Pierre Loti Kimdir? Piere Loti’nin Hayatı

Pierre Loti Kimdir? Piere Loti’nin Hayatı
Pierre Loti (Louis Marie Julien Viaud), 14 Ocak 1850’de Fransa’nın Rochefort kentinde doğmuş, Fransız yazar ve deniz subayıdır. Loti takma adını, 1867 yılındaki Okyanusya seferi esnasında o bölgede yetişen bir çiçekten almıştır. Denizci bir subay olduğu için, birçok Uzakdoğu ve Ortadoğu ülkelerini gezip görme fırsatı bulmuş, aynı zamanda buralardan edindiği bilgileri anı ve romanlarında paylaşmıştır. Denizcilik eğitimini bitirdikten sonra 1881 yılında Yüzbaşı ve 1906 yılında da Albay rütbesi almıştır. O dönemlerde İstanbul’u da ziyarete gelen Loti, hem bu şehirden hem de Osmanlı kültüründen fazlasıyla etkilenmiş ve ilerleyen zamanlarda birçok kez tekrar buraya gelerek uzun süre yaşamıştır.

Loti, İstanbul’u 1879 yılında ikinci kez ziyaret ettiğinde, o dönemin Osmanlı Türkiye’sini anlatan “Aziyade” adlı eserine adını veren kadınla tanışmıştır. Bu romanıyla birçok kesimden olumlu eleştiriler alan Loti, çok geniş bir kitle tarafından da tanınmış oldu. Roman yazmaya devam ederek, birçok önemli esere imza atan Loti’nin gözlem yönü çok güçlüydü ve eserlerinde kullandığı yalın dille aşk, umutsuzluk ve ölüm gibi konulara fazlasıyla değindi.

Pierre Loti
Pierre Loti’nin Hayatı ve 1. Dünya Savaşı Yılları
Pierre Loti, Milli Mücadele ve Balkan Savaşları’na verdiği desteklerle tanınmaktadır. İstanbul’a gelerek Topkapı rıhtımında devlet töreniyle karşılanmış ve bu olaydan 2 yıl sonra 1. Dünya Savaşı için ülkesine geri dönmüştür. Fransa ordusuna katılan Loti, Çanakkale Savaşı’nda da Türklere karşı savaşmıştır. Buna rağmen, Pierre Loti gerçek bir Türk dostudur ve adı İstanbul’da bulunan bir tepeye verilmiştir. Julian Viaud ya da bilinen ismiyle Pierre Loti, yakın zamanın en renkli kişiliklerinden biridir. 1870-1913 yılları arasında sekiz kez ülkemizi ziyarete gelmiş, Osmanlı Türkiye’si hakkında eserler yazmış ve Milli Mücadeleye destek vermiştir. Bu özelliklerinden dolayı kendisine fahri hemşerilik ünvanı layık görülmüştür.

Pierre Loti, 1911 yılında Trablus ve 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşları’nda ülkemizin tarafında yer almış ve Avrupa ülkelerinin yaptığı haksızlıkları, “Can Çekişen Türkiye” adlı kitabında kaleme almıştır. Bu nedenle Türkiye’nin sempati ve sevgisini lazanan Loti, 1913 yılında devlet tarafından davet edilmiş ve Tophane rıhtımında törenle karşılanmıştır. Ayrıca Sultan Reşat onun şerefine sarayda bir ziyafet vermiş ve kendi saatini hediye etmiştir. Bazı kaynaklara göre Loti, 1. Dünya Savaşı’na kadar Türkiye’de kalmış ve savaşın başlamasından sonra da 64 yaşındayken savaşmak için Fransız ordusuna katılmıştır. Savaş sonrası ise Milli Mücadele’ye destek vererek tekrar Türkiye’nin yanında olmuştur.

Türkiye hayranlığını ve sevgisini eserlerine konu eden Loti, ABD ve Avrupa gazetelerinin arşivlerine göre Türkiye’de törenle karşılanmasından sadece 2 yıl sonra 1. Dünya Savaşı için ülkesine geri dönerek, Çanakkale Savaşı’nda ülkemize karşı savaşmıştır. Gazete arşivlerinden çıkan bu gerçek, birçok kişiyi şoke etmiş ve olumsuz eleştirileri beraberinde getirmiştir. 19 Şubat 1915 yılında başlayan Çanakkale saldırısında, Pierre Loti çok kısa bir sürede Fransa’ya dönerek, Türklere karşı yapılan saldırıda gönüllü olmuştur. 1915 yılının Nisan ayında Richmond Times (ABD) gazetesi aynen şu başlığı yayımlamıştı, “Şuan Loti, hayran olduğu Türklere karşı savaşıyor.” Bu başlığa ek olarak; Loti’nin savaşın başlamasını beklemediği, fakat savaşın başlamasıyla birlikte kalemini ve eserlerini bırakarak Alman hakimiyetine karşı savaşmaya gittiği de yazılıydı.

Pierre Loti Kimdir
Pierre Loti’nin Çanakkale savaşına katılması şu şekilde ifade edilmiştir; “Türklere hayran olan Loti’nin ikazlarına rağmen, onlar Fransa’ya düşman olan ülkelerle aynı safta bulundu. Böyle bir durumda Loti, öfkeden çok üzüntü ve isyanla, aynı zamanda vatanseverlikle almış olduğu emirleri yerine getirerek, ordusuyla birlikte Çanakkale’yi bombalamaya gitti. Şayet Loti Türkler tarafından yakalanırsa, şüphesiz ki savaşın en önemli ve değerli esiri olacak.” 1916-1917 yıllarında yayımlanan gazetelerde, Loti’nin Çanakkale’deki kaleleri bombaladıktan sonra karaya çıktığı ve Fransız birliklerini ziyaret ettiği açıklanmıştır. ABD’de yayımlanan başka bir gazetenin haberinde ise, Loti’nin 1. Dünya Savaşı’na katılması açık bir şekilde ifade edilmiş; “ Uzun bir süre Türkiye’nin ve Türklerin dostu olmasına ve bir müddet ikinci evi olarak gördüğü İstanbul’da bulunmasına rağmen, Loti’nin Türklere düşman oluşu kaderin tuhaf bir oyunudur.” Tüm bunlara rağmen Loti, Türkçede bulunan hemen hemen tüm kaynaklarda Osmanlı dostu ve Doğu aşığı olarak kabul edilmektedir.

Her ne kadar Türkiye’deki kaynaklar Loti’nin dost olduğunu belirtseler de, onun Çanakkale’ye gelip savaştığı bilgisini gölgelemek için geçerli bir neden yoktur. 1911-1912 Türk-İtalyan ve Balkan Savaşları’nda Loti’nin Türklerden yana bir cephe aldığı çok açık. Ayrıca kendisinin bu savaşlardan sonra özellikle Kurtuluş Savaşı’na verdiği fikirsel destek ile Ermeni iddialarına karşılık Türkleri savunduğu da, herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

İslam Ansiklopedisi’nde yer alan Pierre Loti maddesi, onun Dünya Savaşı’yla ilgili dönemi hakkında “1910 yılında emekliye ayrıldı, ancak 1. Dünya Savaşı başlayınca tekrar göreve çağrıldı” ibareleri yer almaktadır. Savaşın ardından ülkemizde büyük bir saygı gören Loti hakkında şu bilgilerde bulunmaktadır; “1921 yılında Müfide Ferid’in başkanlığında bir heyet, Meclis’i temsilen Loti’yi ziyaret etmeye gitti ve kendisine fahri hemşerilik beratı sunuldu. Ancak bu sırada Halit Ziya Uşaklıgil, Adnan Adıvar, Tevfik Fikret ve Celal Nuri İleri başta olmak üzere Türk yazarların bazısı, Loti’yi Avrupa’da hayali ve yanlış bir Türk imajı yaratmakla itham ettiler.”

Pierre Loti Biyografi
Pierre Loti’nin Eserleri
Aziyade – 1879

Bir Sipahinin Romanı – 1881

İzlanda Balıkçısı – 1886

Madam Krizantem – 1887

Bir Çocuğun Romanı – 1890

Acıma ve Ölümün Kitabı – 1891

Ramuntcho – 1897

Karanlık Yol Üzerindeki Yansımalar – 1899

Mutsuz Kadınlar – 1906

Can Çekişen Türkiye – 1913

İlk Gençlik – 1919

Zavallı Genç Bir Subay – 1923


Loti’nin kaleme aldığı eserlerde, kendi yaşamının macerasıyla birlikte hayallerle kurguladığı hayatın karışımı mevcuttur. Sanki bir rüya gözlüğü ile yaşamın sade tarafını seyreder. Kimi zaman yaşam, kimi zaman da hayaller ve rüyalar ağır basar. Loti’nin bu şekilde oluşturduğu ve ortaya koyduğu romanları, okuyucuyu tiryakilik derecesinde etkiler ve sürükleyici bir anlatım serüvenine götürür. Pierre Loti, hayatın iki farklı tarafını yani aşkı ve ölümü batılı bir düşünce ile değil, Doğu ve İslam anlayışı içerisinde karşılaştırmalı olarak analiz etmeye çalışmıştır.

İstanbul’un Eyüp semtinde bulunan Pierre Loti kahvesi, tüm Haliç’in yukarıdan görülebildiği, sakin ve doğal bir yerdir. Ayrıca birçok yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir. Osmanlı hayat şekline ve kültürüne büyük bir hayranlık duyan Fransız yazar ve asker Pierre Loti, İstanbul’da olduğu dönemlerde bu mekana sürekli olarak geliyordu. Bilhassa nargileye çok meraklı olan Loti, kendi adını taşıyan kahvede uzun süre oturuyor ve insanlarla sohbet ediyordu. Pierre Loti 10 Haziran 1923 yılında Fransa’nın Hendaye kasabasında vefat etmiştir.

Yazar:

Önceki Yayın
Sonraki Yayın