Uygur Devri Türk Medeniyeti

Uygur Devri Türk Medeniyeti

Uygurlar devrinde Türkler, yerleşik medeniyetin zirvesine çıktılar. Doğu Türkistan'da pek çok şehir kuruldu veya genişletildi: Karahoço, Karabalgasun, Beşbalık, Karaşar, Kaşgar, Hotan, Yarkent, Turfan, Komul, Kulça, Ürümçi, Kuça, Aksu, Suço, Kanço, Çerçen... Bunlar büyük ticaret ve sanat merkezleri oldular.

Heykelcilik, resim, duvar resmi, kumaşçılık, halıcılık, çinicilik çok gelişti. Göktürk alfabesinden daha karışık olan Uygur alfabesi ile binlerce eser yazıldı. Bu alfabeyi XV. asırda Osmanlı divan katipleri, hatta II. Bayezid bile biliyordu. Güzel, açık bir Türkçe ile edebiyat,

felsefe, din ve ilim sahalarında, bazıları şaheser olan kitaplar kaleme alındı. Uygurlar kağıt ve matbaa kullandıkları için, birçok kitapları zamanımıza kadar geldi. Son üç çeyrek asır içinde yüzlerce basılı Uygur kitabı, kumların altından çıkartıldı.
 
Uygur Devri Türk Medeniyeti
Uygur Devri Türk Medeniyeti

Uygurlar, başka dillerden tercümeler de yapmışlardır. Hind ve İran minyatürünün esas unsurları, Uygurlardan alınmıştır. 

Resim ve musikiyi çok seven Uygurlar, yüksek sanat kabiliyetine ve yüksek ahlaka sahip bir toplumdu. Uygur duvar ressamları, canlı modellerle çalışırlardı.Birçok kira mukavelesi ve diğer hukuki belge de vardır. Bu Türkçe vesikalar, çok gelişmiş ve ileri bir milletin yaşayışını ortaya çıkarmaktadır. 

Köylüler bile işlerini hukuki belgelerle düzenlemişlerdir. Yazı ve edebiyat ile hukuk, halk tabakalarına kadar inmiş, o çağda Avrupa’da olduğu gibi derebeyleri ile yüksek rahiplerin tekelinde kalmamıştır. Uygurlar, kağıttan peçete ve tuvalet kağıdı bile yapmışlardır. 751'de Araplara kağıt yapmasını öğreten Uygurlardır. O zamana kadar Araplar, deri ve parşömen üzerine yazarlardı. XI. asırda da Sicilya ve İspanya Arapları, kağıdı Avrupa’ya öğretmişlerdir. Fransız ve Rus arkeologlar yalnız yüzlerce basılı kitap değil, blok usulü, müteharrik ve ağaçtan yapılmış Uygur harfleri ve matbaaları da bulmuşlardır. 

Bu husus, matbaa sanatında Türklerin Avrupalılara yüzlerce yıl etki ettiklerini ortaya çıkarmıştır.

Uygurlar, bugünkü Moğolistan’ı kaybettikten sonra, imparatorluk olmaktan çıkmış. Doğu Türkistan ve Kansu’da yaşayan bir Türk krallığı haline gelmişlerdi. 845'te Büyük Türk Hakanlığı tacı, Karahanlılar’a geçmişti. Bu hanedan da, Göktürkler'den inmişti.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.