18. Yüzyılın İkinci Yarısındaki Siyasal Olaylar - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mayıs 09, 2018

18. Yüzyılın İkinci Yarısındaki Siyasal Olaylar

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

18. Yüzyılın İkinci Yarısındaki Siyasal Olaylar

18. yüzyılın ikinci yarısı itibari ile 1768 Osmanlı-Rus Savaşı, Küçük Kaynarca Haritası ile Ziştovi ve Yaş Antlaşmaları hakkında bilgiler.


Belgrat antlaşmalarından sonra Osmanlı devleti batıda otuz yıl kadar savaşmadı. Buna karşılık Rusya ve Avusturya da bağlaşmalarını yenilediler. Osmanlı devleti de İsveç’le anlaşarak batı sınırlarında güvenini sağladı.

18. Yüzyılın İkinci Yarısındaki Siyasal Olaylar
18. Yüzyılın İkinci Yarısındaki Siyasal Olaylar

Bu barış devri II. Katerina’nın Çariçe olmasına değin sürdü. Katerina gözü doymaz bir kadındı. Rusya’nın, Osmanlı devleti üzerine öteden beri beslediği emellerini yerine getirmek, yani Karadeniz’e inmek, Kırım’ı almak, Balkanlarda Rusya’ya bağlı Ortodoks krallıklar kurmak istiyordu.

Bu sırada Lehistan kralı III. Ogüst ölmüştü. Katerina, Lehistan’ı kendi egemenliği altına almak için oraya gözdelerinden Ponyatofski’yi kral seçtirdi. Leh soylu kişileri, Rusya’nın bu hareketine karşı ayaklandılar. İstanbul’a baş vurarak kendilerine yardım edilmesini, buna karşılık Podolya’nın (Karlofça antlaşması ile Lehistan’a verilmişti) geri verileceğini bildirdiler.

Osmanlı devleti, zaten Rusya’nın Kafkasya ve Balkanlardaki hareketlerinden kuşkulanıyordu. Bu sırada Ruslara yenilen Lehlilerin Osmanlı topraklarına sığınmaları, Rusların da bunları yakalamak bahanesiyle Osmanlı sınırlarına saldırmaları ve Müslümanları kılıçtan geçirmeleri üzerine Rusya’ya savaş ilan olundu (1768). O tarihlerde padişah bulunan III. Mustafa, Rus düşmanı ve savaştan yana idi. Fakat Osmanlı ordusu batıda 30 yıldan beri savaş yapmamıştı. Askerin disiplini iyi değildi. Başta iyi komutanlar yoktu.

Ruslar beş koldan saldırıya geçtiler. Kırım’a girdiler. Hotin kalesini aldıktan sonra Eflak’la Boğdan’ı istilâya başladılar. Donanmalarını da, İngilizlerin yardımı ile, Cebelitarık boğazından Akdeniz’e soktular.



Rus donanması Yunan sularına gelerek Mora Rumlarını isyana kışkırttı. Ruslardan aldıkları yardımlarla kuvvetlenen Rumlar, Mora’yı almak istedilerse de, bozguna uğradılar. Bunun üzerine Ruslar Mora’yı bırakarak Çeşme limanında bulunan donanmamızın üzerine saldırdılar, bütün gemilerimizi yaktılar (1770).

Rusların karada ve denizde kazandıkları bu başarılar Avusturya’yı telâşa düşürdü. Osmanlılar bundan yararlanarak Avusturyalılarla gizli bir anlaşma yaptılar. Buna göre, Avusturyalılar, Eflak ve Boğdan’ın kurtarılmasına yardım edecekler, Osmanlılar da buna karşılık onlara para ve arazi vereceklerdi.

Küçük Kaynarca Antlaşması
Küçük Kaynarca Antlaşması

Küçük Kaynarca Antlaşması (1774):

Savaş, hep Osmanlıların aleyhine gidiyordu. Avusturya’nın savaşa katılması bu işi büyütebilirdi. Bunu düşünen Prusya kralı II. Frederik araya girdi. Bu sırada Osmanlı ordusu da Rusların ağır baskılarına dayanamadı. Barış istemek zorunda kaldı. Osmanlılarla Ruslar arasında Eflak’ta Küçük Kaynarca denilen yerde bir antlaşma yapıldı. Buna göre:

1) Kırım’a bağımsızlık verilecekti.

2) Kerç, Yenikale ve Azak dolayları Ruslara bırakılacaktı.

3) Dinyeper ile Buğ ırmakları arasındaki arazi ve Dinyeper ırmağının ağzındaki Kılburnu kalesi Ruslara verilecekti.

4) Rusya bu savaşta girmiş olduğu Eflak, Boğdan, Besarabya ülkelerini ve buradaki kaleleri Osmanlılara geri verecekti.

5) Buna karşılık Rus ticaret gemileri Karadeniz ve Akdeniz’de serbest gezebilecekler, Ruslar istanbul’da devamlı bir elçi ve diledikleri yerlerde konsoloslar bulunduracaklardı.



6) Rus Hıristiyanları ve rahipleri kutsal yerleri (Kudüs ve Filistin) serbestçe ziyaret edebileceklerdi.

7) Ruslar, Osmanlı devleti uyruğunda olan bütün Ortodoksların haklarını koruyacaklardı.

Küçük Kaynarca Antlaşmasının en önemli koşulu bu yedinci madde ile gösterileniydi. Ruslar bu suretle öteden beri istedikleri emellerine kavuşmuş, yani Osmanlı devleti uyruğunda olan Ortodoks Hıristiyanlarının koruyucusu hakkını kazanmış oluyorlardı.

Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım bağımsız bir devlet oluyor, fakat din bakımından padişaha bağlı kalıyordu.

1737 – 1792 Osmanlı – Rus ve Avusturya Savaşı – Ziştovi ve Yaş Antlaşmaları:

Kırım ancak on yıl kadar bu şekilde bağımsız yaşayabildi. Çünkü Ruslar. Kırım’ı almak, burayı kendilerine bağlamak istiyorlardı. Bu sırada Kırım’da Hanlık makamı yüzünden çıkan anlaşmazlıktan yararlanarak burayı Rusya’ya bağladıklarını ilân ettiler (1738). Bundan başka Avusturya ile de bir antlaşma yaparak Osmanlı devletinin Balkanlardaki topraklarını aralarında paylaşmaya karar verdiler.

Bunun üzerine Rusya’ya savaş açıldı (1787). Fakat biraz sonra Avusturya da Rusya’nın yanıbaşında bize savaş açtı.

Osmanlılar, Avusturya kesiminde büyük başarılar elde ettiler. Fakat Rus kesiminde birçok yenilgilere uğradılar. Ruslar, gene Besarabya, Boğdan ve Eflak’ı istilâ ettiler. Buğ (Aksu) ırmağı ağzındaki Özi kalesini aldılar. Bu sırada padişah bulunan I. Abdülhamit kederinden öldü. Yerine III. Selim geçti. Tam bu tarihte de Fransa’da ihtilâl çıktı (1789). Rusya ve özellikle Avusturya bu ihtilâlden korktular. Osmanlı devletiyle barış yaptılar. Önce Avusturya ile Ziştovi antlaşması imzalandı (1791). Avusturya bu savaşta elde ettiği bütün toprakları geri verdi. Bunun üzerine yalnız kalan Rusya da anlaşmak zorunda kaldı. 1792 yılında Yaş antlaşmasını imzaladı. Buna göre:

1) Kırım’ın Rusya’ya bağlanması kabul olundu.

2) Dinyester (Turla) ırmağı, Avrupa tarafından iki devlet arasında sınır kesildi.

3) Anadolu sınırı savaştan önceki duruma kondu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder