Diyaskop Nedir? Epidiyaskop Nedir? - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 04, 2018

Diyaskop Nedir? Epidiyaskop Nedir?

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Diyaskop Nedir? Epidiyaskop Nedir? 

Diyaskop nedir, ne işe yarar? Epidiyaskop nedir, ne işe yarar? Diyaskop ve epidiyaskop özellikleri, çalışma prensibi, hakkında bilgi.


DİYASKOP VE EPİDİYASKOP
Gerek resim (slide) projektörü, gerekse epidiyaskop, o tarzda yapılmışlardır ki, birçok kimseler birden, bir ekran üzerine düşürülen çok büyütülmüş bir görüntüyü görebilirler. Kendisine diyaskop adı da verilen, resim projektörü, içerisine konmuş bulunan bir filmin duran bir resmini verir. Bu projektörler, görünüşte negatif filmlere benzeyen saydam filmlerden görüntüler verirler. Fakat adi negatif bir projektörde kullanılamaz, zira aydınlık olması gereken yerleri karanlık ve karanlık olması gereken yerleri aydınlık olan ve negatifin doğrudan doğruya büyütülmüşü olan, acayip manzaralı bir görüntü verirdi. Bir diyapozitif kullanmak gerekir. Filmin arkasına bir ışık kaynağı konur, ki ışık ışınları arasından geçebilsinler ve sonra da bir yakınsak mercek, ekran üzerinde filmin bir görüntüsünü teşkil etsin.

Diyaskop Nedir? Epidiyaskop Nedir?
Diyaskop Nedir? Epidiyaskop Nedir? 

Pozitif filmin açık bir kısmına düşen bir ışık ışını, film arasından geçecek ve daha sonra ekran üzerine düşecektir. Filmin karanlık bir kısmı tarafından durdurulan başka bir ışık ışını ekrana varamayacak ve bu noktada karanlık olacaktır. Pozitif filim adi bir fotoğrafa çok benzer, sadece beyaz yerleri saydamdır.

Resim projektörünün nasıl çalıştığının teorisi verilmişti, fakat pratikte, gerçek yapısında bazı değişiklikler lüzumludur. İlk olarak, ekranın iyi aydınlatılmış olması gerektiğinden, gayet parlak ve toplu bir ışık kaynağı lâzımdır. Karanlık, sönük re simlerin görülmeleri zordur. Ekran üzerine düşen ışığın hepsi, önce diyapozitiften geçmiş olmalıdır. Oldukça küçük bir ekran (meselâ 1.5 m. x 1.5 m.) diyapozitifin 3600 katı civarında bir yüzeye malik olacaktır. Bu sebeple, ekran üzerinde gereken ışık şiddetinin mevcut olabilmesi için diyapozitifteki şiddet 3600 defa daha büyük olmalıdır. O halde diyapozitif mümkün olduğu kadar kuvvetli aydınlatılmalıdır. Işık kaynağı, fitili (flamanı) bobin şeklinde sarılmış ve bu da bir defa daha sarılarak gayet küçük bir ışık kaynağı haline getirilmiş olan, bir akkor fitilli lambadır. Bütün optik sistem bir kutu içine konmuştur ki ışık kaçmasın ve lambanın arkasına bir konkav ayna konmuştur ki geriye doğru giden ışık da yansıtılsın. Işık iki tane düzlem konveks mercek (kondansör) üzerine düşer. Kondansör ışığı diyapozitif üzerinde, ortadaki ve kenarlardaki aydınlık aynı olacak tarzda toplar. Kondansörsüz bir projektör gayet sönük bir görüntü verir ve bu, görülmesi zor, ortası kenarlarından daha parlak olan, eşit tarzda aydınlanmamış bir görüntü olur.

Işık bulunan her yerde, ısı ışınları (kızılötesi ışınlar) da vardır. Bunlar ışık ışınlarına çok benzerler ve ancak maddesel bir şeye çarptıkları vakit ısı haline çevrilirler. Bu ışınlar filme değdikleri vakit de böyle olacaktır ve filmin fazla ısınmaması lâzımdır. Isıyı dağıtmak için uygun yerlerde hava aralıkları vardır ve pervaneler kullanılır. Buna rağmen, alet, bu etki sebebiyle oldukça sıcak hale gelecektir.

Işık ışınları, kondansör tarafından toplandıktan sonra, diyapozitiften geçerler ve projektörün merceği üzerine düşerler. Bu mercek, ışık ışınlarını net bir halde toplar ve böylece diyapozitifin altından gelenler ekranın üst tarafında ve üstünden gelenler ekranın alt tarafında, bir görüntü verirler. Bu sebeple ekran üzerinde doğru bir görüntü elde etmek için, diyapozitifi projektör içerisine ters olarak koymak lâzımdır.

Epidiyaskop:

Epidiyaskop su bakırdan farklıdır ki, saydamlıkla görüntüler verebilir (diyaskop gibi çalışır) ve keza episkoptur. Yani, ekran üzerinde görüntüsünü vermek üzere, tas kesitleri ve kitap sayfaları gibi, saydam olmayan cisimler de kullanılabilirler. Kuvvetli ışık kaynaklarıyla geri yansıtıcı aynalar, ışığı aşağıya doğru cisim üzerine verirler, oradan da bir ayna üzerine yansıtırlar. Bu son ayna, gelen ışığa göre 45° lik bir açıda konmuştur ve ışığın doğrultusunu 90° çevirerek yatay doğrultuda gitmesini sağlar. Bu ışık, ekran üzerindeki görüntüyü veren bir mercek sistemi arasından geçer.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder