Radyoaktivitenin Canlılar Üzerindeki Etkileri - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Nisan 30, 2018

Radyoaktivitenin Canlılar Üzerindeki Etkileri

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Radyoaktivitenin Canlılar Üzerindeki Etkileri 

Radyoaktivite nedir, nasıl oluşur, özellikleri nelerdir? Radyoaktivitenin canlılar üzerinde etkileri ve korunma yolları.


Radyoaktivitenin Canlılar Üzerindeki Etkileri
Radyoaktivite Nedir?

Radyoaktivitenin Canlılar Üzerindeki Etkileri
Radyoaktivitenin Canlılar Üzerindeki Etkileri 

Henri Becquerel radyoaktiviteyi bulan kişi olarak ünlüdür. Kendisinin, aynı zamanda, radyoaktif maddelerin canlılar için tehlikeli olduğunu da keşfettiğini bilen pek azdır. Becquerel, içinde radyum örneğini taşıdığı cebinin altında, derisinin yandığına dikkat etmişti. O zamandan beri, radyumun zararlı ışınımlar meydana getirdiğinden haberimiz vardır ve hiç kimse cebinde radyum taşımayı aklına getirmez. Işınımların tehlikesi çok büyüktür, çünkü etkisi, zarar meydana geldikten bir süre (birkaç yıl bile olabilir) sonraya kadar hissedilmez.

Atom ışınımları nedir? Bu terim parçalanan atomlardan fırlatılan hızlı taneciklerden oluşmuş demetler ve enerji dalgaları için kullanılmaktadır. Her atom parçalandığı zaman çekirdeğinin bir kısmını dışarı fırlatmaktadır. Bir atom ortasındaki, çekirdek adı verilen bir göbekten belirli uzaklıkta, bu göbeğin çevresinde dönen ve elektron adı verilen küçük taneciklerden yapılmıştır. Her elektron negatif elektrik yükü taşımaktadır. Çekirdek, proton ve nötron adı verilen iki cins tanecikten yapılmıştır. Protonlar pozitif elektrikle yüklüdür, nötronlar yüksüzdür (yansızdır).

Bir radyoaktif atomun çekirdeği hiç bir sebep olmadan parçalanma eğilimi gösterir. Parçalandığı zaman proton ve nötron fırlatacağını söyleyebiliriz. Gerçekten böyle olur, ama çoğunlukla, fırlatılan tanecikler alfa ve beta tanecikleridir.

Alfa taneciği (∝ taneciği diye yazılır) iki proton ve iki nötrondan oluşmuş bir gruptur; içinde proton olduğu için pozitif elektrikle yüklüdür. Beta taneciği (β taneciği diye yazılır), elektronla aynıdır. Negatif elektrik yükü taşımaktadır. Çekirdeğin çevresinde dönen elektronlardan gelmemektedir, ama nötronlardan birinin, bir proton ve bir elektron haline gelmesini sağlayan bir dönüşüm sonunda çekirdekten fırlamaktadır. Taneciklerin hızı bunların enerjisini ve giderek, cisimlere geçme yeteneğini belirtir. Alfa ve beta tanecikleri hemen hemen ışık hızına yakin bir hızla hareket ederler. Enerji dalgalarına gamma ışınları (γ ışınları diye yazılır) denir ve ışıkla aynı ailedendir. Görünen ışıktan ve X ışınlarından çok daha fazla geçme yeteneği, yardır. Bir doğru boyunca giderler ve elektrik yükü taşımazlar. Bütün bu ışınlarda ve hareket eden taneciklerde, önemli bir ortak özelik, yolları üzerine rastlayan atomların elektronlarını koparma eğilimidir. Dönmekte olan elektronlarından bazılarını kaybedince, bu atomlar, elektrikle yüklü hale gelir ve ilk hallerindeki atomlardan çok daha fazla ve değişik şekilde kimyasal reaksiyon meydana getirme özeliği , kazanır. Belki de, atom ışınımlarına gösterilen canlı dokuların harap olması bu yüzdendir.

Herhangi bir ışınımın cisimlere ne kadar geçebileceği bunun enerjisine bağlıdır. Çünkü, ışınım her bir atoma çarpışında, bu atomdan elektron kopartmakla enerjisinin bir kısmını kaybeder. Alfa ve beta taneciklerinin enerjisi genellikle çok fazla değildir. Alfa tanecikleri havada birkaç santimetre ilerleyince havadaki gaz atomlarından elektron kopartmak yoluyla bütün enerjisini kaybeder. Madenlerde yaklaşık olarak milimetrenin binde birkaçından ve canlı dokulardaysa yaklaşık olarak yüzde birinden fazla bir derinliğe giremez. 

Bir tek alfa taneciği milyonlarca atomdan elektron koparabilir. Beta ışınlarının geçme yeteneği alfa ışınlarından daha fazladır, ama canlı dokular içerisinde fazla ileri gidemez. Alfa ve beta ışınları veren cisimler deride ışınım yanıklarına sebep olabilir. Kazara nefes alma yoluyla ya da yutularak vücuda girerlerse, özellikle tehlikeli olurlar, çünkü bu ışınımların geçme yeteneği küçük olmakla beraber, uzun bir süre boyunca akciğerlerin ve midenin çeperlerinde meydana getirdiği etki çok önemlidir. Gamma ışınları alfa ve beta ışınlarından çok daha öldürücüdür;, hızlı nötronlar da öyledir. Bunun sebebi, menzillerinin hemen hemen sınırsız olmasıdır. Bu ışınlar, örneğin, insan vücudunun bir tarafından öte tarafına ya da yüksek enerjili gamma ışınları halinde yirmi santimetre kalınlığında kurşundan geçebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder