Bir Anınızı Anlatan Yazı Örnekleri - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 02, 2018

Bir Anınızı Anlatan Yazı Örnekleri

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Bir Anınızı Anlatan Yazı Örnekleri

Anı yazısı nasıl yazılır? Hayatınızda sizi çok sevindiren, korkutan veya utandıran anı yazısı örnekleri. Anı yazısı, kompozisyon.


Anı Yazısı Örnekleri
Hayatınızda sizi en çok üzen, korkutan, sevindiren bir olayı anlatınız.

RUGAN AYAKKABILAR
Çocukluk kaygısızlığı güzel şey. Kendi açınızdan yorumladığınız yeryüzünde koşarsınız, gülersiniz, uyursunuz; yaşamı bozuk para örneği çarçur edersiniz. İşte böyle günlere ait bir anım var benim de…

Yeni ayakkabıyı çok severim. Üstelik bayram yakındı da… Annemle çarşıya gittim. Bastıkça gıcırdayacak bir ayakkabı alınacağından emin, her vitrinde dakikalarca duruyor, istediğim gibisini bulmaya çalışıyordum. İşte şimdi büyük bir mağazanın önündeydim; gözlerim yorulmuştu. Birden, onları, istediklerimi gördüm; sol üst köşede gülüyorlardı, ya da bana öyle geldi. Annemi dürterek, parmağımla gösterdim. İçeri girdik. Uygun mu diye giyince zıplamak, «bakın ayakkabılarıma ben çok beğendim» demek istedim.

Sonra, paketim elimde eve döndük. Tabiî bayrama dek kirlenmemeleri için onları giyemiyecektim, ortadan kaldıracaklardı çünkü. Düşüne düşüne bir yolunu buldum, ne yaptım biliyor musunuz? O gece yatağıma aldım onları. Fakat uyuyamıyordum. Çünkü rugan ayakkabılarımın üstündeki ponponları ezmek korkusu vardı içimde. Yorganın altından çıkarıp yere koydum. Biraz sonra, uyuyakalmışım.

Çocukluğumdan tatlı bir anıdır duyduğum sevinç. İnanın, yıllardır kaç çift ayakkabı eskidi, hiçbiri onlara benzemiyor nedense..

Yaşam boyu, sizi en çok sevindiren, en çok korkutan veya en çok utandıran bir anınızı öykü ediniz.

BULUTLAR ARDINDAKİ GÜNEŞ
Çocukluk yıllarımı gözümde canlandırınca, beni en çok ilgileyen anımın, sevince dayandığını görüyorum. Bu olay önce beni çok üzdü, fakat sonunda anlatılmaz bir sevince boğdu.

Beş yaşındaydım. Olanı biteni pek anlıyamıyordum. Fakat annemin sık sık doktora gidişi, ağabeyimi ve beni kucaklayıp öpüşleri dikkatimi çekmiyor değildi.

Üzüntüm, annemin İstanbul’da bir hastahaneye yatmasıyla başladı. Onunla birlikte babamın da İstanbul’a gidişi yüreğimi daha çok dağladı. Ara sıra babaannem ve dedemle onları ziyaret ederek özlemimizi biraz olsun dindiriyorduk.

Aradan üç ay geçti. Annemin tedavi için Almanya’ya gitmesi zorunluğu doğdu. Doğal olarak babam da beraber gidecekti. O zaman annemin hastalığının önemini daha çok anladım. Üzüntülerim arttı. Şimdi onları ziyaret de edemiyorduk.

Altı ay sonra annemin iyileşme haberini bildiren mektubu alınca hepimiz çok sevindik. Hele bir hafta sonra anne ve babamı karşımda görünce yeniden doğmuşa döndüm.

Çekilen acılardan sonraki sevinçlerde ayrı bir tat, ayrı bir güzellik oluyor. Tıpkı yağmur bulutlan ardından ışıldayan güneş gibi…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder