Maastrich kriterleri nelerdir?

Düzenle

Maastrich kriterleri nelerdir?

MAASTRİCH KRİTERLERİ:
Günümüzde ekonomik bütünleşme hareketlerini en ileri seviyeye taşıyan kuşkusuz Avrupa Birliği’dir (AB). Özellikle doksanlı yıllarda yaşanan yoğun bütünleşme çabaları, 1999’da nihayete erdirilmiş ve en ileri aşama olan parasal birlik sağlanmıştır. Kısa bir zaman diliminde gerçekleştirilen ekonomik bütünleşme, AB’nin uluslararası bir ekonomik güç haline gelmesini sağlamıştır.


AB’nin başarılı sayılabilecek bir bütünleşme sürecini sağlaması, ülkeler için AB’nin önemini arttırmıştır. Nitekim AB, altı genişleme süreci yaşayarak 27 ülkeli dev bir blok haline gelmiştir. Birliğe üyelik başvurusunda bulunan ülkeler, yabancı sermaye çekimini teşvik etmek, geniş piyasalara ulaşmak, rekabet güçlerini arttırmak ve teknolojiye erişim sağlayabilmek için birlik içerisinde yer almak istemişlerdir.

Artan üyelik başvuruları, AB’nin genişleme konusunda yeni stratejiler geliştirmesine sebep olmuştur. Avrupa Ekonomi Topluluğu’nu kuran Roma Antlaşması’nın 237.maddesinde, topluluğa tam üyelik için sadece Avrupa Devleti olma şartı aranmaktaydı. 

Maastrich kriterleri nelerdir?
Maastrich kriterleri nelerdir?

Merkez ve Doğu Avrupa ülkelerinin başvuruları sonrası AB, tam üyelik için şartlarını yeniden düzenlemiştir.

Maastricht Antlaşması’nda üyelik için Avrupa devleti şartı yine dururken, bunun yanında “Birlik, üye ülkelerde ortak olan özgürlük, demokrasi, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı ilkeleri ve hukuk devleti ilkesi üzerine kurulur” ifadesine yer verilmiştir. Antlaşmanın onaylanmasından sonra Haziran 1993 tarihinde gerçekleştirilen Kopenhag Zirvesi’nde AB’ye üye olmak isteyen ülkelerin, liberal doktrin esas alınarak bazı kriterleri yerine getirmesi kararlaştırılmıştır. Kopenhag Kriterleri olarak anılmaya başlayan bu kriterler, siyasi, ekonomik ve uyum kriterleri olarak üç gruba ayrılmıştır:

Siyasi Kriter: Adaylık başvurusunda bulunan ülkenin hukuk devletini, insan haklarını ve azınlıklara saygı gösterilmesinin, demokrasiyi garanti altına alan kurumsal istikrarın sağlanmasıdır.

Ekonomik Kriter: İşleyen bir piyasa ekonomisine sahip olunması, birlik içerisinde rekabetçi baskıyla mücadele edebilecek bir kapasitenin varlığıdır.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.