Ekonomik Alanda Yapılan İnkılaplar - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 06, 2018

Ekonomik Alanda Yapılan İnkılaplar

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Ekonomik Alanda Yapılan İnkılaplar 

Cumhuriyet sonrası ekonomik alanda yapılan inkılaplar, yenilikler ve devlet eli ile kurulan kurumlar ile ilgili bilgiler.


Aşarın Kaldırılması:

Ekonomik Alanda Yapılan İnkılaplar
Ekonomik Alanda Yapılan İnkılaplar 

Osmanlı devrinde memleketin bütün yükünü köylü sınıfı çekerdi. Askerliği o yapar, verginin en çoğunu o verirdi. Devlet bütçesinin en büyük gelir kaynağı olan aşar, köylünün ürünlerinden alınırdı.

Aşar, köylünün elde ettiği ürünler üzerinden alman bir vergiydi. Bu vergi alınırken köylünün yaptığı masrafın elde edilmesine bakılmazdı. Köylü zarar da etse tam alınırdı. Osmanlı devletinin son zamanlarında bu verginin oranı onda birden sekizde bire yükseltilmişti.

Aşar, köylüden doğrudan doğruya alınmazdı. Bu vergi daha önce hesaplanır ve Mültezim denilen kimselere verilir ve onlardan paralar peşin olarak alınırdı. Köylü, bu suretle devlet adına bu vergiyi alacak olan kimselerle karşı karşıya bırakılırdı. Mültezim, aşarı köylüden her türlü zora baş vurarak toplardı. Arada birçok haksızlıklar ve yolsuzluklar da olurdu.

Atatürk Dinlerken
Resimde Atatürk’ümüzün bir çiftçi vatandaşımızı nasıl dikkatle dinlediğini görmekteyiz. Bu yüz ifadesi bize, konuşana değer verdiğini, onun vermek istediği mesajı alma, yorumlama ve hatta kendisini onun yerine koyma(empati) çabası içinde olduğunu hissettiriyor. Sanki bize ‘işte dinleme böyle olmalı’ diye örnek vermektedir.

Cumhuriyet devrinde tarım alanında yapılan ilk inkılap aşarın kaldırılması ile başladı. TBMM 17 şubat 1923 tarihinde çıkardığı bir kanunla köylüyü bu yükten kurtardı.

Köylüye Yardım İşleri, Ziraat Bankası:

Cumhuriyet hükümeti, köylüyü tarım alanında ilerletmek, verimi çoğaltmak için, ona, her hususta yardım etti. Para, tohum ve tarım araçları vererek vardım ettiği gibi, toprağını da zararlı böceklerden kurtardı. Dikim ve ekim işlerini yoluna koydu. Birçok yerlerde tohum ıslah istasyonları açıldı. Tarım işlerinde uzmanlar yetiştirmek için ziraat okulları, enstitüler ve Ankara’da bir Yüksek Ziraat Enstitüsü kuruldu. Bundan başka, tarımın en önemli bir yardım kolu olan, hava olaylarını günü gününe saptayan Meteoroloji istasyonları açıldı. Ankara’da Başbakanlığa bağlı bir Meteoroloji Genel Müdürlüğü kuruldu. Bu arada köylünün paraca olan ihtiyaçlarını karşılamak için Ziraat Bankalarına önem verildi. Bunların sermayeleri ve sayıları çoğaltıldı. Ziraat Bankaları eskiden köylüye pek az para verirdi. Cumhuriyet devrinde ise, banka köylüye istediği kadar para verecek bir hale getirildi. Bundan başka, sırf köylüye özgü olmak üzere Ziraat Kredi Kooperatifleri kuruldu. Bu kooperatifler de köylüye gereken paranın pek az bir faizle verilmesini üzerine aldı. Bu suretle köylü malını vurgunculara kaptırmaktan kurtuldu. Bütün bu yenilik ve inkılaplar, tarımın gelişmesine, çeşitlenmesine yaradı.

Dünkü ve Cumhuriyet Sonrası Endüstri Hayatımız:

Osmanlı devletinin ilk zamanlarında ve hele Yükselme devrinde memlekette ileri bir endüstri hayatı vardı. Fakat sonraları bu ileri endüstri hayatı, kapitülasyonların ve Avrupa’daki endüstri devriminin etkisiyle gerilemiş ve Avrupa rekabeti karşısında, gitgide sönmüştü.

Cumhuriyetin ilanı ile memlekette bir endüstri devrimi başladı. Hükümet ilk iş olarak bir «Teşvik-i Sanayi Kanunu» çıkardı. Yerli sanatları korumak için gümrük kolaylıkları gösterdi. Sanatçılara para sağlamak için bir Sanayi Bankası açıldı. Sanat işlerinde uzmanlar yetiştirmek için sanat okulları kuruldu. Bu kolaylıklar ve yenilikler memlekette sanat hayatının hızla gelişmesine yardım etti. Az zamanda fabrika ve tezgâhların sayısı çoğaldı.

Hükümet kendisi de sanatı korumak ve büyük endüstri işlerinde önayak olmak için birçok fabrikalar kurdu. Bunlar bugün memleketimizin ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılayacak derecede çeşitli ve çoktur. Bunların başında şeker, dokuma, askerlik ve maden endüstrisine ait fabrikalar gelmektedir.

Dünkü ve Cumhuriyet Sonrası Ticaret Hayatımız:

Osmanlı devrinde son zamanlara doğru ticaret hayatının da söndüğünü, Türklerin ticaretten çok tarım ve sanatla uğraştıklarını ve bu gibi işlerin daha çok memlekette bulunan Hıristiyan ve Musevilerle yabancılar yaparlardı. Bütün bunlardan başka ticaretin gelişmesine, yabancılara verilen kapitülasyonlar da büyük bir engel oluyordu. Türk milleti kapitülasyonlar yüzünden Avrupalılarla doğrudan doğruya ticaret yapamıyordu.

Lozan antlaşması, bizi kapitülasyon belasından kurtardı. Cumhuriyetin ilanından sonra sanat hayatı ile paralel olarak ticaret hayatı da canlandı, gelişti. Memleketin iç ve dış ticaretine önem verildi. Ticaretin başlıca aracı olan yol işleri de Cumhuriyetin amaçlarından oldu.

Cumhuriyet devrinde memleketimizin ticaret hayatında ve millî savunmasında çok gerekli olan şose ve tren yolları da düzenli bir planla yapılmaya başlandı. Memleket yeni yollara, köprülere ve limanlara kavuştu. Osmanlı devletinin 60 yılda yapabildiği tren yollarının bir katı 15 yıl gibi kısa bir zamanda yaptırıldı.

Şose ve tren yollarının artması, limanların yapılması, madenlerimizin işletilmesi, ticaret hayatını geliştirdi, canlandırdı. Gene Lozan’da kazandığımız kabotaj hakkı yüzünden deniz ticareti de önemli bir yer aldı. Türkiye ticaret filosunun sayısı artırıldı. Ticaret işleri yabancıların elinden alındı ve imtiyazlı şirketler satın alınarak memleketten çıkarıldı. Bütün iş ve ticaret hayatı Türklerin eline geçti. Zamanla ithalâtımız ile ihracatımız arasındaki açıklık giderildi. Türkiye bugün iç ve dış ticaret işlerinde hep kendi eliyle iş görmekte dünyanın tüm ülkeleri ile ticaret yapmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder