İlahi Hakkında Bilgi - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 01, 2018

İlahi Hakkında Bilgi

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

İlahi Hakkında Bilgi 

İlahi nedir? Türk halk edebiyatında ilahinin yeri ve önemi, özellikleri nelerdir? İlahi hakkında bilgi.


İLAHİ
İlahi, Türk halk edebiyatının bir kolu olan dinî-tasavvufî Türk şiirinde Tanrı’yı övmek, onun birliğini, yüceliğini, kudretini dile getirmek için söylenen şiirlerin genel âdıdır. Tarikatlara göre çeşitli şekillerde adlandırılan ‘(Mevleviler ilahiye âyin, Gülşeniler tapuğ, Halvetiler durak, öteki tarikatlar da cumhur ya da ilahi demişlerdir.), özel bir ezgiyle, genellikle de hece ölçüsünün sekizli, bazen de yedili ve on birli kalıplarıyla söylenen ilahilerin, eski Türk şiirinin geleneksel nazım birimi olan dörtlük ve bu şiirlerin âhenk unsurlarından olan hece ölçüsüyle oluşturulması (Aruz ölçüsüyle yazılan ilahiler de vardır.) bu şiirlerde halkın anlayabileceği bir dilin kullanılması, âhenge önem verilmesi, Allah aşkının, islami değerler ve kavramlar dünyasının sıradan insanın manevi ihtiyaçlarına cevâp verebilecek şekilde dile getirilmesi, ilahilerin sözlü gelenek içinde kuşaktan kuşağa aktarılmasını kolaylaştırmıştır.

İlahi Hakkında Bilgi
İlahi Hakkında Bilgi 

Türk tasavvufunun kurucusu sayılan Hoca Ahmet Yesevî’nin hikmetleri, dinî-tasavvufî halk şiirinin ilk örnekleri olarak kabul edilebilir. O şiirlerin didaktik yönünün ağır bastığını daha önce belirtmiştik. Tasavvufî halk şiirine gerçek anlamda şiirsel bir tat katan, bu şiirleri estetik bir duyarlık ve lirizmle söyleyen, Allah aşkını, aslında sıradan insanlar için pek de kolay anlaşılır Sayılamayacak tasavvufî terim ve kavramları halkın anlayabileceği bir Türkçeyle dile getiren en büyük şair, hiç şüphesiz Yunus Emre‘dir.

Haçlı Seferleri, Moğol istilaları, Orta Asya’dan devam eden göçler ve bu göçlerle başlayan yeni sorunlar, demografik yapının altüst olması, akabinde başlayan iç isyanlar; XIII. yüzyıl Anadolu’sunun siyasi, sosyal ve kültürel dokusunda onarılması zor yaralar açmıştı, işte tam da bu sırada gerek Ahiler gerekse de Yunus Emre ile en önemli temsilcilerini veren tasavvuf şairleri çok önemli bir görev üstlendiler. Ahiler toplumda her anlamda kargaşanın ortaya çıkmaması ya da daha da büyümemesi için tedbirler alırken tasavvuf şairleri -özelde de Yunus Emre- İslam dininin getirdiği iç huzurunu, kardeşlik duygusunu geniş halk kitlelerinin gönüllerine sarsılmaz bir şekilde nakşetti.

Bir şiirin anlam ve ses kaynaşmasından oluşan bölümlerine “nazım birimi” denir. Yunus Emre’nin bu ilahisinde nazım birimi (birim değeri) “dörtlük”tür.

Şiirin anlam boyutu tema, ses boyutu ise çeşitli âhenk unsurlarıyla sağlanır. Bu şiirin teması “Allah aşkı, Allah’a kavuşma isteği”dir. Şiirin tümüne yayılan bu tema, bir uyak düzeni (abab cccb dddb…), çeşitli ses benzerlikleri (uyak ve redif), ölçü, vurgu, tonlama gibi âhenk ve yapı unsurlarıyla birleşmiş ve ortaya bir edebî metin olarak “ilahi” çıkmıştır, ilahilerin belli ezgilerle söylenmesi, bu şiirlerdeki âhenk öğesini pekiştirerek şiirlere müzikal bir renk katmıştır.

Yunus Emre’nin bu ilahisinde İslam ve tasavvuf kültürünün izleri belirgin şekilde ortadadır. Gerek yapılan telmihler (Gök yüzünde İsâ, Tûr Dağı’nda Mûsâ…) gerekse de kullanılan diğer sözcük ve kavramlar (abdal, dünya hali, terk ettim…), şiirin hangi zihniyet dünyasına ait olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Şiirde dikkat çeken bir yön de içinde uzun ünlülerin bulunduğu sözcüklere (Mevlâ, mahbûb, âhû…) yer verilmesidir. Türkçenin aslında olmayan, Arapça ve Farsça sözcüklerde bulunan bu uzun ünlüler, edebî metinlerin ortak medeniyet ve kültür ikliminden nasıl etkilendiğini göstermesi bakımından önemlidir. İlk örneklerini Kutadgu Bilig’de gördüğümüz uzun ünlüler, özellikle aruz ölçüsüyle yazılan şiirlerde önemli bir âhenk unsuru kabul edilmiş ve şiirlerde bu ünlülerle oluşturulmuş sözcüklere sıkça yer verilmiştir. Aruz ölçüsünde içinde uzun ünlüyü barındıran heceler, kapalı hece olarak adlandırılmıştır.

Yunus Emre’nin, şiirlerinin toplandığı bir “Divan”ı ile tasavvufî temaları içeren “Risâletü’n-Nushiye” isimli bir mesnevisi vardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder