Türk Dünyasının Coğrafya Faktörleri

Türk Dünyasının Coğrafya Faktörleri

Türklerin yaşayıp yayıldıkları bölgelerin coğrafyası, Türk kavimlerinin karakterlerine birinci derecede etki etmiş bir faktördür. Kuzey Asya'da genellikle subarktik iklim hüküm sürer. Dünyanın en geniş ormanlık alanlarından biri burada, Sibirya’dadır. Finlandiya'dan başlayan ormanlık alan. Büyük Okyanus'a dayanır.

Çamlıklar ve dağ ormanları karakteristiktir. Dağlarda Alp bitkileri vardır. Güneye inildikçe ormanlık bölge seyrekleşir ve biter; büyük bozkırlar (stepler) başlar. Doğu ve Güney Moğolistan’da çöller görülür.

Bu coğrafi durum, çiftçilikten çok hayvancılığa elverişlidir ve bu durumdur ki, Türklüğün tarih içindeki kaderini çizmiştir. Eski devirlerde bu genişlikte ülkelerde, muazzam ova ve bozkırlarda, uçsuz bucaksız dağlık arazide hakimiyet kurmak, ancak atlı olmaya bağlıydı. 


Güneydeki çiftçi, yerleşik kavimler, Çinliler ve İranlılar, kuzeyin hayvancılıkla geçinen, iyi maden işleyen, atlı ve göçebe kavimlerine, Türklere ve onların peşinden sürüklenen Moğollar’a ve Mançular’a, çok az karşı koyacak bir yaşayış tarzında idiler. 

Zengin demir, altın, gümüş ve bakır madenlerini ellerinde tutan Türkler, üstün su verilmiş silahları, kendileri gibi zorluklara karşı dayanan atları, iklim şartlarının karakterlerine verdiği uyanıklık ve cesaretle, Kuzey Asya’yı hakimiyetlerine almaya ve kendilerini cihanın efendisi görmeye alışmışlardır. At, Orta Asya Türkü'nün ayrılamaz bir parçası olmuştur. O çağda yaşayan bir Hıristiyan tarihçisi: «öyle İd» diyor, «atlarıyla beraber doğduktan sanılır». 

Türk tarihi, bu coğrafya şartlarından, tabiatın bu davranışlarından doğmuştur. 

Türkleri tarih sahnesine çıkaran, onları tarihin en büyük cihangir kavmi yapan, bu coğrafya ve iklim şartlarıdır.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.