Fransız İhtilalinin Sonuçları ve Osmanlıya Etkileri - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 09, 2018

Fransız İhtilalinin Sonuçları ve Osmanlıya Etkileri

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Fransız İhtilalinin Sonuçları ve Osmanlıya Etkileri 

Fransız ihtilalinin sonuçları nelerdir? 1789 Fransız ihtilali sonrası Avrupa’da yaşanan gelişmeler, Avrupa’ya etkileri ve Fransız ihtilalinin Osmanlı Devletine olan etkileri
Fransa İhtilâlinin Dünyaya Getirdiği Yenilikler:


Fransa İhtilâli, Avrupa’da yeni bir devlet yönetiminin doğmasının nedeni olmuştur. Bugün adına Demokrasi dediğimiz bu yönetim, halkın kendi kendini yönetmesi, devlet ve memleket yönetimine karışması ve bu işlerde söz sahibi olması demektir. İhtilâlden önce bütün Avrupa’da devlet yönetimi Mutlak krallık rejimine dayanmakta idi. Fransa ihtilâli, Avrupa’da önce meşrutiyet, sonra cumhuriyet rejimli devletlerin kurulmasına ve gene önce Fransa’da olmak üzere bütün dünyada Milliyet, eşitlik, hürriyet, adalet ve kardeşlik gibi fikir ve ilkelerin doğmasına ve yayılmasına yol açmıştır. Bundan dolayı Fransa ihtilâli ile yeniçağ kapanmış, yakınçağ başlamıştır.

Fransız İhtilalinin Sonuçları ve Osmanlıya Etkileri
Fransız İhtilalinin Sonuçları ve Osmanlıya Etkileri

Fransa ihtilâlinin, başta Fransa olmak üzere, bütün Avrupa devletleri ve Osmanlı İmparatorluğu üzerinde birçok etkileri ve sonuçları olmuştur. Bütün XIX. yüzyılı dolduran bu sonuç ve etkiler Avrupa’nın siyasal, sosyal ve kültürel yapısında birçok yenilikler meydana getirmiştir.

Şimdi, kısaca, Fransa İhtilâlinin Fransa ve öteki Avrupa devletlerindeki ve Osmanlı İmparatorluğundaki etkilerini inceleyelim.
Fransız İhtilali
İhtilâlin Fransa’daki Sonuçları. Napolyon ve Fransa’da İmparatorluk Devri (1804 -1815):

Napolyon kendini imparator ilân ettikten sonra Fransa ile öteki Avrupa devletleri arasında yeniden savaşlar başladı. Fransa’da imparatorluk kurulması İngiltere’nin işine gelmemişti. Bu yüzden Fransa ile, gene başta İngiltere olmak üzere, Avrupa devletleri arasında 10 yıl süren kanlı savaşlar oldu. Napolyon, İngiltere’yi istilâ etmek istedi. Fakat donanması Trafalgar’da ünlü amiral Nelson tarafından yok edildi. Napolyon buna karşılık Avrupa karasında başarılar kazandı. Avusturya, Prusya ve Rusya ile yaptığı savaşları zaferle bitirdi. Lehistan’a kadar bütün Avrupa’yı egemenliği altına aldı. İngiltere, Napolyon’un Avrupa karasında üstündük kurmasını istemediğinden onu zor bir duruma düşürmek için Avrupa’yı denizden abluka etti. Buna karşılık Napolyon da Rus çarı ile anlaşarak İngiltere’ye karşı bütün Avrupa limanlarını kapattı. Fakat aradan çok geçmeden ticaretini kaybeden Rusya, İngiltere ile anlaşarak limanlarını açtı. Bunun üzerine Napolyon, Rus çarını cezalandırmak için Moskova seferine çıktı (1812). Büyük bir ordunun başında Moskova’ya kadar gitti. Şehri aldı. Fakat Ruslar, Moskova’ yı yakarak Napolyon’u çok zor bir duruma soktular. Napolyon geri çekilmek zorunda kaldı. Bu çekiliş çok çetin oldu. Napolyon bütün ordusunu kaybetti. Onun bu yenilgisi öteki Avrupa devletlerinin de harekete geçmesine yol açtı. Napolyon bu sefer de Layipzig’de yenilerek (1813) imparatorluktan vazgeçti. Fransa’da krallık yönetimi yeniden kuruldu ve XVIII. Lui kral oldu (1814).

Kapatby ReklamStore
Napolyon’un imparatorluktan çekilmesinden sonra, Fransa’ya üstün gelen devletler, Avrupa’ya yeni bir düzen vermek için Viyana’da bir kongre topladılar (1814). Fakat tam bu sırada Napolyon, kendisine verilmiş olan Elbe adasından kaçarak Fransa’ya geldi. Halk ve askerler tarafından imparator olarak karşılandı. XVIII. Lui kaçtı. Bunun üzerine Viyana’da toplanan devletler onu Avrupa’nın ve barışın düşmanı ilân ederek Napolyon’a savaş açtılar. Napolyon toplayabildiği kuvvetlerle Waterloo savaşını yaptıysa da yenildi (1815). Amerika’ya kaçmak isterken İngilizler tarafından yakalanarak Saint Helen adasına sürüldü. Orada 1821 yılma kadar yaşadı. Anılarını yazdı. Kemikleri sonradan Fransa’ya getirildi.

Viyana Kongresi (1814-1815):

Bu kongreye Osmanlı devletinden başka bütün Avrupa devletleri katıldılar. Fakat kongreyi, Fransa’yı yenen büyük devletler istedikleri gibi yönettiler. Napolyon’un altüst ettiği Avrupa’yı yeni baştan düzenlediler. Viyana kongresinin başlıca kararları şunlardır:

1 — Belçika ve Felemenk (Hollanda), İsveç ve Norveç birleştirilerek iki ayrı krallık kuruldu.

2 — Avusturya, İtalya’dan Venedik ve Lombardiya’yı aldı.

3 — Almanya’da 34 devlet ve 5 serbest şehrin birleştirilmesiyle Germanya konfederasyonu kuruldu. Bu konfederasyon Frankfurt şehrinde toplanacak olan bir diyet meclisi tarafından yönetilecek ve Avusturya bu konfederasyonun başkanlığını yapacaktı.

4 — Rusya, Varşova Dukalığı ile Finlandiya’yı aldı.

5 — Prusya’ya, Batı Lehistan toprakları verildi.

6 — İngiltere, Güney Afrika’yı, Seylan ve Malta adalarını aldı.

7 — İtalya yedi ayrı ve bağımsız devlete bölündü.

8 — Fransa, ihtilâlden önceki sınırlarına çekildi ve meşrutî bir krallık haline geldi.

Viyana Kongresinden Sonra Avrupa (1815 – 1830)

Viyana kongresinden sonra Avrupa büyük devletleri (Rusya, İngiltere, Avusturya) yeni kurdukları Avrupa düzenini korumak, krallık rejimine karşı yapılacak herhangi bir ihtilâl hareketini bastırmak ve Avrupa’yı mutlak krallık rejimi ile yönetmek için Kutsal Bağlaşma ve Dörtlü Bağlaşma adı ile iki anlaşma yapmışlardır. Bağlaşıklar zaman zaman kongreler yaparak Avrupa’da krallık rejimini sürdürmek istemişler ve Fransa ihtilâlinin dünyaya yaydığı yeni fikirlerle (milliyet, hürriyet, eşitlik, kardeşlik, adalet) savaşmışlardır. Bu anlaşmalar 1827 yılında olan Navarin olayına kadar sürmüş ve bu tarihten sonra gene hürriyet fikirleri her tarafta üstün gelmiş ve yeni yeni ihtilâller çıkmıştır.

1830 ve 1848 İhtilalleri:

Viyana kongresinden sonra yapılan anlaşmalar, Fransa ihtilâlinin ortaya attığı fikirleri ve özellikle milliyet ve hürriyet ilkelerini yok edememişti. Mutlak krallık yönetimine dayanamayan milletler bu yönetime karşı zaman zaman isyan ve ihtilâller çıkardılar. Bu işte de gene Fransa önayak oldu. İlk defa 1830’da Fransızlar hürriyetlerini elde etmek için yeni bir isyan çıkardılar. XVIII. Lui’nin yerine geçen ve mutlak krallıktan yana olan X. Şarl’i devirdiler, yerine Lui Filip’i kral seçtiler. Yeni kral, Fransızlara meşrutî krallık yönetimini, söz ve yazı özgürlüklerini verdi. Bu ihtilâl hareketi Fransa’dan sonra öteki Avrupa memleketlerini de etkiledi. Fakat Fransa’daki kadar başarılı olmadı.

Lui Filip hükümeti 1848 tarihine kadar sürdü. Bu tarihte Fransa’da daha geniş bir hürriyet isteyen Liberal Parti ile XIX. yüzyıl içinde endüstrinin gelişmesi sonunda meydana çıkan ve kuvvetlenen işçiler birleşerek yeni bir ihtilâl hazırladılar. Lui Filip krallıktan çekildi. Fransa’da ikinci cumhuriyet ilân olundu (1848). Büyük Napolyon’un yeğeni Lui Napolyon cumhurbaşkanlığa seçildi. Fakat bir süre sonra Lui Napolyon, durumu uygun görünce, kendisini III. Napolyon adiyle imparator ilân etti. Bu suretle Fransa’da üçüncü imparatorluk devri başladı (1852).





Fransa’daki 1848 ihtilâli az zamanda öteki Avrupa devletlerinde de etkisini gösterdi. Macarlar, Avusturya yönetiminden kurtulmak için isyan ettiler. Almanya, İngiltere ve İtalya’da da ihtilâller çıktı. Krallar uyruklarına bazı haklar vermek zorunda kaldılar.

Almanya Birliğinin Kurulması (1815-1871):

Viyana kongresinden sonra Almanya’da bir konfederasyon kurulmuştu. Halbuki o zamanki Almanlar arasında birlik fikirleri vardı. Bazı Almanlar bu birliğin Prusya’nın, bazıları da Avusturya’nın başkanlığında kurulmasını istiyorlardı. Fakat birincileri daha kuvvetliydiler. Zira Prusya tam bir Alman devletiydi. Avusturya imparatorluğunda ise çeşitli ırktan milletler toplanmıştı.

Prusya, Kuzey Alman devletleri arasmda gümrük birliği yaparak Alman birliği için ilk adımı attı (1837) Daha sonra Prusya Krallığına geçen I. Wilhelm (1861-1888) Alman birliği için daha olumlu adımlar attı. Başvekil Prens Bismarck ve Genelkurmay Başkanı General Moltke ile birlikte geniş hazırlıklara başladı, önce orduyu ıslah etti.

Alman birliği üç dönemden geçerek kuruldu. Birinci dönemde, Danimarka elinde bulunan Alman prenslikleri alındı (1864). İkinci dönemde Prusya ile Avusturya arasında Danimarka’dan alman prensliklerin yönetimi yüzünden anlaşmazlık çıktı. Prusya, Piyemonte hükümetiyle birleşerek Avusturya’ya savaş açtı. Avusturyalılar, Sadova’da yenildiler (1866). Bu zaferden sonra Prusya bütün Kuzey Alman prensliklerini kendisine bağladı. Uçüncü dönemde; Fransa ile savaşıldı. Almanya’nın kuvvetlenmesinden korkan Fransa, Alman birliğine engel olmak istedi. Bunun için savaşa girdi. Fakat yenildi. İmparator III. Napolyon Sedan’da Prusyalılara teslim oldu (1870). Prusyalılar, Paris’e girdiler. Versaille sarayında toplanan Alman prensleri, imparatorluk tacını I. Wilhelm’e verdiler. Bu suretle Alman birliği kesin olarak kurulmuş oldu (18 ocak 1871).

Almanya bu tarihten sonra Avrupa’nın en kuvvetli devletleri arasına girdi. Askerlik, sömürgecilik ve hele endüstri ve ticaret alanlarında büyük ilerlemeler yaptı. Birçok siyasal sorunlara karıştı. İngiltere ve Fransa’ya karşı Üçlü Bağlaşmayı (İttifak) kurdu (1885). Bu bağlaşma, bir süre sonra Birinci Dünya Savaşının çıkmasının nedeni oldu.

İtalyan Birliğinin Kurulması (1815-1871):

Viyana kongresi İtalya’yı yedi küçük devlete ayırmıştı. Bunların içinde en kuvvetlisi Piyemonte Krallığı idi. Bundan dolayı İtalya Birliğini kurmak işi bu devlete düştü. XIX. yüzyılın ortalarında kral bulunan Şarl Alber, önce Avusturya’nın elinde bulunan Lombardiya ile Venedik bölgesini kurtarmak istedi. Fakat Avusturya’ya yenildiğinden krallıktan çekildi. Yerine geçen II. Wiktor Emanuel (1848-1878) bu işe çok önem verdi. Başvekil Kont Cavour ve millî kahraman Garibaldi ile birlikte İtalya Birliği için çalışmalara başladı. Fransa’nın da yardımı ile Avusturya’dan Lombardiya alındı (1859).

Piyemonteliler bundan sonra Prusya ile anlaştılar. Sadova zaferinden sonra da Avusturya’dan Venedik’i aldılar (1866). Zamanla İtalya’nın öteki küçük devletlerini de ortadan kaldırdılar. Fransa’nın bu sırada Papa hükümetini tutması yüzünden ona bir süre bir şey yapamadılar. Fakat III. Napolyon’un Prusyalılara yenilmesinden sonra Roma’yı da alarak Papa hükümetine son verdiler ve bu suretle İtalya birliğini kurdular (1870).

İtalya da birliğini kurduktan sonra sömürgecilik alanında ilerlemek istedi. Bu işte İngiltere ve Fransa kendisine rakip olduklarından Almanlarla birleşti. Bir süre sonra Avusturya ile de anlaşarak Üçlü Bağlaşmaya (ittifak) girdi.

Fransa İhtilâlinin Osmanlı İmparatorluğundaki Etkileri:

Fransa ihtilâlinin getirdiği yeni fikirler ve ilkeler Osmanlı imparatorluğunu da olumlu ve olumsuz olmak üzere iyi ayrı yönden etkilemiştir. Olumlu yönden etkileri, memleketimizdeki batılılaşma hareketlerine yardımcı oluşudur. Fransa’da ihtilâl çıktığı zaman bizde III. Selim padişah olmuştu. Bu genç padişah yenilikten yana idi. Onun için Fransa ihtilâlinin etkisinde kalarak Osmanlı imparatorluğunda geniş bir ıslahat hareketine girişti (Bak. 18. Ders). Onun batılılaşma yolunda yaptığı bu hareket sonucunda memleketimizde, özellikle, orduda, maliyede ve kültür alanında bazı yenilikler yapıldı. Kendisinden sonra padişah olanlardan II. Mahmut ve Abdülmecit batılılaşma yolunda daha ileri adımlar attılar. Bu suretle memleketimizde ihtilâlin olumlu sonucu olarak yönetim, askerlik, eğitim ve ekonomik alanlarda birçok yenilikler yapıldı.

Osmanlı imparatorluğunda ihtilâlin bu olumlu sonuçları yanınında, ihtilâlin dünyaya yaydığı yeni fikirler ve ilkelerin etkisiyle bazı olumsuz hareketler de görüldü. Hepinizin bildiği gibi, Osmanlı imparatorluğunda Türk egemenliği altında yaşayan çeşitli yabancı milletler vardı. Bu yabancı milletler Fransa ihtilâlinin getirdiği milliyet, hürriyet, eşitlik gibi yeni fikir ve ilkelerden etkilendiler. Bunun sonucu olarak Osmanlı imparatorluğundan ayrılıp bağımsız devletler kurmak arzusuna kapıldılar. Bunları kimi Avrupalı devletler de desteklediler. Bunun üzerine bu yabancı milletler yer yer isyan ve ihtilâller çıkardılar. Bunun sonucu olarak imparatorluğumuz dağılmaya başladı. Bu dağılma Osmanlı imparatorluğu çökünceye dek sürdü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder