Batıcılık, Çağdaşlaşma ve Modernizm Nedir?

Düzenle

Batıcılık, Çağdaşlaşma ve Modernizm Nedir?

BATICILIK, CAĞDAŞLAŞMA VE MODERNiZM
“Batılılaşmak/Modernleşmek/Çağdaşlaşmak” kavramları değişik açılardan Türkiye’nin düşünsel/ideolojik haritasında nazik bir yer tutar. “Batı” hem model alınan hem de tehdit olarak görülen bir ideolojik imgedir.

Batı, kimi ideolojik söylemlerde Avrupa-Avrupalılaşma-Avrupalılaştırma bazı söylemlerde ise çağdaşlaşma, modernleşme vs. gibi terimlerle karşımıza çıkar. Batı, Osmanlılar tarafından ileri olarak kabul edilmekle birlikte Batı’nın ahlakı, tehlikeli sınıf çatışmaları ve emperyalist eğilimlerin ortaya çıkışı gibi pek çok nedenden dolayı eleştirilmiştir. Bu nedenle Batı, hem gelişme aracı hem de bir tehdit kaynağı olarak görülmüştür. 

Dolayısıyla Osmanlıimparatorluğu’nun son dönemleri ile Türkiye’nin ulus-devlet kurma aşamasında kendi modernleşmelerini kendilerinin yaratması gündeme gelmiştir. Çağdaşlaşma kavramı bu bakımdan modern olmayı “çağın gelişmelerine açık olmak ve uyum sağlamak” anlamıyla Batıcılıktan farklı bir akım şeklinde gündeme getirilmiş; modernleşmeyi sadece Batı’ya endekslememek için teknik bir çerçeve sunmayı amaçlamıştır.

Batıcılık, Çağdaşlaşma ve Modernizm Nedir?
Batıcılık, Çağdaşlaşma ve Modernizm Nedir?

Türkiye’deki düşünce dünyasında Batı ile nasıl bir ilişki kurulacağı “Kültür veMedeniyet” tartışmasında gizlidir. Bu tartışma Ziya Gökalp’in modernleşme ideolojisinde önemli yer tutar. Gökalp’in kültür/hars ve medeniyet ayırımına göre hars, ulusal kültürdür. Medeniyet ise farklı toplumların bir arada geliştirdikleri bir bütündür. Batı uygarlığının kültürü alınamaz çünkü her ulusun kültürü kendine özgüdür.

Sonuç olarak Gökalp’in fikriyatı durumu bir ikilik olarak görür. Kemalizm diğer reform algılarından farklı olarak salt bir modernleşmeden ziyade, toplumun ve devletin yapısında temelden değişikliklerin zorunlu olduğuna inanmış, “kültür/hars” ve “medeniyet” tartışmalarını bir yana bırakarak Batı medeniyetinin bir bütün olarak alınmasından yana olmuştur. 

Modernizmin temelde dayandığı iki anahtar kavram, yenilik ve değişimdir. Modernizm ticaretten felsefeye bütün eski yöntemleri sorgular. Böylelikle geleneksel kültürün ögelerinin yeni ve daha iyi olanla değiştirilebilir olduğunu savunur. Modernizme göre 20. yüzyılın ortaya çıkardığı yeni değişiklikler ve yenilikler kalıcıdır, aynı zamanda “yeni” oldukları için “iyi” ve “güzeldir”.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.