Selda Bağcan Kimdir? Hayatı ve Biyografisi

Selda Bağcan Kimdir? Hayatı ve Biyografisi 
Selda Bağcan 1948 yılında Muğla'da dünyaya gelmiş; Türk Halk müziği, halk rock, protest müzik türlerinde eserler veren şarkıcı, söz yazarı ve plak üreticisidir. Vokal olarak ve gitar, bağlama, mandolin çalarak müzisyen kimliğini taşımıştır. Bugün Dr Dre ve Mos Def'e esin kaynağı olan Türk Halk Müziği sanatçısı Selda Bağcan, sert gitar notaları eşliğindeki siyasi şarkı sözleri ile 60'lı yıllarda ün kazanmıştır.

Selda Bağcan’ın Çocukluk ve Gençlik Dönemleri
Selda Bağcan, Türk-Makedon asıllı veteriner hekim olan bir baba ile Muğla'da Kırım Tatarı kökenli bir öğretmen annenin dört çocuğundan biridir. Savaş, Serter ve Sezer adlı üç kardeşi daha vardır. Ailesi Selda'nın doğumundan kısa süre sonra çocukluğunun büyük bölümünü geçirdiği Van'a yerleşti. Babası Selim, saksafon ve flüt çalmaktan hoşlanan bir müzik meraklısıydı ve bütün çocuklarını genç yaşlarında müzik aleti çalmayı öğrenmeye teşvik etti. Selda da 5 yaşındayken mandolinle oynamaya başladı. Babasının idaresi altında, evde müzik yaptıkları birçok akşam geçirdiler çünkü müzik bu ailenin önemli bir parçasıydı.

Selda Bağcan
1957'de babası Selim'in ölümüyle ailenin geri kalanı Ankara'ya taşındı. Selda Bağcan ortaokul ve lise yıllarında mandolin çalmaya devam etti ve bu dönemde mandoline ek olarak gitar da çalmaya başladı. Erken müzisyenlik yıllarında İngilizce, İtalyanca ve İspanyolca dilde şarkılar seslendirdi. Geleneksel Türk Halk Müziği'ne ilgi duymaya başladı ve Mühendislik Fakültesi'nde öğrenciyken Cem Karaca, Barış Manço ve Fikret Kızılok gibi Anadolu Rock müziğine yöneldi. Müzisyenlik kariyerine bir kelime bile bilmediği, sadece ezberleyerek gitarıyla çaldığı İspanyolca şarkılarla başladı. Kardeşleri yine bu dönemde Ankara'da Beethoven isimli popüler bir müzik kulübüne ev sahipliği yaptılar ve Selda da bir üniversite öğrencisi olarak o mekanda yıllar boyunca kendi müziğini düzenli olarak icra etti.

Selda Bağcan’ın Müzik Kariyeri 
Bugün İstanbul Tarabya'daki dubleks evinde yirmiden fazla kedisiyle yaşayan Selda Bağcan, profesyonel müzik kariyerine 1971'de üniversitedeki son yıllarında Ankara merkezli müzik yapımcısı Erkan Özerman'ın teşviki ve desteği ile başladı. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nde Fizik Mühendisliği bölümünde öğrenciyken yayınladığı ilk iki albüm 1 milyondan fazla satış rakamına ulaşınca sanatçı olmaya karar verdi. Geleneksel türkülere basit bir akustik gitar ya da bağlama ile güçlü ve duygusal sesiyle kattığı yorumu ile yayınladığı altı single onu ulusal bir üne kavuşturdu.




1972'de Dışişleri Bakanlığı tarafından Türkiye'yi Altın Orpheus şarkı yarışmasında temsil etmesi için seçildi ve 1980 yılına kadar on iki tane daha single ve üç albüm kaydı yayınladı. Türkiye ve Batı Avrupa'daki birçok şehri dolaşan Bağcan’a ait şarkıların çoğu 1970'lerin siyasi kutuplaşması sırasında, özellikle solcu aktivistler ve sempatizanlar arasında popüler hale geldi. Bunun sonucu olarak işçi sınıfıyla arasında güçlü bir dayanışma ortaya çıktı.

Selda Bağcan Kimdir
Selda Bağcan daha çok siyasi şarkı sözleriyle Türkiye'de şöhret kazanmıştır. Ülkemizde 60'lı yılların önemli bir siyasi figürü, Kürtçe şarkı söylemek ya da yasaklanmış şiirlerin sözlerini şarkıya dönüştürme cesaretini göstermekti. Selda Bağcan bu dönemde yaptığı çalışmalar nedeniyle beş ay cezaevinde kalmıştır. 

O dönemlerde müzikal üslupları halk geleneğine sıkı sıkıya bağlı olmasına rağmen, rock müziği elektronik seslerle de harmanladı. 1980 darbesinden sonra siyasi şarkılarından dolayı askeri yönetim tarafından 1981-1984 yılları arasında üç kez hapsedildi. Pasaportuna 1987 yılına kadar Türk yetkililer tarafından el konuldu ve bu yıla kadar Womad Okuma Şenliği'ne katılması engellendi. Kısmen Womad'ın da baskısıyla pasaportu 1987 yılında iade edildi ve pasaportunu alır almaz bir Avrupa turuna başladı. Bu turlar sırasında Hollanda ve Birleşik Krallıkta aynı yıl konserler verdi. 

1989-1990 yılları arasında tüm ülkeyi gezerek ücretsiz halk konserleri veren Selda Bağcan, 1990'da dört defa Tel Aviv'e giderek Acco Festivali'nde 2 konsere çıktı ve aynı zamanda İsrail televizyon programlarına katıldı. Aynı sene Danimarka'da Arhus’da bir festivalde daha konser verdi. 1992'de yayınlanan Ziller ve İpler adlı albümünde yer alan ve sözleri Aysel Gürel'e ait Ziller ve İpler isimli şarkısı 90'lı yıllarda çok popülerdi. Bununla birlikte, aynı sene çekilen Kurşun Adres Sormaz filminin müziklerini de Selda Bağcan üstlendi. Bağcan, Canımı Yakanlar Baktı Dumana isimli parçasını Sivas'ta yakılarak hayatını kaybedenlere ithaf etmiştir.

Selda Bağcan Albümleri
1990’lı yıllarda bir çok albüm çıkaran Bağcan, Türkiye ve Dünya'daki bir çok şehirde konserler vererek Türk müzik dünyasında aktif olarak üretmeye devam etti. 1993 yılında öldürülen gazeteci Uğur Mumcu için yazdığı bir ağıt olan Uğurlar Olsun, 1990'lı yılların siyasi çalkantısının sembolü haline geldi ve bu şarkı Türkiye'deki birçok faili meçhulun simge şarkısı oldu. 2000 yılının sonunda konser için çıktığı Antakya yolunda geçirdiği trafik kazasında ciddi şekilde yaralandı. Uzun süren tedaviden sonra iyileşti ve tekrar konserlere katılmaya başladı. O dönem katılamamış olsa da, 2013'teki Gezi Parkı Protestolarını desteklediğini ilan etti. 


Selda Bagcan Biyografi
Selda Bağcan'ın 1976'daki albümü “Türküola” ABD'li birçok rap sanatçısına ilham verdi. İnce İnce şarkısı Selda Bağcan'ın 1976'daki Türküola isimli albümünden gelir ve bir halk şairi Aşık Mahzuni Şerif (1940-2002) tarafından yazılan bir türküdür. Türk Protest müziğinin önemli sesi Selda Bağcan'ın şarkısı İnce İnce 7 Ağustos 2015'te Dr Dre'nin beklenen albümü Compton ile birlikte piyasaya sürüldü.

Selda Bağcan son bir kaç yıldır dünya çapında rock festivallerinde sahne alırken Türkiye dışındaki şöhretinin ülkesinden daha büyük olduğuna inanıyor. Son zamanlarda Hollanda'daki bir festivalde Tel Aviv (İsrail) asıllı rock grubu Boom Pam ile sahne aldı ve sahnede "Yaz Gazeteci"yi söyledi. Bu konserde seyircilerin onunla birlikte coşkuyla şarkı söylemesi gerçekten etkileyiciydi.

Selda Bağcan'a göre şarkılarına olan ilgi, Anadolu ile kurduğu güçlü bağlarından kaynaklanıyor. "Bu müzik Anadolu topraklarından geliyor ve yabancı izleyici kitlesinin alışkın olmadığı bir şey" şeklinde yorumluyor. Türkiye'deki birçok insan Selda Bağcan'ın Avrupa'da festivallerde yer alıyor olmasına şaşırıyor ancak bilmeleri gereken şey, kendisinin zaten senelerdir Avrupa festivallerinin aranan yüzlerinden biri olmasıdır. Kendisi küçük büyük onlarca festivalden başka, 1987'de dünyanın en önemli açık hava müzik festivali olarak bilinen Glastonbury'de de sahneye çıkmış bir sanatçıdır.

Biz belki onlar kadar ilgi göstermiyoruz ama Avrupalılar Selda Bağcan'ı dinlemek için sıraya giriyorlar. Onu bizden iyi biliyorlar ve bizim belki hiç duymadığımız psychedelic şarkılarını söyleyerek eğleniyorlar. Bizler yeni yeni öğreniyoruz, ancak Brüksel gecelerinde gençler Selda Bağcan'ın elektronik ezgileriyle eğleniyor. Şarkıları birçok sanatçı tarafından farklı dillerde yeniden yorumlanıyor ve sevenlerinin sayısı gün geçtikçe artıyor. Selda Bağcan da 67 yaşında olmasına rağmen Barcelona'da geçen yaz tekrar sahne aldı ve 31 Temmuz'da dünyanın önemli festivallerinden olan Womad'da sahneye çıktı. 2015 yılında çıkardığı “40 yılda 40 şarkı” albümü kendi plak şirketi Major Music tarafından yayınlandı ve D&R çok satanlar listelerinde 2 numaraya kadar yükseldi.

Selda Bagcan
İspanyol akademisyen Vicente Fabuel, Selda Bağcan için "Türk sesi Selda şark kültüründen gelmiş nadir efsanevi kadın sanatçılardan biridir. O, çölün ortasında bir vaha gibidir. Nasıl olur da bu kadar güçlü, derin ve üretken olabilirken böylesine hisli söyleyebilir." demiştir. Ayrıca Times dergisinin yayınladığı "Dünya'daki efsane kadın müzisyenler" listesinde Selda Bağcan'a da yer verilmiştir.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.