İç İskelet Nedir? Özellikleri - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Nisan 30, 2018

İç İskelet Nedir? Özellikleri

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

İç İskelet Nedir? Özellikleri

İç iskelet nedir, özellikleri nelerdir? İç iskeletin yapısı, iç iskelet bulunduran canlılar nelerdir, hakkında bilgi.


İç İskelet
İç iskeleti, yani endoskeleti, bulunan hayvanların en çoğu omurgalı (vertebrat) hayvanlardır. Bu grupta balıklar, ikiyaşayişlılar (amphibia), sürüngenler, kuşlar ve memeliler vardır. Bunların hepsinin kemik ya da kıkırdaktan yapılmış bir içiskeletleri bulunur. Omurgasız (invertebrat) hayvanlardan pek azında da sert bir içiskelet bulunur; bazı sümüklü böceklerde, mürekkep balığı ve onun yakın akrabalarında bir iç kabuk vardır. Süngerlerin sert içiskeletleri ise spikul denilen iğneye benzeyen yapıların birbiriyle örgülenmesinden meydana gelmiştir.

İç İskelet Nedir? Özellikleri
İç İskelet Nedir? Özellikleri

Böceklerin üstünü örten sert kabuk (eksoskelet), böceğe şeklini vermektedir, ama içiskelet de hayvanın gerçek şeklini belirtir. Örneğin kafatasımız köpeğinkinden, şekil bakımından çok farklıdır, bir zürafanın boynu, aynı sayıda omur taşımakla beraber, oran bakımından bizimkine benzemez.

Bütün omurgalı hayvanların iskeleti kemikten veya kıkırdaktan, ya da her ikisinden yapılmıştır. İskeletin başlıca ekseni, kol ve bacakların hareket noktası olan omuzlar ve kalçaların, kafanın ve kaburgaların bağlı bulunduğu omurgadır. Kemikler eklem yerleriyle karşılaşırlar. Eklem yerlerinin, yani oynakların tipi bunları meydana getiren kemikler arasındaki hareket tarzına göredir. Örneğin kafa birçok kemikten yapılmıştır. Bu kemikler birbiri üzerinde çok az hareket ederler. Kemikler arasında çok ince bir bağdoku vardır. Omurgadaki omur kemikleri arasında olduğu gibi, çok az bir hareket bulunacak olursa, kemikler arasında, yani oynak yerlerinde, bir çeşit kıkırdaktan yapılmış küçük bir yastıkcık bulunur.

Kemikler birbiri üzerinde örneğin dizde, kalçada, omuzda ve dirsekte olduğu gibi, bütünüyle serbest olarak hareket ediyorlarsa, kemiklerin karşılaşılıklı uçları perdahlı ve ince bir kıkırdak tabakasıyla örtülüdür.

Bağdokusundan bir örtü, kemiklerin birbirinden uzaklaşmamasını sağlar. Bu örtünün iç kısmı eklemsıvısı zarını meydana getirir. Bu zar kaygan olan eklem sıvısını salmaktadır. Kıkırdak oynak yerlerinde kemiklerin sürtünmesini önlediği gibi, kuvvetli vuruşlar (örneğin paraşütçülerin inişi zamanında olduğu gibi) karşısında kemiklerin parçalanmaması için tampon ödevi görür.

Dizin hareketi bir çeşit menteşe hareketidir. Çünkü iki kemik birbiri üzerinde menteşeye benzer bir şekilde hareket ederler. Bacağın hareketinde ise, uyluk kemiğinin toparlak olan başı, kalçanın ona uygun olan yuvası içinde hareket eder. Kemiklerin yapısı, karşılaşabilecekleri darbelerin zararını en iyi şekilde karşılayabilecek şekildedir. Örneğin uyluk kemiğinin üst tarafa gelen üçte bir kısmı aşağı kısımlara göre daha dayanıklıdır; çünkü darbenin en büyük ve etkin şiddeti bu üçte bir kısma rastlayacaktır. Enine bir kesitte, bu kısmın içinde boşluk görünür. Kemik üzerine gelen bir darbenin kuvveti, etkisini daha çok dış tarafta gösterir, buna göre,iç kısmın boş olması kemik maddesinin artımı ve kasların çalışmasını daha kolaylaştırmak için hafif kalmaları bakımından daha elverişlidir. Aynı sebepten, mühendisler de ağırlığı ve kullanılacak maddeyi azaltmak bakımından vinçler ya da köprüler yaparken I şeklinde ya da bölmeli döşemeler kullanırlar. Bir bisikletin içi boş olan çatısı, dolu olan kadar sağlam ve çok daha hafiftir. Kasların dizilişi de kemikler üzerine gelecek darbeleri hafifletecek şekildedir.

Vücutta bulunan kemikler, kaslar tarafından yöneltilen kaldıraçlar gibidir. Kaldıraçlar, uygulanan kuvvetin, kaldırılmak istenen ağırlığın ve kaldıracın dayandığı dayanak noktasının durumlarına göre başlıca üçe ayrılır. Kaldırılacak ağırlığın uygulanan kuvvetle bölümü kaldıracın mekanik kazancı adını alır. Pek çok kas mekanik zararla çalışırlar; çünkü kuvvet, dayanak noktasına ağırlıktan daha yakındır.

Atın başı, dayanak noktası kuvvetle ağırlık arasında bulunan birinci tip kaldıraca örnektir. İnsan ayağı, ağırlığın dayanakla kuvvet arasında bulunduğu ikinci tipe bir örnektir. Dirsek ise, üçüncü tipe örnektir. Kuvvet dayanakla ağırlık arasında bulunur. Bu üç örnek içinde, en iyi mekanik kazançla çalışan, ayak parmaklarımızın üzerinde durmamızı sağlayan baldır kasıdır. Topuğu, beyaz ırka göre, daha uzun olan zencilerde baldır kası daha büyük bir kazançla çalışır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder