Veganların Kafası Çalışmaz Mı ? - DERS KİTABI CEVAPLARI

Yeni Yayınlar

Mart 03, 2018

Veganların Kafası Çalışmaz Mı ?

Edit
 DERS KİTABI CEVAPLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! 

Veganların Kafası Çalışmaz Mı ?

Veganlık ya da veganizm, bazı nedenlerle (genel olarak etik sebepler) hayvan kökenli gıdaları ve diğer hayvansal ürünleri kullanmayı reddetme anlamına gelir. Veganlık bir yaşam biçimidir. Vegan beslenme, bu yaşam biçiminin içindeki bir ayrıntıdır. Vegan beslenme, sadece et yememek değil, hayvanlardan elde edilen tüm gıdaları tüketmemektir. Çiftlik hayvanları olarak tabir edilen hayvanların sütü ve yumurtasının kullanılması onları köleleştiren ve sömüren bir sistemle mümkün olmaktadır. Tüm yaşayan canlılar tıpkı bizler gibi ölümden korkarlar, amaçları yaşamlarını sürdürebilmektir. Vegan yaşam biçimini benimseyerek hayvanlara zulmetmeden yaşamak mümkün.


”talarımız etçildi, bizde etçiliz, beynimiz et sayesinde büyüdü, veganların kafası çalışmaz vb. sözler, etoburların vegan beslenmeye karşı çıkmak amaçlı gerçeklikle bağdaşmayan cümleleridir. Diş ve bağırsak yapımız etoburdan çok otçul olmaya uygundur.

Veganların Kafası Çalışmaz Mı ?
Veganların Kafası Çalışmaz Mı ?

BAĞIRSAK UZUNLUĞU

Etçil Hayvan- Beden uzunluğunun 3 ila 6 katı
Otçul Hayvan- Beden uzunluğunun 10 ila 12 katı
Hem Et Hem Ot- Beden uzunluğunun 4 ila 6 katı
İnsan- Beden uzunluğunun 10 ila 11 katı
KALIN BAĞIRSAK
Etçil Hayvan- Basit, kısa ve düz
Otçul Hayvan – Uzun, karmaşık, bölümlü olabilir
Hem Et Hem Ot- Basit, kısa ve düz
İnsan- Uzun, bölümlü
İnsanların diş yapısını incelersek etçil değil diğer otçul hayvanlarla benzerlik gösterdiğini görürüz. İnsanların dişleri birbirlerine bitişik bir yapıdadırlar. Kesici dişlerimiz yumuşak maddeleri kesmek ve ısırabilmeye uygun bir biçimde düzdür. Köpek dişlerimiz ise testere gibi değil, kesici dişlerle benzer işlevleri yerine getiren düz, küçük ve körelmiş yapıdadır. Köpek dişlerimiz geçmişte daha çok korkutmak amaçlı kullanılmıştır. Küçük azı ve normal azı dişleri dörtgen biçiminde, düz bir yapıdadır. Çok büyük olmayan yiyecekleri ezer ve öğütürler.

Atalarımızın et ağırlık beslendiğinin düşünülmesinin bir sebebi eski insan fosillerinin yanında hayvan kemiği fosillerinin bulunmasıdır. Bunu kanıt olarak kabul edip, bakın gördünüz mü atalarımız etçildi sonucuna varmak eksik bir bilgidir. Bitkisel atıklar birkaç yıl içinde toprağa karışırken, kemikler birkaç yüz yıl bozulmadan kalabildikleri için bu son derece doğaldır.

İNSAN BEYNİNİ

ET Mİ BÜYÜTTÜ?

Beynin büyümesinin sebebi et olsaydı, etçil olan hayvanların beyninin bizden daha büyük olması gerekirdi. İnsan beyninin ağırlığı ; 1200-1450 gramdır. Etle beslenen aslanların beyni 260 gramdır.İnsan beyni nin büyümesi 1.8-2 milyon yıl önceye dayanmaktadır. Bilim adamları bilinçli pişirmenin de 1.8 milyon yıl önce başladığını saptadılar. Zamanlama olarak bakıldığında insan beyninin büyümesi et yemeyle değil ateşin bulunması ve gıdaların pişirilmesiyle bağdaşmaktadır. Ateşi kullanan ve pişirmeyi öğrenen ilk ve tek memeli insandır. Özellikle nişastalı bitkilerin pişirilmesi insan beynin büyümesinde etkili olmuştur. Nişastanın pişirilmesi, tükürükteki amilazın daha iyi iş görmesi ve yiyeceklerin daha iyi hazmedilmesi, beynin ihtiyacının daha iyi karşılanmasını sağlamıştır.
Tarihte vejeteryan olduğu bilinen dahilerin var olması, et yemekle zeki olmak arasında bir bağlantı olmadığını kanıtlar niteliktedir. Dünya üzerinde ezici çoğunluğun etobur olduğunu varsayarsak, tüm bu insanların zeki olduğunu öne sürmemiz gerekir ki bunu iddia etmek oldukça saçma olur. Çok zeki olarak adlarını tarihe yazdıran bu isimler ;Da Vinci, Aristo, Homeros, Darwin, Einstein, Newton, Shakespeare, Tolstoy, Voltaire ve Wagner’in tarihe geçen ünlü vejetaryenler arasındadır. Ayrıca, İngiliz filozof Bacon, İtalyan kökenli azize Catherine de Sienne, Romalı siyaset adamı Cicero, Yunan şairi Euripides, Hintli lider Mahatma Gandi, Fransız azizi Jean-Baptiste, Fransız şairi Lamartine, Fransız ahlakçı Montaigne, Yunan filozofu Platon ve İrlandalı yazar Bernard Shaw da et yemeyen ünlüler arasındadır.



Atalarımız milyonlarca yıl boyunca avcı değil, avdı. Karınlarını doyurabilmek ve hayatta kalabilmek için yiyecek arıyorlardı. Bunu yaparken de kendilerinden daha güçlü ve yırtıcı hayvanlara yem olmamaya çalışmak zorundalardı. Av konusunda çeviklikleri ve diş yapıları ve pençeleri sayesinde kendilerinden çok daha şanslı olan diğer türlerin yanında bizlerin atalarının silah olmadan avlanması neredeyse imkansızdı. Güçten düşmüş bir hayvana denk gelme şansını elde etmeleri dışında onları avlama şansları pek yoktu. Bunun yerine bitkisel beslenmek hem daha kolay hem de daha az tehlikeliydi. Avlanmak için alet, yapmaya başladığımızda mızrak ve ok vb. yardımcı aletler kullanmayı öğrendikten sonra hayvanları avlama şansları oldu. Dünyadaki ilk ok ve ilk mızrak 30.000 yıl önce Büyük Sahra civarında kullanıldığı bilinir.

Tarihte adı vejeteryan olarak geçen dahiler, bugün yaşıyor olsalardı hayvan sömürüsünü tamamen reddederek şüphesiz ki vegan yaşam tarzını benimserlerdi. Günümüzde vegan yaşam tarzını benimsemiş politikacılar, sanatçılar, bilim adamları, ünlü sporcuların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Çağımızın teknolojisinde bilgiye erişme şansımız artmış, bu durum hayvan sömürüsünün boyutlarını gözler önüne sermiştir. Sorgulayan insanlar damak tatları ile canlıların yaşam hakkı arasında düşünüp hakkını canlıların yaşam hakkına saygı duymak olarak kullanmayı seçebilmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder