanlar tarafından ziyaret edilirdi. Katolik ve Ortodoks Hıristiyanlar, öteden beri kutsal sayılan bu yerlere bakmak konusunda birbirleriyle yarışırlardı.

Osmanlı devletinin vaktiyle Fransızlara vermiş olduğu imtiyazlarla (Kapitülasyon) Katolikler, kutsal yerlerde birçok haklara sahip olmuşlardı. Fakat son zamanlarda ve hele Fransız ihtilâli sırasında Ortodokslar da, Osmanlı – Fransız dostluğunun bozulmasından yararlanarak kutsal yerlerde Katolikler zararına birtakım imtiyazlar elde etmişlerdi. Bu yüzden kutsal yerlerdeki Katolik ve Ortodoks yarışması daha çok artmıştı.

Prens Mençikof’un istanbul’a Gelmesi ve Rus İstekleri:

Çar, kutsal yerlerdeki Ortodoksların haklarını korumak ve bunu yeniden sağlamak için, Amiral ve Bahriye Nazırı ve Finlandiya Genel Valisi’ olan Prens Mençikof’u olağanüstü elçi olarak istanbul’a gönderdi.

Mençikof, Osmanlı hükümetinden, kutsal yerlerdeki Ortodoks imtiyazlarının ve küçük Kaynarca antlaşması ile (1774) Rus çarına verilen Ortodoksları koruma haklarının tanınmasını istedi. Hükümet, Rus isteklerini, İngiltere ve Fransa’ya bildirdi. Rusların doğuda ve güneyde büyümesini ve Osmanlı devleti üzerinde üstünlük kazanmasını istemeyen Fransa ve İngiltere, Mençikof’un bu isteklerinin kabul edilmemesini bildirdiler. Bunun üzerine Babıâli’de toplanan bir saltanat meclisi durumu tartıştı Sonunda Rus isteklerini reddetti. Mençikof da istanbul’dan ayrıldı.

Osmanlı – Rus Savaşı, Sinop Baskını:

Bunun üzerine Çar, I. Nikola, isteklerini zorla kabul ettirmek istedi. Rus orduları Eflak ve Boğdan’ı istilâya başladılar (1853). Osmanlı devleti de İngiltere ile anlaştı.

Savaşı önlemek amacıyla önce Viyana’da bir konferans toplandı. Uzun görüşmelerden sonra bir sonuç elde edilemedi. Çar I. Nikola, bütün Hıristiyanları Osmanlılar aleyhine ayaklandırmak amacıyla bir bildirge yayınladı. Bu olay karşısında Osmanlı devleti Rusya’ya savaş ilân etti <1853).

Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Tuna’yı geçti. Ruslar yenilmeye başladılar. Öte yandan Türk sularına girmiş olan İngiliz ve Fransız donanmaları da, Londra’da imzalanan Boğazlar Mukavelenamesine (1841). bakmayarak, İstanbul önlerine geldiler. Buna kızan Ruslar da Karadeniz’e çıkmış olan donanmamızı Sinop’ta basarak yaktılar (1853).

Sinop baskını üzerine İngiltere ve Fransa, Osmanlı devletiyle bir bağlaşma yaptılar. Bu bağlaşmaya, bir süre sonra, bu sırada İtalyan birliğini kurmaya ve bu amaçla Fransa’nın yardımını sağlamaya çalışan, Piyemonte hükümeti de katıldı (1854).

Kırım Savaşı ve Sivastopol’ün Kuşatılması:

Ruslar bu yeni durum karşısında, Eflak ve Boğdan’ı boşaltmak zorunda kaldılar. Bu iki memleketi tarafsız kalmak koşuluyla geçici olarak Avusturya işgal etti.

Bağlaşıklar, Rusları yenmek ve barışa zorlamak için Kırım’a asker çıkarmaya karar verdiler. Bir bağlaşık ordusu, Kırım’da bulunan Sivastopol kalesi yakınlarında karaya çıktı. Sivastopol karadan ve denizden kuşatıldı. Fakat ancak çok uzun süren kanlı bir savaştan sonra bağlaşıkların eline geçti. Bu sırada Çar I. Nikola ve Sivastopol’ü savunan Prens Mençikof ölmüşlerdi. Yeni Çar II. Aleksandr, Sivastopol’un düşmesinden sonra barış istemek zorunda kaldı.

Paris Antlaşması (1856):

Barış konferansı Paris’te toplandı. Paris kongresine Osmanlı devleti, İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya, Prusya ve Piyemonte devletleri katıldılar. Uzun görüşmelerden sonra Paris antlaşmasını imzaladılar (1856). Bu antlaşmaya göre:

1) Osmanlı devleti bir Avrupa devleti sayıldı. Topraklarının bütünlüğü Avrupa devletlerinin kefilliği altına alındı.

2) Karadeniz tarafsız olacak, savaş gemisi bulundurulmayacaktı. Boğazlar daha önce imzalanan Londra Boğazlar mukavelenamesine göre yönetilecekti.

3) İki tarafta savaşta aldıkları yerler geri verilecekti.

4) Eflak ve Boğdan’a muhtarlık (Özerklik) verilecek ve büyük devletlerin kefilliği altında bulunacaktı.

5) Padişahın 1856 yılında vermiş olduğu Islahat Fermanını büyük devletler dikkat nazarına alacaklardı.

6) Tuna ırmağında ticaret gemileri serbestçe gezebileceklerdi. Tuna’da işleyen gemilerin düzeni, özel bir komisyon tarafından yönetilecekti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder